Heybeliada’da Doğa Katliamı: Tarihi Çam Limanı Kaçak Döküm Sahasına Döndü!

İstanbul’un en kıymetli doğal miraslarından biri olan Heybeliada Çam Limanı mevkii, denetimsizlik kurbanı oldu. “Özel Çevre Koruma Bölgesi” statüsünde olmasına rağmen bölge; inşaat molozları, eski mobilyalar ve plastik atıklarla adeta bir açık hava çöplüğüne dönüştürüldü. Bölge halkı, Adalar Belediyesi ve İBB’yi göreve davet ederek duruma sert tepki gösteriyor.

Heybeliada’da Doğa Katliamı: Tarihi Çam Limanı Kaçak Döküm Sahasına Döndü!
Yayınlama: 05.01.2026
A+
A-

İstanbul’un en kıymetli doğal miraslarından biri olan Heybeliada Çam Limanı mevkii, denetimsizlik kurbanı oldu. “Özel Çevre Koruma Bölgesi” statüsünde olmasına rağmen bölge; inşaat molozları, eski mobilyalar ve plastik atıklarla adeta bir açık hava çöplüğüne dönüştürüldü. Bölge halkı, Adalar Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni (İBB) göreve davet ederek duruma sert tepki gösteriyor.

Heybeliada’da Doğa Katliamı : Tarihi Çam Limanı Kaçak Döküm Sahasına Döndü! #heybeliada #travel l

Yasalar Hiçe Sayılıyor: Özel Koruma Bölgesinde Çöp Dağları

Cumhurbaşkanlığı kararıyla “Özel Çevre Koruma Bölgesi” (ÖÇK) ilan edilen ve doğal SİT alanı statüsüyle titizlikle korunması gereken Heybeliada, son günlerde çevre katliamıyla gündemde. Adanın en ikonik noktalarından biri olan Çam Limanı mevkiinde kaydedilen görüntüler, doğanın nasıl bir hoyratlıkla tahrip edildiğini kanıtlıyor. Ormanlık alanın hemen kıyısına ve boş arazilere dökülen tonlarca atık, hem ekosistemi tehdit ediyor hem de görsel bir kirlilik yaratarak adanın turistik değerine gölge düşürüyor.

Heybeliada Çam Limanı, Prens Adaları’nın bir parçası olarak doğal ve tarihi dokusuyla İstanbul’un en değerli koylarından biri olarak biliniyor. Yeşil alanları ve ormanlarıyla korunması gereken bu bölge, son zamanlarda yasadışı dökümlerle karşı karşıya kaldı. Vatandaşlar tarafından çekilen fotoğraflarda, orman kenarına yığılan molozlar, eski yataklar, mobilya parçaları ve hurda eşyalar net bir şekilde görülüyor. Bu atıklar, toprağı kirleterek yeşil dokuyu tahrip ediyor ve “çöp dağları” oluşturarak doğal manzarayı bozuyor.

Sahada Tespit Edilen Atıklar ve Çevre Riski

Bölgede yapılan incelemelerde ve paylaşılan görüntülerde, atıkların sadece evsel çöplerden ibaret olmadığı, ciddi bir çevre suçu işlendiği görülüyor. Alanın kontrolsüz bir depolama merkezine dönüştüğü şu detaylarla dikkat çekiyor:

  • İnşaat Hafriyatları: Onlarca çuval moloz ve yapı malzemesi artığı, orman kenarına yığılmış halde.
  • Eski Eşyalar: Gelişigüzel bırakılmış yataklar, koltuklar ve mobilya parçaları.
  • Plastik ve Kimyasal Atıklar: Yüzlerce boş pet şişe, ambalaj atığı ve plastik kasalar.
  • Yanıltıcı Görüntü: “Geçici depolama” adı altında biriktirilen ancak uzun süredir tahliye edilmediği anlaşılan devasa çöp yığınları.

Bu atıklar, toprak kirliliğine yol açarak ekosistemi tehdit ediyor. Özellikle yağışlı havalarda sızan kirleticiler, yeraltı sularını ve yakındaki denizi etkileyebilir. Çevre gönüllüleri, bu durumun adanın biyoçeşitliliğini riske attığını vurguluyor.

“Adalar Belediyesi ve İBB Uyuyor mu?”

Bölgedeki kirliliğe tanıklık eden vatandaşlar, yerel yönetimin ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin denetim zafiyetine dikkat çekiyor. Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerde, “Adalar’da kanunları takan mı var?” sorusu yankılanıyor. Çevre gönüllüleri, özellikle Çam Limanı gibi dünyaca ünlü bir koyun sırtlarında yükselen bu çöp dağlarının, “Hakkını vererek çalışıyoruz” sloganlarıyla tezat oluşturduğunu vurgulayarak yetkilileri acil eyleme çağırıyor.

Vatandaşlardan gelen tepkilerden bazıları şöyle: “Çamlimanı Adalar’ın değil, Türkiye’nin en değerli koylarından. Bu koyun bu hale gelmesine sebep olan Adalar Belediyesi’ni kınıyor, göreve davet ediyorum.” Bir başka vatandaş ise, “İçler acısı bir durum. Canım adalarımızın hali içler acısı… Hakkını vererek çalışıyorlar” diyerek ironik bir şekilde yönetimin yetersizliğini eleştirdi.

Yetkililerden acil müdahale bekleniyor: Alanın temizlenmesi, yasadışı dökümlere karşı denetimlerin artırılması ve koruma statüsünün kağıt üzerinde kalmaması için somut adımlar atılması talep ediliyor. Adalar Belediyesi’nin temizlik ve denetim konusundaki yetersizliği eleştirilirken, İBB’nin de bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerektiği belirtiliyor.

Bu olay, İstanbul’un doğal miraslarının korunmasındaki genel sorunları bir kez daha gündeme getiriyor. Vatandaşlar, benzer katliamların önlenmesi için farkındalık kampanyaları başlatmayı planlıyor.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Exit mobile version