Adalar’da Hafriyat Krizi: “Sit Alanına Döküm Yapmak Suçtur, Reklamı Yapılamaz!”

Adalar’da Hafriyat Krizi: “Sit Alanına Döküm Yapmak Suçtur, Reklamı Yapılamaz!”
Yayınlama: 07.11.2026
A+
A-

Marmara Denizi’nin incisi ve “Özel Çevre Koruma Bölgesi” statüsündeki Prens Adaları, yeni bir çevre krizine sahne oluyor. Yetkililerin Kınalıada’daki hafriyat atıklarını Büyükada’daki bir döküm alanına taşıdıklarını “çevre temizliği” adı altında duyurması, ada sakinlerinin ve çevre aktivistlerinin büyük tepkisini çekti. Atıkların anakaraya gönderilmesi gerekirken başka bir adaya taşınması, “Doğa katliamı yer değiştiriyor” yorumlarına neden oldu.

“Çevre Temizliği” Adı Altında Skandal Açıklama
İlgili birimler tarafından sosyal medyada ve duyuru kanallarında paylaşılan, “Kınalıada’daki hafriyat alanında biriken atıkların tahliye çalışmaları sürüyor. Alandan çıkarılan atıklar, Büyükada’daki döküm alanına naklediliyor. Adalarımızda çevre temizliğini ve düzenini korumaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklindeki resmi açıklama, bölge halkı için bardağı taşıran son damla oldu. Koruma altındaki adalarda yasa dışı bir uygulamanın açıkça itiraf edildiğini savunan vatandaşlar, duruma isyan etti.

“Dilimizde Tüy Bitti, Bu Bir Doğa Suçudur!”
Yetkililerin söz konusu işlemi bir belediyecilik veya temizlik hizmeti gibi sunmasına karşı çıkan ada sakinleri ve çevreciler, tepkilerini şu sert sözlerle dile getirdi:

“Dilimizde tüy bitti! Utanmadan bir de bu suçun reklamını yapıyorsunuz. Adalar SİT alanı ve Özel Çevre Koruma (ÖÇK) alanıdır. Buralara çöp veya moloz dökülemez; geçici de olsa döküm yapılamaz!”

Vatandaşlar, atıkların bir adadan diğerine taşınarak başka bir alanda depolanmasının sorunu çözmediğini, aksine çevre tahribatının Büyükada’nın ormanlarına ve doğal dokusuna taşındığını vurguluyor.

Hukuk Ne Diyor? “Özel Çevre Koruma Bölgesi’ne Çivi Bile Çakılamaz”
Marmara Denizi ve Adalar, ekolojik hassasiyetleri (özellikle müsilaj sonrası alınan kararlar) nedeniyle Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle 2021 yılında “Özel Çevre Koruma Bölgesi” (ÖÇKB) ilan edilmişti. Aynı zamanda bütünüyle Doğal ve Kentsel “Sit Alanı” statüsünde olan Adalar’da inşaat atıkları, moloz ve çöplerin depolanması 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na da aykırı.

Çevre mevzuatına göre, Adalar’da oluşan hafriyat ve atıkların ada sınırları içinde herhangi bir döküm sahasında (geçici dahi olsa) biriktirilmemesi gerekiyor. Bu atıkların, özel tahliye gemileriyle doğrudan anakaradaki lisanslı ve yasal döküm sahalarına nakledilmesi kanuni bir zorunluluk.

Maliyet Bahanesi Doğayı Tehdit Ediyor
Daha önce de Kınalıada Taşocakları mevkii ve Burgazada gibi bölgelerde “geçici döküm alanı” adı altında biriktirilen moloz ve atıklar, yerel basında “çevre katliamı” olarak gündeme gelmişti. Uzmanlar, hafriyatın gemilerle doğrudan anakaraya (İstanbul’daki bertaraf tesislerine) taşınmasının yüksek lojistik maliyetler getirmesi nedeniyle, yüklenici firmaların veya yetkililerin ada içindeki boş alanları yasa dışı döküm sahasına çevirdiğini iddia ediyor.

Yerel halk, çevre yasalarının hiçe sayıldığı bu uygulamanın derhal durdurulmasını ve Adalar’ın ekosistemine zarar veren atıkların Büyükada’dan anakaradaki lisanslı tesislere gönderilmesini talep ediyor. Gözler şimdi, bu “açık suç itirafı” niteliğindeki uygulamaya karşı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın başlatacağı incelemelere çevrilmiş durumda.

📩 Ada Gazetesi E-Bülten

Adalar'daki önemli gelişmeler ve özel haberler ücretsiz olarak e-posta kutunuza gelsin.

🔒 E-postanız üçüncü kişilerle paylaşılmaz. İstediğiniz an ayrılabilirsiniz.
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

🍪 Çerez (Cookie) Tercihi

Size daha iyi bir haber deneyimi sunmak, site trafiğini analiz etmek ve içerikleri kişiselleştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Detaylar için Gizlilik ve Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.

👑 ABONE OL