Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Adalar Belediyesi’nde yaşananlar, yalnızca bir belediye başkanvekilliği seçiminin hikâyesi değil; siyasette seçim kazanmakla iktidarı elinde tutmanın her zaman aynı şey olmadığını gösteren çarpıcı bir tablo. Sandıkta ortaya çıkan irade, yargı süreçleri ve belediye meclisindeki birkaç kritik oyun gölgesinde bambaşka bir siyasi denkleme dönüşürken, 850 milyon TL’lik bütçenin 9 üyenin tamamının oyuyla geçmesi meclisteki “zorunlu uzlaşı” matematiğini de gözler önüne serdi.
31 Mart yerel seçimlerinde Belediye Başkanı ile birlikte 12 kişilik mecliste 10’a 2 üstünlük sağlayan muhalefet cephesinden, bugün yalnızca iki üyeli AK Parti’nin başkanvekilliğini kazandığı bir tabloya gelinmesi, yerel siyasetteki dengelerin ne kadar kırılgan olabileceğini bir kez daha gösterdi. Seçmenin verdiği siyasi yetki ile belediye meclisinde ortaya çıkan fiilî güç dengesi arasındaki mesafe, Adalar’da siyasetin en sıcak gündem maddesi hâline geldi.
Siyasette bazen en büyük darbeyi rakipleriniz değil, kendi saflarınızdan çıkan kararlar vurur. Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın yerine seçilen Başkanvekili Medine Pamuk’un sağlık sorunları gerekçesiyle istifa etmesi, Adalar’da tüm taşları yerinden oynattı.
23 Eylül’de yapılan başkanvekilliği seçiminde CHP listesinden seçilen İsmail Onur Balbinar, Ahmet Tanay Garip ve Yavuz Çiftçioğlu’nun AK Parti adayı Kemal Türkyılmaz’a oy vermesiyle belediye yönetimi el değiştirdi. Üç isim, bu tutumlarının ardından kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.
Burada mesele yalnızca üç oyun hangi adaya verildiği değil; seçmenin bir siyasi listeye verdiği desteğin belediye meclisinde nasıl bir karşılık bulduğudur. Disiplin süreci sonuçlanmadan üç üyenin partiden resmen ihraç edildiğini söylemek mümkün olmasa da ortadaki siyasi sonuç net: İki üyeli AK Parti grubu, CHP listesinden seçilen üç üyenin oylarıyla 5 oya ulaşarak başkanvekilliğini kazandı.
Belediye meclislerinde bir üyeliğin istifa ile sona ermesiyle bir üyenin tutuklu bulunması veya idari tedbirle görevden uzaklaştırılması aynı hukuki sonucu doğurmaz. Birinde üyelik devam ederken toplantılara katılım mümkün olmaz; diğerinde ise üyelik boşaldığı için yedek üye göreve çağrılır. Nitekim tutuklu meclis üyesi Fırat Durak’ın seçim öncesi istifasının ardından yedek üyelikten Mehmet Ceylan’ın meclise katılması, Adalar’daki sandalye hesaplarını doğrudan etkiledi.
Bugün Adalar Belediye Meclisi’nde kağıt üzerindeki 12 sandalye ile fiilen oy kullanabilen 9 üyenin dağılımı şu şekilde:
| Üye Adı | Seçildiği Liste / Güncel Durumu | Hukuki Statüsü | Meclisteki Fiili Oy Konumu |
|---|---|---|---|
| Ali Ercan Akpolat | CHP (Yeni Parti’ye geçti) – Belediye Başkanı | Tutuklu / Görevden uzaklaştırıldı | Oy kullanamıyor |
| Kemal Türkyılmaz | AK Parti – Belediye Başkanvekili | Aktif Görevde | Aktif Oy (Yönetim Bloğu – 1) |
| Münevver Durmuş | AK Parti | Aktif Görevde | Aktif Oy (Yönetim Bloğu – 2) |
| Yavuz Çiftçioğlu | CHP (Kesin ihraç talebiyle disiplinde) | Tahliye oldu / Kısıtlılığı kaldırıldı | Aktif Oy (Yönetim Bloğu – 3) |
| İsmail Onur Balbinar | CHP (Kesin ihraç talebiyle disiplinde) | Aktif Görevde | Aktif Oy (Yönetim Bloğu – 4) |
| Ahmet Tanay Garip | CHP (Kesin ihraç talebiyle disiplinde) | Aktif Görevde | Aktif Oy (Yönetim Bloğu – 5) |
| Aytül Ekşiyan | CHP | Aktif Görevde | Aktif Oy (Muhalefet Bloğu – 1) |
| Medine Pamuk | CHP (Eski Başkanvekili) | Aktif Görevde | Aktif Oy (Muhalefet Bloğu – 2) |
| Mehmet Turgut Erdoğan | CHP | Aktif Görevde | Aktif Oy (Muhalefet Bloğu – 3) |
| Mehmet Ceylan | CHP (Fırat Durak’ın yerine yedekten girdi) | Aktif Görevde | Aktif Oy (Muhalefet Bloğu – 4) |
| Nesimi Aday | CHP | Beraat etti / Kısıtlılığı henüz kalkmadı | Oy kullanamıyor |
| Mehmet Nuri Kaya | CHP (Aynı zamanda İBB Meclis Üyesi) | Tutuklu | Oy kullanamıyor |
Meclisteki 5’e 4’lük bıçak sırtı dengenin ilk kritik sınavı, 9 Ekim’de görüşülen 2027 Mali Yılı Bütçesi oylamasında verildi. Siyasi gerilimin en yüksek olduğu dönemde, Adalar Belediyesi’nin 850 milyon TL’lik bütçesi toplantıya katılan 9 aktif üyenin tamamının “Evet” oyuyla (oy birliğiyle) kabul edildi.
