Uluslararası İlişkilerde Hassas Terazi: Mütekabiliyet Ve Modern Uygulamalar

Uluslararası İlişkilerde Hassas Terazi: Mütekabiliyet Ve Modern Uygulamalar
Yayınlama: 05.02.2026
Düzenleme: 05.02.2026 15:08
A+
A-

Uluslararası hukukun ve diplomasinin temel taşlarından biri olan mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesi, devletler arasındaki ilişkilerin adil bir zeminde yürütülmesini amaçlar. Ancak günümüzde vize süreçlerinden savunma sanayiine kadar uzanan geniş bir alanda bu ilkenin uygulanışı, giderek stratejik bir satranç oyununa dönüşmüş durumdadır.

SINIR KAPILARINDAKİ İLK SINAV: PASAPORT VE VİZE

Yabancı bir ülkeye seyahat edildiğinde, vize alınmış olsa dahi sınır kapısında pasaport polisiyle yüz yüze gelinir. Bu aşamada sorulan dört temel soru, aslında bir devletin egemenlik hakları ile güvenlik protokollerinin somut yansımalarıdır:
• Geliş amacınız nedir? (Ziyaretin niteliği)
• Nerede konaklayacaksınız? (Güvenlik ve izlenebilirlik)
• Dönüş tarihiniz nedir? (Vize ihlali riski)
• Yanınızda ne kadar nakit veya mali kaynak var? (Kendi kendine yetebilme)

Bu sorulara verilen yanıtların tutarlılığı kadar, mülakat sırasındaki profesyonel ve sakin tutum da kritik önem taşır. Asıl belirleyici unsur ise bu sürecin ülkeler arasında hangi karşılıklılık esasına göre işletildiğidir.

VİZE POLİTİKALARINDA GİZLİ MÜTEKABİLİYET

Avrupa ülkeleri, özellikle son yıllarda Türkiye’den yapılan vize başvurularında “eleme” ve “tarama” kriterlerini belirgin biçimde sertleştirmiştir. Özellikle İspanya ve Almanya gibi ülkelerde artan ret oranları, diplomatik çevrelerde yeni bir tartışmayı beraberinde getirmiştir.

Türkiye, turizm ve ekonomik etkileşimi önceleyen bir yaklaşımla kapıda vize veya vize muafiyeti süreçlerini esnek tutarken; karşı taraftaki bu katı uygulamalar mütekabiliyet dengesini zedelemektedir. Dışişleri bakanlıklarının bu tabloya verdiği yanıt ise çoğu zaman doğrudan vize kısıtlamaları değil; diplomatik kadroların rotasyonu, prosedürlerin ağırlaştırılması veya randevu süreçlerinin zorlaştırılması gibi “dolaylı mütekabiliyet” yöntemleri şeklinde ortaya çıkmaktadır.

SAVUNMA VE EKONOMİ: “EŞDEĞERLİK” PROBLEMİ

Mütekabiliyet ilkesi yalnızca vize veya karşılıklı gayrimenkul edinme haklarıyla sınırlı değildir; savunma sanayii, ticaret ve ekonomik yaptırımlar alanında da belirleyici bir rol oynar. Ancak bu alanlarda en büyük zorluk, gerçek anlamda bir eşdeğerlik oluşturmaktır.
• Ekonomik Yaptırımlar: Bir ülke çelik ürünlerinize ek vergi uyguladığında, siz de aynı vergiyi ancak o ülkeden çelik ithal ediyorsanız anlamlı biçimde uygulayabilirsiniz. Hiç ithal edilmeyen bir ürüne vergi koymak, karşılığı olmayan bir hamle olarak kalır.
• Savunma Projeleri: F-35 programı ve S-400 hava savunma sistemleri etrafında yaşanan tartışmalar, mütekabiliyetin ancak yerli üretim kapasitesiyle desteklendiğinde sürdürülebilir olabileceğini göstermiştir. Türkiye’nin KAAN millî muharip uçağı, Altay ana muharebe tankı ve yerli füze sistemleri konusundaki adımları, dışa bağımlılıktan kurtularak “kendi eşdeğerini yaratma” vizyonunun somut örnekleridir.

HUKUKİ VE MEDENİ ÇÖZÜM: SINIR DIŞI MEKANİZMASI

Ülkeler arası krizlerde — gazeteci davaları, diplomatik gerginlikler veya adli suç unsurları gibi durumlarda — yabancı uyruklu kişileri uzun süreli tutukluluk süreçlerine dahil etmek yerine, sınır dışı etme (persona non grata veya deport) mekanizmasının işletilmesi daha hızlı ve daha medeni bir çözüm sunar. Bu yaklaşım, hem yargı sisteminin üzerindeki yükü azaltır hem de diplomatik gerilimlerin tırmanmasını önler.

Mütekabiliyet, basit bir “kısasa kısas” anlayışı değildir. Modern dünyada bu ilke; ekonomik güç, teknolojik bağımsızlık ve stratejik akılla birleştiğinde gerçek anlamını bulur. Türkiye’nin savunma sanayiindeki atılımları ve vize serbestisi gibi konulardaki kararlı tutumu, uluslararası müzakere masasında mütekabiliyetin “eşitler arası” bir ilişkiye dönüşmesini mümkün kılacaktır.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Exit mobile version