İstanbul’un Prens Adaları’nda (Adalar ilçesi), UKOME’nin aldığı kararlar doğrultusunda 1 Ocak 2026 itibarıyla L2 sınıfı elektrikli araçların kullanımı tamamen yasaklandı.
İstanbul’un Prens Adaları’nda (Adalar ilçesi), UKOME’nin aldığı kararlar doğrultusunda 1 Ocak 2026 itibarıyla L2 sınıfı elektrikli araçların kullanımı tamamen yasaklandı.
Bu araçlar, özellikle “Adabis” olarak bilinen üç tekerlekli akülü yük ve yolcu taşıma bisikletlerini kapsıyor. Yasak kapsamında, sokaklarda görülen bu tip araçlar trafikten men edilecek ve ekipler tarafından toplanacak.Yeni düzenlemeyle birlikte, daha güvenli ve standartlara uygun L6 ve L7 sınıfı araçlara geçiş zorunlu hale getirildi.
Ancak bu geçiş, özellikle bireysel kullanıcılar ve küçük esnaf için büyük mağduriyet yarattı. Birçok vatandaş, akülü araçlarının elinden alınacağı korkusuyla eski usul manuel el arabalarına yöneldi. Adalar’ın dar sokaklarında artık yüklerini el arabalarıyla taşıyan insanlar sıkça görülüyor.
Görgü tanıklarının paylaştığı görüntülerde, bir vatandaşın su şişeleri dolu el arabasını iterken zorlandığı dikkat çekiyor. Yerel sakinler, “Üç tekerlekli arabamız yasak diye korkudan malzemelerimizi el arabasıyla taşıyoruz. Yazık değil mi bu insanlara?” diyerek tepkilerini dile getiriyor.
Esnaf ise, yeni araçlara geçişin maliyetli olduğunu ve günlük işlerini aksattığını belirtiyor. UKOME yetkilileri, kararın Ada’nın trafik düzenini iyileştirmek, yaya güvenliğini artırmak ve çevre dostu bir ulaşım modeli oluşturmak amacıyla alındığını savunuyor.
Buna rağmen, 66 yaş üstü veya engelli raporu olan daimi ikamet sahipleri gibi belirli gruplar için istisnalar getirilmiş olsa da, genel yasak birçok kişiyi etkiledi. Adalar Belediyesi, geçiş sürecinde vatandaşlara destek olmak için bilgilendirme toplantıları düzenlerken, denetimlerin 1 Ocak’tan itibaren yoğunlaştığı belirtiliyor.
Konuyla ilgili tartışmalar sosyal medyada da devam ediyor; bazı kullanıcılar yasağı desteklerken, bazı kullanıcılar ise mağduriyetlerin giderilmesini talep ediyor.Bu değişim, Adalar’ın araçsız ve huzurlu dokusunu korumayı hedeflese de, yerel halkın günlük hayatını nasıl etkileyeceği önümüzdeki günlerde daha netleşecek.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.