İstanbul’un kalabalığından ve gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için Prens Adaları her zaman ideal bir kaçış noktası olmuştur. Bu adalar topluluğunun en küçük ve İstanbul’a en yakın üyesi olan Kınalıada, kendine has özellikleriyle ziyaretçilerini büyülemektedir. Kınalıada Mahallesi, adanın tek yerleşim birimi olup, tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve yapabileceğiniz keyifli aktiviteler ile dikkat çekmektedir. Peki, Kınalıada Mahallesi’ni bu kadar özel kılan, onu meşhur eden şeyler nelerdir?
Kınalıada, Prens Adaları’nın en küçüğü ve anakara İstanbul’a en yakın olanıdır. Adalar ilçesinin beş mahallesinden biri olan Kınalıada, özellikle yaz aylarında popüler bir tatil beldesi olarak tercih edilmektedir. Adada yaz-kış yaşayan yerli halkın yanı sıra yaz aylarında gelenlerle birlikte nüfus Temmuz ve Ağustos aylarında 15.000’e ulaşmaktadır. Adanın hemen hemen her noktasından denize girilebilmesi, onu Prens Adaları içinde en rahat denize girilebilecek ada yapmaktadır. Bu özelliğiyle de çok sayıda ziyaretçiyi kendine çekmektedir. Ayrıca, Kınalıada’da konaklamak isteyenler için butik oteller ve lüks oteller de mevcuttur.
Kınalıada ismini, demir ve bakır madenlerinin etkisiyle kızılımsı bir renge bürünen toprağından almaktadır. Adada Çınar Tepesi, Teşrifiye Tepesi ve Manastır Tepesi olmak üzere üç tepe bulunmaktadır. Çınar Tepesi’nde adını aldığı çınar ağaçlarının yanı sıra radyo ve televizyon verici antenleri de bulunmaktadır. İskeleye yaklaşırken tek tepeli konik bir ada izlenimi bıraksa da adanın geri kalan 115 metrelik Çınar Tepesi ve Manastır Tepesi’nin batı etekleri, çok eski zamanlardan beri işletilen taşocağı nedeniyle oyulmuş durumdadır. Kınalıada, Prens Adaları içinde en az ağaçlık alana sahip olan adalardan biridir. Adanın büyük bir kısmını yerleşim yerleri kaplamaktadır.
Geçmişte su ve elektrik sıkıntısı çeken Kınalıada’ya elektrik 1946 yılında, su ise 1981 yılında getirilmiştir.
Kınalıada’ya ulaşım, İstanbul Şehir Hatları, Mavi Marmara ve Turyol firmalarının düzenlediği düzenli feribot seferleriyle sağlanmaktadır.
Ferry Company | Departure Point | Destination | Approximate Travel Time |
---|---|---|---|
İstanbul Şehir Hatları | Eminönü, Kabataş (Avrupa Yakası) | Kınalıada | Yaklaşık 1 saat |
İstanbul Şehir Hatları | Kadıköy, Bostancı (Anadolu Yakası) | Kınalıada | – |
Mavi Marmara | Bostancı (Anadolu Yakası) | Kınalıada | Yaklaşık 30 dakika |
Turyol | Bostancı (Anadolu Yakası) | Kınalıada | – |
Kınalıada, feribot iskelelerine en yakın ada olduğu için çoğu feribot önce Kınalıada’ya uğrayıp ardından Burgazada, Heybeliada ve Büyükada’ya devam etmektedir.
Kınalıada, Bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılmıştır. Bu sürgünlerin en bilineni ise Romen Diyojen’dir. Adanın eski adı, Yunanca “ilk” anlamına gelen “Proti”dir. Osmanlı döneminde ise adada ağırlıklı olarak Ermeniler yaşamaktaydı. 1846 yılında Adalar’a vapur seferlerinin başlamasıyla birlikte Rum ve Türkler de adaya yerleşmeye başlamıştır.
Kınalıada’nın tarihi dokusu zengin olmasa da, adada gezilebilecek bazı tarihi yapılar bulunmaktadır. Bunlar arasında Kınalıada Camii, Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi, Rum Ortodoks Panayia Kilisesi ve Hristos Manastırı sayılabilir. Ayrıca, Kınalıada, tahttan indirilen İmparator III. Tiberius’un mezarının bulunduğu yerdir.
Kınalıada Camii, 1964 yılında inşa edilmiş modern bir yapıdır ve adalardaki nadir modern mimari örneklerinden biridir. Caminin yapım hikayesi ise 1950’li yıllara dayanmaktadır. Artan nüfus nedeniyle ibadethane ihtiyacı doğmuş ve Karaköy Camii’nin sökülerek Kınalıada’ya taşınması kararlaştırılmıştır. Ancak camiyi taşıyan gemi Boğaz’da yan yatınca yeni bir cami inşa edilmiştir. Mimar Başar Acarlı ve Turhan Ayuroğlu tarafından tasarlanan cami, bir yatı andıran şekliyle dikkat çekmektedir. Klasik camilerden farklı olarak kubbe yerine daha fazla ışığın içeri girmesini sağlayan üçgen yapılı bir tavanı vardır. Ayrıca, minaresi ve renkliliğiyle de klasik camilerden ayrışmaktadır.
Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi, 1857 yılında Narçiçeği Sokak’ta kurulmuştur. Prens Adaları’ndaki tek Ermeni kilisesi olan bu yapı, Ermeni taş oymacılığının güzel örneklerini barındırmaktadır.
Hristos Rum Manastırı, Hristos Tepesi’nde yer almaktadır. 867 yılında inşa edilen manastır, bir dönem askeri karargah olarak da kullanılmıştır. Manastır Tepesi’nden Marmara Denizi’nin ve adaların muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz. Ortodoks cemaati tarafından her yıl 6 Ağustos günü manastırda coşkulu bir şenlik düzenlenmektedir.
Kınalıada Mahallesi, sunduğu çeşitli aktivitelerle ziyaretçilerine keyifli bir tatil deneyimi yaşatmaktadır. Adada denize girebilir, güneşlenebilir, yürüyüş yapabilir, bisiklet turuna çıkabilir ve tarihi yapıları keşfedebilirsiniz. Ayrıca, adanın özel atmosferini denizden deneyimlemek isteyenler için yat kiralama seçeneği de mevcuttur.
Kınalıada’da hem halk plajları hem de özel plajlar bulunmaktadır. Kınalıada İskelesi’nin sağ ve sol tarafında yer alan halk plajlarına giriş ücretsizdir. Bu plajlarda sadece tuvalet, duş, şemsiye ve şezlong için ücret ödenmektedir. Özel plajlar arasında ise Kumluk Plajı, Köseoğlu Plajı, Ülker Plajı, Kınalıada Plajı ve Ayazma Plajı bulunmaktadır. Özel plajlar ücretlidir.
Teos Plajı: Kınalıada’nın en güzel plajlarından biri olan Teos Plajı, bünyesinde beach club ve restoran bulundurmaktadır. Plajda duş, tuvalet ve soyunma kabini gibi hizmetler de mevcuttur.
Ayazma Plajı: Hem yaz hem de kış aylarında sıklıkla tercih edilen Ayazma Plajı’nda beach club olarak hizmet veren işletmeler bulunmaktadır. Bu işletmelerde duş, tuvalet ve soyunma kabini gibi hizmetler mevcuttur. Ayrıca, belirli günlerde çeşitli eğlence etkinlikleri de düzenlenmektedir.
Kınalıada’da yapabileceğiniz diğer aktiviteler şunlardır:
Temmuz ayında düzenlenen plaj festivali de adanın önemli etkinliklerinden biridir. Bu festivalde çeşitli su sporları yarışmaları, plaj partileri ve konserler düzenlenmektedir.
Kınalıada Mahallesi ile ilgili son haberler ve blog yazıları, adanın güncel durumunu ve yaşanan olayları yansıtmaktadır.
Adagazetesi’nde yer alan bir habere göre, Kınalıada Mahallesi’nde bulunan bir taşınmazda yapılan denetimlerde, mevcut yapının imar planlarına aykırı şekilde genişletildiği tespit edilmiştir.
Serbestiyet’te yayınlanan bir habere göre ise, Kınalıada’da yaşayan 83 yaşındaki Ermeni vatandaşı Garo Kaprielyan, bir marketin çalışanlarının saldırısına uğramıştır. Kaprielyan’ın parmağı kırılmış ve yüzünde darp izleri oluşmuştur. Saldırganların Kaprielyan’a etnik kimliği üzerinden küfürler ettiği iddia edilmiştir. Olayın ardından Türkiye Ermeni Toplumu saldırıyı kınarken, sivil toplum kuruluşları marketi boykot çağrısı yapmıştır. Bu olay, adadaki azınlıkların karşılaşabileceği zorluklar ve toplumsal dinamikler hakkında önemli soruları gündeme getirmektedir.
Adagazetesi’nde yer alan bir blog yazısında ise, Kınalıada Taşocakları’nın çöp döküm merkezi olması için imza atan Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolt eleştirilmiştir.
Adalar bölgesindeki deprem riski ve deniz kirliliği gibi konular da bazı blog yazılarında dile getirilmiştir.
Kınalıada Mahallesi’ni meşhur eden şeyleri şu şekilde özetleyebiliriz:
Kınalıada Mahallesi, İstanbul’un yanı başında bulunan, tarihi ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken bir yerdir. Sakin atmosferi, denize girme kolaylığı ve sunduğu çeşitli aktivitelerle ziyaretçilerine keyifli bir tatil deneyimi sunmaktadır. Kınalıada, özellikle günübirlik geziler ve hafta sonu kaçamakları için ideal bir tercihtir. Adada hem tarihi yapıları keşfedebilir hem de modern olanaklardan faydalanabilirsiniz.
Kınalıada, Prens Adaları içinde kendine özgü bir yere sahiptir. Yeşil alanların sınırlı olması ve bazı çevresel endişeler olsa da, İstanbul’a yakınlığı, denize girme kolaylığı ve tarihi dokusu onu cazip bir destinasyon haline getirmektedir. Kınalıada’yı ziyaret ederek, şehrin kalabalığından uzaklaşabilir ve huzurlu bir tatilin tadını çıkarabilirsiniz.
Alacaksınız tarrrrra