Prens Adaları’nda 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni ulaşım yönetmeliği, ada halkını ve yetkilileri karşı karşıya getirdi
Prens Adaları’nda 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni ulaşım yönetmeliği, ada halkını ve yetkilileri karşı karşıya getirdi. Güvenlik gerekçesiyle L2 sınıfı araçların yasaklanıp yerine L6 sınıfı araçların getirilmesi; yüksek maliyetler, “adrese teslim” firma iddiaları ve teknik uyumsuzluk tartışmalarını beraberinde getirdi. Adalar’da kullanılacak yeni araçlar kameraya yansıdı.
İstanbul’un gözbebeği Prens Adaları’nda 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan yeni ulaşım dönemi, beraberinde büyük bir yönetim krizini getirdi. L2 sınıfı araçların yasaklanıp L6’ya geçilmesi kararı sonrası, Meclis toplantılarında “Karar UKOME’nin” savunması yapılırken, araçların Adalar Belediyesi’ne ait gemilerle taşınması “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtti.
Adalar Ulaşım Komisyonu’nun teklifi ve UKOME’nin kararıyla, yıllardır ada ulaşımının belkemiği olan üç tekerlekli elektrikli araçlar (L2 sınıfı) tarihe karıştı. 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren tamamen yasaklanan bu araçların yerine, Avrupa Birliği standartlarında “quadricycle” olarak tanımlanan dört tekerlekli L6 sınıfı araçlar getirildi. Adalar İlçe Tarım Müdürü Dr. Feramis Çiftçi başkanlığındaki komisyon; Emniyet, Sağlık ve Belediye temsilcilerinin katılımıyla alınan kararın temel gerekçesini “ulaşım güvenliğini sağlamak” olarak açıkladı.
Kararın ardından adalıların kullanacağı yeni nesil araçlar ilk kez görüntülendi. Objektiflere yansıyan görüntülerde, Adalar Belediyesi’ne ait çıkarma gemisiyle adaya sevk edilen, beyaz renkli ve önceki modellere kıyasla daha geniş hacimli araçlar dikkat çekti. Bu geçişle birlikte adadaki “plakasız ve tescilsiz araç” dönemi de resmen sona ermiş oldu.
Yetkililer, yasaklanan L2 araçlarının fren sistemlerinin yetersiz olduğunu ve devrilme riski taşıdığını belirtirken, yeni geçilen L6 sınıfı araçların daha güvenli bir alternatif sunduğunu savunuyor. Ancak ada halkı, dar sokak dokusuna “kamyonet” benzetmesi yaptıkları bu geniş araçların uyum sağlamayacağı görüşünde.
Yeni dönemin en çok tartışılan başlığı ise ekonomik yükümlülükler oldu. İşte yeni araçların özellikleri ve mali tablosu:
Yönetmelik değişikliği, teknik tartışmaların ötesinde ciddi iddiaları da gündeme taşıdı. Resmi makamlar, L6 ve L7 standartlarını karşılayan her aracın tescil edilebileceğini belirtse de, vatandaşlar uygulamada farklı engellerle karşılaştıklarını öne sürüyor. Dışarıdan temin edilen ve standartlara uyan araçların kabul edilmediği, bunun yerine araç sahiplerinin belirli firmalara yönlendirildiği iddiaları, ada halkı arasında “tekel oluşturuluyor” şüphesini doğurdu. “L6 aracını nereden temin edeceğiz?” sorusuna verilen yanıtların şeffaf olmaması tepkilerin odağında yer alıyor.
Yeni düzenleme Adalar Belediye Meclisi toplantılarında da tansiyonu yükseltti. Yerel yöneticiler ve meclis üyeleri, gelen tepkiler üzerine “Bu araçlara biz karar vermedik, karar mercii tamamen UKOME’dir” savunmasını yaparak sorumluluğu Büyükşehir’e bağlı kuruma attı. Ancak sahadaki uygulama, bu savunmayla çelişen bir tablo ortaya koydu.
Vatandaşlar, “Madem kararda dahliniz yok, neden bu araçlar Adalar Belediyesi’nin çıkartma gemileriyle adaya getiriliyor?” sorusunu yöneltiyor. Yönetimin “UKOME kararı” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışmasına karşın, araçların sevkiyatında belediye imkanlarının kullanılması, halk arasında “sorumluluktan kaçış mı, yoksa zımni iş birliği mi?” sorularını gündeme taşıdı.
Güvenlik gerekçesiyle getirilen yeni araçlar, ada halkı tarafından fiziksel yapıları nedeniyle eleştiriliyor. Dar sokak dokusuna sahip adada, L6 araçlar “adayı kamyonet parkına çevirecek” endişesi yaratıyor. İşin ekonomik boyutu ise ayrı bir tartışma konusu.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.