Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Marmara Denizi’nde, özellikle Prens Adaları çevresinde zaman zaman meydana gelen küçük sarsıntılar, bölgede yaşayanlar ve adayı ziyaret edenler için doğal olarak endişe yaratıyor.
Yerbilimciler bu hareketlilik konusunda farklı değerlendirmeler yapıyor. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bazı küçük hareketlerin ikincil veya ölü faylarla ilişkili olduğunu ve bunların tek başına büyük bir deprem üretme kapasitesinin bulunmadığını savunuyor. Prof. Dr. Okan Tüysüz başta olmak üzere başka uzmanlar ve uluslararası bilimsel çalışmalar ise Marmara’daki aktif fay sistemine ve Prens Adaları segmentinin taşıdığı deprem potansiyeline dikkat çekiyor.
Bu farklı görüşler bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Depremin tam olarak ne zaman ve nerede gerçekleşeceğini önceden bilmek mümkün değil. Ancak deprem riskini ciddiye almak ve hazırlıklı olmak mümkündür.
BÜYÜKADA’NIN ÖZEL DURUMU
Olası büyük bir deprem sırasında Büyükada’da bulunmak, adanın coğrafi yapısı nedeniyle İstanbul’un ana karasından farklı bazı riskler yaratır.
En önemli sorunlardan biri ulaşım ve lojistik olacaktır. Büyükada’nın ana karayla bağlantısı deniz yoluyla sağlanmaktadır. İskelelerin zarar görmesi, deniz ulaşımının geçici olarak durması veya yoğunluk nedeniyle seferlerin aksaması, yardım ve kurtarma ekiplerinin adaya ulaşmasını geciktirebilir.
İkinci önemli konu yapı stoğudur. Büyükada’da tarihi ahşap yapılar, eski betonarme binalar ve farklı dönemlerde inşa edilmiş çok sayıda yapı bulunmaktadır. Bir binanın yaşı, taşıyıcı sistemi, daha önce geçirdiği tadilatlar ve bakım durumu deprem performansı açısından büyük önem taşır. Ahşap yapıların deprem davranışı bazı durumlarda olumlu olabilir; ancak hiçbir yapı, mühendislik incelemesi yapılmadan güvenli kabul edilmemelidir.
Dar ve eğimli sokaklar da önemli bir risk oluşturur. Deprem sırasında kiremit, sıva, baca, balkon veya cephe parçaları yollara düşebilir. Bazı sokakların kapanması, insanların güvenli alanlara ulaşmasını zorlaştırabilir.
Bir başka konu ise kıyı güvenliğidir. Büyük bir Marmara depremi sonrasında deniz tabanında meydana gelebilecek heyelanlar nedeniyle kıyılarda ikincil dalga hareketleri oluşabilir. Bu nedenle deprem sonrasında iskele ve sahil kesimlerinde beklemek yerine daha güvenli ve yüksek bölgelere yönelmek ihtiyatlı bir davranıştır.
Elektrik, su, haberleşme ve diğer altyapı hizmetlerinde yaşanabilecek kesintiler de adada ana karaya kıyasla daha uzun sürebilir.
DEPREM ANINDA NE YAPMALIYIZ?
Deprem başladığında en önemli kural panik yapmamaktır.
Bina içinde bulunanlar, sarsıntı sırasında dışarı çıkmaya çalışmamalı; güvenli bir noktada Çök-Kapan-Tutun hareketini uygulamalıdır. Pencerelerden, camlardan, devrilebilecek dolaplardan ve ağır eşyalardan uzak durulmalıdır.
Sarsıntı sona erdikten sonra bina dikkatle terk edilmelidir. Asansör kullanılmamalı, merdivenlerde hasar ve kalabalık nedeniyle oluşabilecek tehlikelere karşı dikkatli olunmalıdır.
Dışarı çıkıldığında bina cephelerinden, balkonlardan, saçaklardan ve elektrik hatlarından uzak durulmalıdır. Dar sokaklarda bina diplerinden ilerlemek yerine mümkün olduğunca açık alanlara yönelmek gerekir.
KIYIDAN UZAKLAŞMAK
Deprem sonrasında özellikle sahil, iskele ve deniz kenarında toplanmak doğru değildir.
Olası ikincil deniz hareketleri ve iskelelerde meydana gelebilecek hasarlar nedeniyle kıyıdan uzaklaşarak daha güvenli, açık ve yüksek alanlara yönelmek daha doğru olacaktır.
Burada önemli olan, önceden belirlenmiş güvenli toplanma alanlarının bilinmesidir. Büyükada’da yaşayanların ve düzenli olarak adaya gelenlerin bu alanların nerede olduğunu önceden öğrenmesi gerekir.
72 SAATLİK HAZIRLIK
Büyükada’da her evde temel bir afet çantası bulunmalıdır.
Çantada en az birkaç gün yetecek su ve dayanıklı gıda, ilk yardım malzemeleri, kişisel ilaçlar, düdük, el feneri, yedek pil veya şarjlı aydınlatma cihazı, powerbank ve temel ihtiyaç malzemeleri bulunmalıdır.
Özellikle sürekli kullanılan ilaçların birkaç günlük yedeğinin hazır tutulması önemlidir.
Yangın riski de unutulmamalıdır. Deprem sonrasında elektrik tesisatında hasar veya çeşitli kaynaklardan yangın çıkabilir. Evlerde yangın söndürücülerin kolay ulaşılabilir yerde bulunması ve elektrik, doğalgaz veya LPG sistemlerinin güvenli şekilde nasıl kapatılacağının önceden bilinmesi gerekir.
KORKU DEĞİL, HAZIRLIK
Marmara’daki küçük sarsıntıları tek başına yaklaşan büyük depremin habercisi olarak yorumlamak doğru değildir. Aynı şekilde, küçük sarsıntıları tamamen önemsiz görmek de doğru bir yaklaşım değildir.
Bilimin bugün bize söylediği en önemli şey, Marmara’nın aktif bir deprem bölgesi olduğudur. Depremin gününü ve saatini bilmek mümkün değildir. Buna karşılık yapıların durumunu incelemek, ev içindeki tehlikeleri azaltmak, afet çantası hazırlamak, toplanma alanlarını öğrenmek ve aile içinde bir iletişim planı oluşturmak mümkündür.
Büyükada’nın güzelliği kadar kırılganlığını da bilmek zorundayız.
Depremi beklemek değil, depreme hazırlıklı olmak gerekir. Hazırlık korkuyu azaltır; doğru bilgi ise panikten daha değerlidir.
Büyükada’da yaşayanlar ve adaya gelen ziyaretçiler için en doğru yaklaşım, depremi günlük hayatın bir parçası olarak kabul etmek ve gerekli hazırlıkları önceden yapmaktır. Çünkü depremi önleyemeyiz; fakat deprem sonrasında yaşanabilecek kayıpları azaltabiliriz.