Büyükada’nın Tarihi Mirası: Aya Yorgi Manastır Çeşmesi

Büyükada’nın Tarihi Mirası: Aya Yorgi Manastır Çeşmesi
Yayınlama: 11.02.2026
A+
A-

Büyükada, İstanbul’un Prens Adaları’nın en büyüğü ve en popüleri olarak, zengin bir tarihi ve kültürel mirasa ev sahipliği yapıyor. Adanın en yüksek tepesi Yücetepe’de yer alan Aya Yorgi Manastırı (Agios Georgios Rum Ortodoks Manastırı), bu mirasın en önemli parçalarından biri. Manastırın çevresinde bulunan tarihi çeşme, Rum kültürüne ait bir eser olarak dikkat çekiyor. Bu çeşme, 19. yüzyıla tarihlenen yazıtıyla ziyaretçilere Osmanlı dönemi Rum toplumunun izlerini sunuyor.

Çeşmenin Konumu ve Fiziksel Özellikleri

Aya Yorgi Manastır Çeşmesi, Büyükada’nın Nizam Mahallesi’nde, manastır kompleksinin yakınında yer alıyor. Taş bir yapıya sahip olan çeşme, dikdörtgen bir üst blok ve alt kısımda su biriktirme havuzundan oluşuyor. Üst blokta Yunan harfleriyle yazılmış bir kitabe bulunuyor; bu kitabe, yapının 1834 yılına tarihlendiğini gösteriyor. Çeşmenin yan tarafında bir su çıkış deliği ve üstünde bir delik gözlemleniyor, ki bu muhtemelen suyun akışını sağlayan bir mekanizma. Zamanla aşınmış olsa da, yapı hala erişilebilir durumda ve adanın doğal ortamı içinde, yeşillikler arasında korunmuş bir halde duruyor.

Fotoğraflarda görülen çeşme, manastırın tarihi dokusuna uyumlu bir şekilde, taş döşeli bir alanda konumlanmış. Üzerindeki kitabe, Rum Ortodoks geleneğinin bir parçası olarak, dini bir ithafı yansıtıyor. Kitabenin tam metni aşınma nedeniyle kısmen okunaklı olsa da, Yunan alfabesiyle yazılmış ve muhtemelen çeşmenin inşasını yapan bir ieromonahos (rahip) veya bağışçıyı anıyor. Tarih kısmı net bir şekilde “1834” olarak görülüyor.

Tarihi Arka Plan

Aya Yorgi Manastırı’nın tarihi, Bizans dönemine kadar uzanıyor. Rivayetlere göre, manastır M.S. 963 yılında Bizans İmparatoru Nikiforos Fokas zamanında inşa edilmiş. Adını, Roma ordusunda subay olan ve Hristiyan inancı nedeniyle şehit edilen Aziz Georgios’tan alıyor. Manastır, yüzyıllar boyunca yıkılıp yeniden inşa edilmiş; mevcut yapı ise 1751 yılına dayanıyor. Çeşme ise 19. yüzyıl başlarında, muhtemelen manastırın su ihtiyacını karşılamak ve ziyaretçilere hizmet etmek amacıyla eklenmiş.

Rum kültürüne ait bu çeşme, Osmanlı döneminde Adalar’da yaşayan Yunan Ortodoks topluluğunun günlük yaşamına dair ipuçları veriyor. Manastırın çevresinde benzer yapılar, gibi su kuyusu ve ayazma (kutsal kaynak) bulunuyor, ki bunlar Ortodoks inancında kutsal su kaynakları olarak önem taşıyor. Çeşme, manastırın hac yeri statüsünü tamamlayan unsurlardan biri; özellikle 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde ziyaretçi akınına uğruyor, çünkü bu günlerde dilekler için yokuş çıkmak geleneksel bir ritüel.

Neden Ziyaret Edilmeli?

Büyükada’ya gelenler için Aya Yorgi Manastırı ve çeşmesi, hem tarihi bir keşif hem de huzurlu bir mola noktası. Adanın elektrikli araçları veya bisikletle ulaşılan tepe yolu, yorucu olsa da muhteşem bir Marmara Denizi manzarasıyla ödüllendiriyor. Çeşme, adanın Rum mirasını koruyan nadir eserlerden biri olarak, kültürel çeşitliliğin bir simgesi. Eğer Büyükada’yı ziyaret ediyorsanız, bu tarihi yapıyı görmek için Yücetepe’ye çıkmayı ihmal etmeyin – belki bir dilek de siz tutarsınız!


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Exit mobile version