İstanbul’da CHP’li Kartal, Ataşehir, Üsküdar, Sancaktepe, Fatih, Tuzla, Adalar, Şişli, Beyoğlu belediyelerine yönelik 11 Şubat’ta gerçekleştirilen ‘kent uzlaşısı’ operasyonunda gözaltına alınan 10 kişi ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan tutuklandı. Tutuklananlar arasında Adalar Belediyesi CHP’li meclis üyesi Nesimi Aday da var.
Adalar Belediyesi’nin eski başkanı Erdem Gül, “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 5 yıl hapis cezası almıştı. Gül’ün dosyası Yargıtay aşamasında. Bu olayda da çok bir fark yok. Bu şahsı Adalar Belediyesi meclis sıralarına yazanlar/atayanlar belli. Bu isimler de bu suça ortak olmuşlardır. Erdem Gül nasıl “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etmek”ten ceza aldıysa, bu şahısları belediye meclisi sıralarına atayanlar da eğer bir suç varsa suçludur.
Nesimi Aday’ı belediye meclis üyeliğine atayanlar/yazanlar haricinde, meclis üyeleri de eğer bu meclis üyesinin mecliste bir önerisi veya teklifi varsa, önerilere imza atmışlarsa, bu önerilerde bir suç varsa, bu suçlara ortak olmuşlardır. Çünkü tutuklanan meclis üyesi Nesimi Aday’ın mecliste sunduğu teklifler ve attığı/atılan imzalar var. Bunlara meclis üyelerinin de imza attığı söyleniyor. Bu imzaların hangi konularda ve nerelere atıldığını araştırılması gerektiği kanaatindeyim. Nesimi Aday, belediyenin para işlerinin merkezi olan Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görev alıyor.
Tutuklanan meclis üyesi Nesimi Aday aynı zamanda Adalar Belediyesi’nin yeni çıkarmaya başladığı ‘Ada Yaşam’ adlı derginin genel yayın yönetmeni. Nesimi Aday’ın siyasi görüşü, paylaştığı bilgiler ve kimleri desteklediği belli, bunu da saklamıyor. Bundan dolayı, belediyenin çıkardığı dergide neler yayınlandı, tutuklanmasına sebep olan gizli gizli terör örgütü propagandası yapılıyor mu? Derginin savcılık kaydı yapıldı mı? Mevkute beyannamesi Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildi mi? Savcılık tarafından mevkute belgesi onaylandı mı? Dergi, yayınlanmadan önce iki adet Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edilmesi gerekir, bu şartlar yerine getirildi mi? Dergide daha başka kimler var? Hepsinin araştırılması lazım.
Terör örgütüne aktarılan maddi kaynakların bir bölümünün bu siyasi görüşe meyilli belediyelerin inşaat işlerinden geldiği iddia ediliyor. Örneğin, Adalar’da inşaat işlerini yapanlar ciddi bir şekilde araştırılıyor mu? Adalar Belediyesi’nin ve İBB’nin Adalar’da yaptırdığı inşaat işlerini tek bir firmanın yaptığı iddia ediliyor. Bu iddialar doğru mudur? Eğer doğru ise, bu firmalar araştırılıyor mu? Adalar’da kanunsuz bir şekilde ruhsat verildiği iddia edilen kişiler/firmalar İstanbul 5 Numaralı Koruma Kurulu’nun 100’den fazla şikayeti göz önüne alındığında bir araştırmadan geçiriliyor mu? Çünkü Adalar artık bu tip insanların kaçıp sığındığı bir ilçe haline geldi iddiaları var. Mezhepçilik adı altında Adalar’a geldikleri, bir kesimin yaptığı mezhepçilik Adalar’da başını alıp gittiği iddiaları var. Bu tip illegal kişiler bir parti adı altında kamufle olup işlerini mi yürütüyorlar? Çünkü bu tip insanların kalkanları partilerdir.
