Adalar Belediyesi’nde ‘Aya Nikola’ Krizi: 25 Milyonluk Arsa Takası Yattı, Borç Katlanıyor!
Adalar Belediyesi iştiraki Personel Limited Şirketi, Büyükada Aya Nikola Halk Plajı’nın ödenmeyen kiraları nedeniyle tarihinin en büyük mali krizini yaşıyor
Adalar Belediyesi iştiraki Personel Limited Şirketi, Büyükada Aya Nikola Halk Plajı’nın ödenmeyen kiraları nedeniyle tarihinin en büyük mali krizini yaşıyor. Vakıflar ile sağlanan 25 milyon TL’lik taksitlendirme/arsa takası anlaşmasına uyulmaması borcu içinden çıkılmaz bir hale getirirken; “kamu zararı” iddialarının odağındaki sürecin kilit ismi Tanay Garip’in Başkan Yardımcılığına atanması tartışmaları daha da alevlendirdi.
Adalar Belediyesi’nin iştiraki olan Personel Limited Şirketi iflasın eşiğinde. İlk olarak 27 Kasım 2025 tarihinde gündeme taşıdığımız iflas ve yolsuzluk iddiaları, aradan geçen zamana rağmen aydınlatılabilmiş değil. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait Büyükada Aya Nikola mevkiindeki belediye halk plajı ve tesislerinin kirasının yaklaşık 2 yıldır ödenmemesi, belediyenin mali yapısında adeta bir kara delik açtı.
25 Milyon TL’lik Taksit/Arsa Takası Anlaşmasına Uyulmadı, Borç Çığ Gibi Büyüdü
Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait 64 ada 4 parseldeki taşınmaz için 2022 yılında ihaleye girerek kiracı olan belediye şirketi, derin bir ödeme krizinin içinde. Başlangıçta 191 bin TL olan, ardından TÜİK oranlarıyla 507 bin 690 TL’ye çıkan kiranın güncel olarak aylık 800 bin TL civarına ulaştığı ve yaklaşık 2 yıldır tek kuruş ödeme yapılmadığı belirtiliyor.
Edinilen son bilgilere göre; krizin çözümü için Vakıflar Genel Müdürlüğü ile masaya oturuldu ve 25 milyon TL karşılığında “arsa takası” yöntemiyle borcun kapatılması için anlaşmaya varıldı. Ancak iddiaya göre belediye cephesi bu anlaşmanın şartlarına uymadı. Takas işleminin gerçekleştirilmemesi ve anlaşmanın bozulmasıyla birlikte borç faiz sarmalına girdi. Katlana katlana büyüyen mevcut borcun 25-30 milyon TL bandına ulaştığı ifade ediliyor.
Maliyet Düşük, Gelir Yüksek: Peki Paralar Nerede?
Kamuoyunun en çok tepki gösterdiği konuların başında ise tesis içerisindeki büfenin gelirleri geliyor. İddialara göre plajın altyapısı İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından onarıldı; yaklaşık 3-4 milyon TL değerindeki malzemeler ise belediye öncülüğünde temin edildi veya bağış yoluyla sağlandı. İşletme maliyetinin bu denli düşük tutulduğu bir tabloda, büfeden elde edilen devasa gelirin kirayı neden karşılamadığı hâlâ büyük bir sır. Muhalefet ve vatandaşlar, “Satışlardan fiş kesilmediği ve muhasebe kayıtlarının eksik tutulduğu” yönündeki iddiaların aydınlatılmasını bekliyor.
Dönemin Meclis Üyesi, