Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Rahmetli sınıf arkadaşımız Muhittin Bıyıkoğlu’nun ardından anlatılanları duyunca, benim de onunla ilgili bir hatıramı burada paylaşmak istedim.
Kasım 2023’te Ankara’da, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunlarının 50. yıl yemeği düzenlenmişti. Her arkadaşımız yanında bir kişi getirebiliyordu. Ben de oğlumu götürmüştüm.
Büyük, yuvarlak bir masaya oturduk. Masada Prof. Dr. Nevzat Özgüven ve eşi, sınıfımızdan bir kadın arkadaşımız ve oğlu, bu yaz kaybettiğimiz endüstri mühendisi Oğuz Türkyılmaz, Muhittin ve onun bir arkadaşı vardı. Muhittin’in yanındaki arkadaşı da makine mühendisiymiş ve milletvekilliği yapmış.
O gece Muhittin’le ilk kez bu kadar uzun ve samimi sohbet etme fırsatı buldum.
Muhittin bize hayat hikâyesini anlattı.
Eskişehir’de öğrenciyken dersleri çok iyiymiş. Ankara Fen Lisesi sınavına girmiş ve kazanmış. Türkiye’nin ilk Fen Lisesi öğrencileri arasında yer almış, 1967’de mezun olmuş. Ardından ODTÜ Makina Mühendisliği’ne girmiş ve 1973’te bizim sınıftan mezun olmuş.
Makina mühendisliğinde yüksek lisans yaparken Ankara’da bir proje bürosu da kurmuş. Mühendislik ve akademik hayat yolunda ilerlerken bir gün babasından şu uyarı gelmiş:
“Yetti artık. Burada koca koca tarlalar var. Bunlara kim bakacak? Sen hâlâ oku, oku… Âlim oldun. Yeter artık!”
Muhittin yüksek lisansını tamamlamış ve Polatlı’ya dönmüş. Mühendislik ve akademik hayat yerine ailesinin topraklarına yönelmiş, çiftçilik yapmaya başlamış.
Ama mühendislik ve üretme tutkusu hiç kaybolmamış.
Polatlı’daki çiftçiler onun bilgisini, dürüstlüğünü ve çalışkanlığını görmüşler. Onu önce çiftçi örgütlerinde, ardından Polatlı ve Ankara’nın tarım dünyasında önemli görevlerde değerlendirmişler. Uzun yıllar Ankara Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanlığı yapmış; kooperatifçilik, pancar üretimi, tohumculuk ve tarımsal kalkınma konularında çalışmış. Pancar Motor, Beta Tohum, Şekerbank gibi kuruluşlarda görev almış, Avrupa Pancar Üreticileri Konfederasyonu’nda Türkiye’yi temsil etmiş, Türkiye Milli Kooperatifler Birliği çalışmalarında bulunmuş.
Yani bir anlamda makina mühendisliğinde öğrendiklerini toprağa taşımış; mühendis aklıyla çiftçilik ve kooperatifçilik yapmış.
O gece bir ara, “Akademisyen olabilirdim” dediğini hatırlıyorum.
Bu cümle aklımda kaldı. Sözlerinde açık bir pişmanlıktan çok, içinde kalmış başka bir hayatın sessiz özlemi vardı.
Belki akademisyen olmadı ama bildiklerini ve biriktirdiklerini çiftçiye aktardı. Üreticinin sorunlarıyla ilgilendi, çiftçilerin örgütlenmesine ve kooperatifçiliğe uzun yıllar hizmet etti. Böylece makina mühendisliğinden kazandığı analitik düşünceyi tarıma taşıdı.
Muhittin’in yanında oturan milletvekilinden belki biraz çekindiğinden, o gece rakıya hiç dokunmadı. Biz ise masadaki rakıyı yavaş yavaş tükettik. Her birimiz birer ikişer duble içtik. Yemekler güzeldi, sohbet daha da güzeldi.
Asıl güzel olan ise Muhittin’in sohbetiydi.
Hayatını anlatırken ne kendisini övüyor ne de seçtiği yolu başkalarına anlatmaya çalışıyordu. Fen Lisesi’nden ODTÜ’ye uzanan başarılı bir öğrencilik, makina mühendisliği, yüksek lisans, Ankara’da kurduğu proje bürosu ve sonunda Polatlı’nın Beylikköprü tarlalarında geçen bir ömür…
İki farklı dünyanın insanı gibiydi: Bir yanında makina mühendisliği ve akademik hayatın ihtimali, diğer yanında toprağın, çiftçiliğin ve Polatlı’nın gerçek hayatı.
Aslında bu iki dünya birbirinden o kadar da uzak değildi. Çünkü ikisinin de temelinde üretmek vardı. Muhittin’in hayatı da bu iki üretim dünyasını birleştirdi.
Bence Muhittin her iki dünyada da iz bıraktı.
O gece masada uzun uzun konuştuk. Gecenin sonunda, yıllardır aynı sınıfı paylaşmış olmamıza rağmen onu aslında o gece daha yakından tanıdığımı düşündüm.
Şimdi geriye o uzun sohbet kaldı.
İnsan bazen bir arkadaşını yıllarca tanıdığını sanıyor, fakat onun hayatının bütün hikâyesini hiç bilmediğini ancak kaybettikten sonra anlıyor.
Sevgili Muhittin, iyi ki o gece aynı masada yan yana oturmuşuz. İyi ki seni dinleme fırsatım olmuş.
Seni şimdi o geceki tatlı sohbetin, sakin tavrın, mühendislik merakın ve toprağa duyduğun bağlılıkla hatırlayacağım.
Geride iyi eğitim almış bir mühendis, iyi bir çiftçi, başarılı bir kooperatifçi ve her şeyden önemlisi üretime inanmış değerli bir insan olarak güzel bir iz bıraktın.
Allah rahmet eylesin. Mekânın cennet olsun sevgili sınıf arkadaşım.
Ailene, yakınlarına, Polatlı’daki dostlarına ve bütün ODTÜ Makina 1973 sınıf arkadaşlarımıza başsağlığı diliyorum.