İlk bakışta şaşırtıcı görünen bu oy birliğinin arkasında hem kanuni bir zorunluluk hem de idari bir gerçek yatıyor:
Böylece 9 kabul oyuyla kanuni baraj aşıldı ve Adalar’da rutin kararlarda 5’e 4 üstünlük sürse de, nitelikli çoğunluk gerektiren stratejik kararlarda iki bloğun birbirine mecbur olduğu ilk oylamada tescillendi.
Bütçe virajının oy birliğiyle dönülmesinin ardından, Adalar Belediye Meclisi’nde gözler önümüzdeki dönemde oluşabilecek “5’e 5” ve “6’ya 5” senaryolarına çevrildi. Ancak burada siyasi kulislerdeki yorumlarla hukuki hükümleri birbirine karıştırmamak gerekiyor.
1. Olası “5’e 5” Eşitlik Senaryosu ve Kanunun 22. Maddesi:
Mecliste 5’e 5 eşitliğin oluşması iki yoldan biriyle mümkün: Ya yargılandığı davada beraat eden Nesimi Aday’ın oy kısıtlılığı kararı kaldırılacak ya da tutuklu bulunan meclis üyesi Mehmet Nuri Kaya’nın istifa etmesi hâlinde yedek sıradaki CHP’li üye meclise katılacak.
Ancak olası bir 5’e 5 eşitlik, muhalefet bloğuna otomatik olarak üstünlük sağlamıyor. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 22. maddesi eşitlik durumunu net kurallara bağlıyor:
2. “6’ya 5” Çoğunluğun Değişmesi Senaryosu:
CHP bloğunun meclis kararlarında yeniden tam kontrolü (6’ya 5 üstünlüğü) ele geçirebilmesi için, hem beraat eden Nesimi Aday’ın idari sürecinin tamamlanarak meclise dönmesi hem de tutuklu bulunan Mehmet Nuri Kaya’nın istifasıyla yedek üyenin göreve başlaması gerekiyor.
Fakat Kaya’nın gelecekte nasıl bir karar vereceği veya Nesimi Aday’ın hak iadesi sürecinin ne zaman tamamlanacağı konusunda ortaya atılan kulis iddiaları, doğrulanmış resmi gelişmeler olmadan kesin bilgi olarak sunulmamalıdır. Gazeteciliğin görevi, ihtimalleri sorgulamak ve siyasi sonuçlarını tartışmaktır; henüz yaşanmamış bir gelişmeyi olmuş gibi anlatmak değil.
Adalar’da yaşananların ortaya koyduğu en önemli gerçek, belediye yönetiminde siyasi iradenin yalnızca seçim günü belirlenmediğidir. Seçim sonuçları, meclis üyelerinin tercihleri, üyeliklerin hukuki durumu ve kritik oylamalardaki dengeler, yönetimin kimde kalacağını ve nasıl işleyeceğini doğrudan etkiliyor.
Şimdi ilçede gözler disiplin sürecinde, yargı kararlarının idari yansımalarında ve meclisin önündeki yeni gündem maddelerinde. Herkes sandalye sayıyor, her oy altın değerinde görülüyor. Fakat bütün bu hesabın merkezinde unutulmaması gereken bir gerçek var: Belediye meclisleri, kişisel ve partisel hesapların ötesinde, ilçenin geleceğini ilgilendiren kararların alındığı yerlerdir.
Adalar halkı açısından asıl mesele, hangi partinin kaç sandalyeye sahip olduğu kadar, bütçe oylamasında görülen uzlaşı kültürünün ilçenin kronik sorunlarını çözerken de sürdürülüp sürdürülemeyeceğidir. Çünkü siyaset, yalnızca bir başkanvekilliği koltuğunu kazanmakla bitmez; asıl sınav o koltukta otururken başlar.