Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İSTANBUL – Marmara Denizi’nin can damarı olan ve balıkların en önemli üreme alanlarından biri sayılan Prens Adaları çevresindeki kesin av yasağı, “korsan” balıkçılar tarafından bir kez daha delindi. Adalar (Kınalıada) açıklarında kıyıya çok yakın bir mesafede, yasak bölgeye girerek devasa ağlarını denize indiren bir gırgır teknesi, vapurda seyahat eden duyarlı vatandaşların cep telefonu kameralarına saniye saniye yansıdı.
Yasak Tanımayan Pervasızlık
Bugün sabah saatlerinde bir yolcu vapurundan kaydedilen görüntüler, yasadışı avcılığın ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Videoda, büyük bir gırgır teknesinin kıyıya tehlikeli derecede yakın bir noktada demirlediği ve sarı dubalarla desteklenmiş devasa ağlarını denize sererek aktif olarak avlandığı görülüyor. Gündüz vakti ve herkesin gözü önünde gerçekleştirilen bu korsan avcılık faaliyeti sırasında tekne mürettebatının rahat tavırları ise dikkatlerden kaçmadı.
Marmara’nın Ekosistemine Büyük Darbe
Bilindiği üzere, Marmara Denizi’nin hassas ekosistemini, deniz çayırlarını ve mercan yataklarını korumak amacıyla Adalar çevresinde gırgır ve trolle avlanmak yasaklanmış durumda. Balıkların sığınma ve üreme sahası olan bu sığ sularda gırgır ağlarının kullanılması, deniz tabanını adeta kazıyarak yavru balıkları, deniz canlılarını ve yuvalarını yok ediyor. Uzmanlar, bu tür yasadışı faaliyetlerin zaten can çekişen Marmara Denizi’nin biyoçeşitliliğine onarılamaz zararlar verdiğini vurguluyor.
Vatandaşlardan Yetkililere Acil Çağrı
Göz göre göre yaşanan bu çevre katliamına tanık olan vapur yolcuları duruma büyük tepki gösterdi. Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından doğa savunucuları ve vatandaşlar harekete geçti. Yasak dinlemeyen bu “korsan” avcıların denizlerimizi talan etmesine isyan eden İstanbullular, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerine acil çağrıda bulundu.
Görüntülerdeki teknenin kimliğinin tespit edilerek ağır cezai yaptırımların uygulanması ve Adalar çevresindeki denetimlerin artırılması talep ediliyor. Marmara’nın geleceği için yetkililerin bu çevre katliamına nasıl bir yanıt vereceği ise merakla bekleniyor.