Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Adalar’da yılan hikayesine dönen akülü araç krizinde sular durulmuyor. Daha önceki haberlerimizde de sıkça gündeme getirdiğimiz denetim ve yasak karmaşası, ada halkını yeni bir mağduriyetle karşı karşıya bıraktı.
Adalar Ulaşım ve Lojistik Komisyonu önerisi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararları doğrultusunda, L2 sınıfı üç tekerlekli akülü araçların toplatılmasına hız kesmeden devam ediliyor. Ancak adalılar için asıl kriz, geçmişte resmi tescili yapılmış ve plaka verilmiş üç tekerlekli araçların da görüldükleri yerde trafikten men edilerek el konulmasıyla patlak verdi.
Geçtiğimiz yıllarda Adalar Belediyesi ve ilgili kurumlardan izin belgesi, ruhsat ve plaka alarak araçlarını yasal çerçevede kullanan vatandaşlar, mevcut denetimlerde hiçbir istisna tanınmamasından şikayetçi. Sokaklarda seyir halinde veya park halinde tespit edilen üç tekerlekli tescilli araçlar, UKOME’nin güncel yönergelerine uymadığı gerekçesiyle ekipler tarafından toplanıyor. Yetkililerin daha önce dile getirdiği “Hiç kimsenin bu araçları plakalandırdık diye adalarda gezme lüksü yok” şeklindeki sert tutumu, “Zamanında kurallara uyarak plaka aldık, şimdi kendi araçlarımızla kaçak muamelesi görüyoruz” diyen vatandaşların tepkisini çekiyor.
UKOME kararıyla üç tekerlekli (L2) araçların yasaklanmasının ardından, ada içi bireysel ulaşım için L6E ve L7E sınıfı dört tekerlekli elektrikli araçların zorunlu hale getirilmesi öngörüldü. Ancak bu geçiş süreci, yerel halk için ciddi bir ekonomik yük yaratmış durumda. Yeni şartlara uygun dört tekerlekli araçların fiyatlarının son derece yüksek olması, adadaki yollar için büyük olması ulaşım sorununu çözmek bir yana krizi daha da derinleştiriyor. Günlük ulaşımını, pazar alışverişini veya esnaf faaliyetlerini bu araçlarla sağlayan ada sakinleri, eski araçlarına el konulduğu için yaya kalırken, istenen yeni model araçları satın almaya güçlerinin yetmediğini belirtiyor.
Adalar’da akülü araç sayısının artması, geçmişte yaya trafiğini ve belediyenin temizlik hizmetlerini durma noktasına getirmiş, sokakların adeta “demir yığınına” döndüğü eleştirilerine neden olmuştu. Bu yoğunluğu azaltmak amacıyla başlatılan sıkı denetimler genel bir düzen getirmeyi hedeflese de, yıllardır adada yaşayan ruhsatlı yerel halk ile kuralsızca çoğalan araçlar arasında adil bir geçiş formülü bulunamaması tepkilerin odağında yer alıyor. Hem eski tescilli araçlarından olan hem de fahiş fiyatlar nedeniyle yeni araç alamayan ada sakinleri, mağduriyetleri giderecek ve ada gerçeklerine uygun yeni bir ulaşım düzenlemesi talep ediyor.