Kapitalizmin zirvesinde… Cesur sıra dışı moda

Bugünden geriye dönüp bakıldığında 1980’lerin modasının aşırılıkları zevksizlik olarak nitelendirilse de o yılların modası birçok yenilikçi trendi de beraberinde getirdi. Moda, sadece giyim değil aynı zamanda bir dönemin sosyal, kültürel ve politik yansımasıydı…

Kapitalizmin zirvesinde… Cesur sıra dışı moda
Yayınlama: 24.10.2023
A+
A-

Prof. Dr. Barış Erdoğan – 1980’ler moda tarihinin belki de en “aşırı” ve “cesur” dönemiydi. Renklerin, desenlerin ve stillerin alabildiğine özgürce bir araya geldiği estetik sınırların zorlandığı yıllardı. Vatkalı ceketler, taytlar, aynalı gözlükler, büyük beden tshirtler, şalvar pantolonlar, yarasa kollu kazaklar, geniş kemerler, iri imitasyon takılar, perma ya da aslan yelesi diye tabir edilen saç modelleri, neon makyaj renkleri, parlak rujlar ve daha nice model ve sitille 1980’ler bambaşkaydı. Jöle ve briyantinle şekillendirilmiş saçların, pantolon içine sokulan kazakların, kolda stres bileziklerinin ve altın künyenin trend olduğu bir dönemdi. Bugünden geriye dönüp bakıldığında bu aşırılıklar çoğunlukla bir zevksizlik olarak nitelendirilse de o yılların modası birçok yenilikçi trendi de beraberinde getirdi. Estetik anlayışları alt üst eden ve sıra dışı yaklaşımlarıyla bu dönemin modası hafızalara kazındı.

Taksitli satış dönemi…

80’lerin bu çarpıcı moda anlayışının ortaya çıkışında hiç kuşkusuz dönemin ekonomik, siyasal ve teknolojik değişimlerinin büyük bir etkisi oldu. 80’ler dünya genelinde toplumların nükleer savaş tehditlerinden bıktığı, terör olaylarından yorgun düştüğü, mevcut siyasal düzenlerden umudunu kestiği bir zaman dilimiydi. Buna karşılık 80’ler aynı zamanda ekonomik açıdan tüketim toplumunun yükseldiği bir dönemdi. Kapitalizmin zirve yaptığı bu yıllarda, özellikle Batı ülkelerinde insanların alım gücü artıyor, lüks tüketim ürünleri taksitli satışlar, ucuz krediler sayesinde hiç olmadığı kadar ulaşılır olmaya başlıyordu. Bu da hayatın sıkıcılığından kaçış arayan, bireyselliklerini ortaya koymaya çalışan kitleler için modada daha gösterişli, renkli ve cesur tasarımların öne çıkmasına neden oldu.

Müzik ve pop kültürü 1980’lerde moda ile sıkı sıkıya iç içe geçti. Bu 10 yıl içerisinde, ikonik müzik klipleri, televizyon programları, filmler ve ünlülerin kıyafet tercihleri, sokak modasını şekillendirirken, sokak modası da pop kültürünü besledi.

Bilezikler, kolyeler…

Şarkı sözleri ve klipleriyle yerleşik normlara savaş açan Madonna, 1980’lerin modasına damgasını vuran en önemli
pop ikonlardan biri oldu. Dantelli elbiseleri, büyük çapraz kolyeleri ve parlak bilezikleriyle yarattığı stil genç kızlar tarafından hızla benimsendi. Madonna’nın etkisi sadece kıyafetlerle sınırlı kalmadı. Onun özgürlükçü ve sınırları zorlayan imajı, kadınların toplum içindeki yerini ve cinsiyet normlarını sorgulamalarına da katkıda bulundu. Müzik dünyasının etkisi sadece Madonna ile sınırlı değildi. MTV’nin 1981’de yayın hayatına başlaması, müzik videolarının moda üzerindeki etkisini katbekat artırdı. Michael Jackson’ın “Thriller” klibindeki ikonik kırmızı ceketi veya Cyndi Lauper’ın rengarenk saçları ve eklektik stili gençler arasında hızla trend oldu.

Saçlar havalandı

Kadınlar için bu dönemin en ikonik saç stili kabarık ve büyük dalgalarla şekillendirilen saçlardı. Saç düzleştiricileri ve maşaları bu dönemin vazgeçilmez araçlarından oldu. Permaların popülaritesi artarken birçok kadın, bu dönemin simgesi haline gelen kıvırcık ve hacimli saçlara kavuştu. Asimetrik kesimler ve toplanmış saç modelleri oldukça revaçtaydı. Burgonya (koyu kırmızımsı mor) ve kızıl dönemin popüler saç renkleriydi. Ayrıca saç bantları ve büyük
tokalar da kadın saç aksesuarları arasında popülerdi.

Santrafor kesimi!

Erkekler içinse uzun saçlar ve aslan yelesi denen mullet kesimi trendiydi. Mullet, önleri kısa, arkası uzun olarak kesilmiş saç modeline verilen addı. Genç, yaşlı birçok erkek santrafor saçı olarak da adlandırılan stilde saçlarını kestirtiyordu. Aynı zamanda jöle ve saç spreyleri erkeklerin saçlarını şekillendirirken en çok tercih ettiği ürünler arasındaydı.

Milliyet’in 1983’de ‘Türkiye’nin tek punk kızı Billur Kalkavan’ başlığıyla duyurduğu haberde Kalkavan, ‘Punk akımı 60’lı yıllarda İngiltere’de ortaya çıktı. Punk’lar iğrenç davranışlarının yanı sıra yıkanmaz ve leş gibi kokarlar, ben onların sadece modasını aldım ve uyguluyorum” diyor.

Türkiye’yi es geçen punk rüzgârı

1980’ler, birçok müzik ve moda akımına ev sahipliği yaptı, ama belki de en dikkat çekici olanı punk’tı. Punk, sadece bir müzik türü değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı ve moda anlayışıydı. Bu dönemin gençleri, kural tanımayan, asi ve isyankâr punk ruhunu benimsedi. Rengarenk mohikan saç stilleri, deri ceketler, yırtık jeanler ve ürkütücü piercingler, punk modasının en belirgin unsurlarıydı. Özellikle İngiltere ve Amerika’da popüler olan bu stil gençler arasında hızla yayıldı. Metal zımbalar, güvenlik iğneleri ve zincir aksesuarlar kıyafetlere eklenerek, bireysellik ve özgürlük mesajı verildi. Slogan baskılı tişörtler, anarşi simgeleri ve grup logosu taşıyan bandanalar da punk kültürünün ayrılmaz parçalarıydı. Batı’da fırtına gibi esen bu rüzgâr 12 Eylül askeri darbesini yaşamış o günün Türkiye’sini büyük ölçüde es geçti.

Cesur mayolar

1980’ler mayo modası için de unutulmaz bir dönemdi. Bu dönem abartılı kesimler, canlı renkler ve dikkat çekici desenlerle öne çıktı. Yüksek bel bikiniler, bacakları uzun gösteren derin kesim mayolar ve neon renkler 1980’lerin plajlarına damgasını vurdu. Fırfırlar, volanlar ve metalik kumaşlar, o yılların feminen ve şık havasını yansıtıyordu. Ayrıca, aerobiğin ve fitness’ın popülerleşmesiyle spor etkili mayo tasarımları da revaçta oldu. Tek omuzlu asimetrik kesimler dönemin özgürlük ruhunu ve cesaret anlayışını modern bir dokunuşla yansıtıyordu. 1980’ler mayo modasında da kendine has, cesur ve özgün bir iz bıraktı.

İz bırakan giyim ve sitil trendleri

1980’lerin mirası, bugün bile pop kültürün ve modanın etkileşiminin ne kadar güçlü olabileceğini bize hatırlatıyor. Moda, sadece giyim değil aynı zamanda bir dönemin sosyal, kültürel ve politik yansımasıdır. Bugün 1980’lerin hafızalarda iz bırakan giyim ve stil trendlerini analiz edeceğiz.

Vatkalı Ceketler: Güç ve iktidar sembolü

1980’ler modasının en belirgin ve tanınmış ögelerinden biri kuşkusuz vatkalı ceketlerdir. Vatkaların 80’ler modasında bu kadar ön planda olmasının ardında sosyal olayların bireyler üzerinde yarattığı psikolojik etkiler yatıyor. Uluslararası arenada yaşanan güç savaşları, siyasi çalkantılar, askeri darbeler, sosyal devletin geri çekilmesi bireylerin kendilerini daha güçlü, daha dirençli ve daha korunaklı hissetme ihtiyacını arttırdı. Omuzları geniş ve dik gösteren vatkalar bu ihtiyacın bir yansıması olarak ortaya çıktı. Askeri üniformalardaki geniş omuzların verdiği otoriter ve güçlü imaj vatkalı kıyafetlerle günlük hayatta da elde edilmeye çalışıldı. 1980’ler spor ve moda dünyası için dönüşümün yaşandığı bir dönemdi. Özellikle aerobik yapılan alanlarda giyim tarzlarını da etkileyerek büyük bir değişime yol açtı. Jane Fonda’nın dünyada milyonlarca satış rakamlarına ulaşan aerobik videoları sayesinde renkli, desenli taytlar, mayolar ve tozluklar günlük hayatımıza girdi. Bu trend 1980’lerin enerjik, dinamik, özgür ruhunu yansıtan önemli bir fenomendi.

Jane Fonda’nın aerobik videoları sayesinde taytlar hayatımıza girdi.

Havacı gözlükleri, karizmatik ceketler

Ancak pop kültürün modaya etkisi sadece müzikle sınırlı kalmadı. Televizyon dizileri ve filmler de kıyafet trendlerini belirleyici oldu. Özellikle “Miami Vice” dizisinde Don Johnson’ın pastel renkli takım elbiseleri veya karizmatik pilot Maverick’i canlandıran Tom Cruise “Top Gun” filmindeki havacı gözlükleri, dünyada ve Türkiye’de dönemin modasını şekillendiren unsurlardan oldu.

Punkçu Şaban

Katma Değer Şaban filminde, Kemal Sunal, punkçu kılığına giren gizli polisi canlandırmıştı.

YARIN: Kendini arayan Türk sineması

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.