Mustafa Kemal Atatürk ile Mehmed VI Vahdettin’in unutulmaz opera akşamı
1917 yılının Aralık ayında, I. Dünya Savaşı’nın en çetin günlerinde Osmanlı Devleti’nin geleceğini yakından ilgilendiren önemli bir ziyaret gerçekleşti. Osmanlı Veliahtı Mehmed VI Vahdettin, Alman İmparatoru Wilhelm II’in daveti üzerine Almanya’ya resmî bir seyahat gerçekleştirdi. Heyette, orduyu temsilen Mirliva (Tuğgeneral) rütbesiyle Mustafa Kemal Atatürk de yer alıyordu.
Heyet, trenle Sofya–Budapeşte–Viyana güzergâhını izleyerek önce Alman Genel Karargâhı’nın bulunduğu Bad Kreuznach’a geçti, ardından Essen’deki Krupp tesislerini ziyaret etti. Programın son durağı ise Almanya’nın kalbi olan Berlin oldu. Osmanlı heyeti 23 Aralık 1917’de Berlin’e ulaştı ve şehrin en prestijli otellerinden biri olan Hotel Adlon’da ağırlandı.
BERLİN’DE PROTOKOL VE SARAY ZİYARETLERİ
Berlin’deki program, imparatorluk protokolüne uygun şekilde yoğun geçti. Veliaht Vahdettin, Auguste Viktoria’ya nezaket ziyaretinde bulundu. Bu tür karşılıklı jestler, savaş şartlarında dahi ittifakın diplomatik boyutunun sürdüğünü gösteriyordu.
OPERA GECESİ: KAYNAKLAR NE DİYOR?
Ziyaretin en dikkat çekici anlarından biri, Berlin’deki saray locasında izlenen bir sahne sanatları temsiliydi. Bu temsilin gerçekleştiği yer, dönemin “Kraliyet Operası” olarak bilinen, bugünkü Staatsoper Unter den Linden binasıydı.
Ancak burada önemli bir tarihsel düzeltme yapmak gerekir:
• Dönemin birincil kaynakları (özellikle Tanin gazetesi ve Lütfi Simavi’nin anıları), etkinliği “operet” veya sahne temsili olarak kaydeder.
• Temsil edilen eserin adı kesin olarak bilinmemektedir.
• Bazı ikinci el kaynaklarda Giacomo Puccini’nin Madama Butterfly operasının adı geçse de, bu bilgi kesin ve doğrulanmış değildir.
Dolayısıyla, o akşamın “Madama Butterfly” olduğu iddiası ihtiyatla karşılanmalı, daha doğru ifade ile “bir operet veya opera temsili” şeklinde belirtilmelidir.
SAVAŞIN ORTASINDA KÜLTÜR
1917 sonu itibarıyla Berlin, savaşın ağır ekonomik baskısı altındaydı. Buna rağmen opera ve tiyatro gibi kurumların faaliyetini sürdürmesi, Alman toplumunun kültürel direncini göstermekteydi. Osmanlı heyetinin imparator locasında ağırlanması ise ittifakın sembolik gücünü yansıtıyordu.
MUSTAFA KEMAL’İN GÖZLEMLERİ
Bu seyahat, Mustafa Kemal Atatürk açısından yalnızca diplomatik bir görev değildi. Alman askeri çevreleriyle temasları sırasında Paul von Hindenburg ve Erich Ludendorff gibi isimlerle görüşmeler yaptı.
Dönemin tanıklıklarına göre, özellikle Falih Rıfkı Atay’ın aktardıkları, Mustafa Kemal’in bu süreçte Almanya’nın savaşı kaybedeceğine dair erken ve net bir kanaat geliştirdiğini göstermektedir.
TARİHİN İRONİSİ
Berlin’de aynı locada yan yana oturan iki isim, kısa süre sonra Osmanlı tarihinin en kritik ayrışmasını yaşayacaktı:
• Mustafa Kemal Atatürk, 1919’da Anadolu’ya geçerek Millî Mücadele’yi başlatacak,
• Mehmed VI Vahdettin ise birkaç yıl içinde ülkeyi terk etmek zorunda kalacaktı.
Berlin’deki bu opera gecesi, yalnızca bir kültür etkinliği değil; çökmekte olan bir imparatorluk ile doğmakta olan yeni bir devletin aynı karede buluştuğu nadir anlardan biridir. Savaşın gölgesinde müzik çalmaya devam ediyordu.
Ama asıl değişim, sahnede değil, locada oturan zihinlerde yaşanıyordu.
⸻
Haluk Direskeneli
Subscribe to get the latest posts sent to your email.