CHP kurultayında paralar dağıtıldı iddiaları gündemi meşgul ederken, 2017-2020 CHP Muş Gençlik Kolları Eski Başkanı, 2018-2020 CHP Spor Kurulu Doğu Anadolu Sorumlusu,TR Ulumed Yik Genel Sekreteri Erkan Çakır’ın gündeme getirdiği ve medyaya düşen iddialar inanılmaz ve kesinlikle araştırılması gerekiyor düşüncesindeyim.
Bir pazar günü İstanbul Laleli’de 4 döviz bürosunun açılıp piyasaya 50 milyon dolar çıkarıldığı iddia ediliyor. Bu paralar ile CHP Kurultayı öncesinde delegelerin finanse edildiği söyleniyor. Bu iddialar doğruysa, bu paraların delegelere ne için verildiği, bu dağıtılan finansal destekten Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın alıp almadığı, CONRAD Otel’de yapıldığı iddia edilen toplantıya katılıp katılmadığı, eğer katılıp bu finansal destekten aldıysa hangi amaç için aldığı soruları gündemi meşgul ediyor. Adalar’da konuşulan seçim öncesi iPhone telefon, tablet ve nakit paraların dağıtıldığı. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise hangi amaç için dağıtıldı?
Erkan Çakır: “553 milyon 871 bin 400 TL nerede? Bu para kimlere gitti?” diye sormuş İmamoğlu’na sosyal medya hesaplarından. Bu soruyu görünce CHP’nin yapmış olduğu ve Adalar Belediyesi Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın “doğaya destek” adı altında Heybeliada Çamlımanı’nda yapmış olduğu şov ve 500 bin TL harcandığı söylenen konser aklıma geldi. Sanatçının kaşe ücreti söylenene göre 50 bin TL imiş. Üstelik konser alanında kurulan ekip ve teçhizatı da Adalar Belediyesi Basın-Yayın Müdürlüğü tarafından kurulmuş. Yani sahne kurulum ücreti yok, masraf yok. 50 bin TL sanatçıya verildiği doğruysa, paranın geri kalanı nerede?
Hemen kurultaydan önce İBB’nin Kazlıçeşme’de yaptığı konser. İkincisi 29 Ekim konseri, hemen 5-6 Kasım kurultaydan önceki konser. 500 milyondan fazla para harcandığı iddia ediliyor. Sahne alan sanatçının kaşe ücreti 750 bin TL. Dolayısıyla kurultay öncesi bu büyük para 400-500 milyona yakın para nereye gitti? Kurultay öncesi ikna olmayan delegeler için İBB’nin kasasından mı çıktı? İddialar doğruysa 500 milyon TL’lik konser mi olur?
Aynı dönemlere denk gelen Cumhurbaşkanlığının yaptığı fırkateynlerin boğazdan geçme etkinliğine 110 milyon TL harcanmış. Bütün Marmara Bölgesi’nde yapılan bir etkinliğe harcanan para 110 milyon, İBB sadece bir konser alanında yaptığı konser adı altında harcama 29 Ekim etkinliği 500 milyondan fazla!
Bu iddialar doğruysa, seçim öncesi dağıtılan para iddiaları yüzünden manevi borcu olan Akpolat, sessiz sedasız Çamlımanı’nda konser yapması bu yüzden, doğaya falan mesaj vermek hikaye, bunun bir açıklanması lazım. Bu belediye başkanlığının bedeli miydi? Bu konserler üzerinden halkın parası bir yerelere mi aktarıldı? İmamoğlu kurultayın bütçesini mi oluşturdu? Delegelere para mı dağıtıldı? Yeni seçilen belediye başkanlarında konser adı altında geri dönüşüm mü sağlandı? Yapılan bütün konserler ve iddialar devletin müfettişleri tarafından denetlenmesi, incelenmesi gerekiyor.
Yazıdaki muhataplarına soruyoruz. Yukarıdaki iddialar doğru mudur? Çıkıp kamuoyuna bir açıklama yapacak mısınız?
Sonuç olarak kim devletin milletin parasını haksız bir şekilde kendi menfaatleri doğrultusunda harcıyorsa kul hakkı yiyordur. Bunun hesabı burada sorulmazsa bile ahirette sorulacaktır. Oradaki bedel daha ağır olur, biline…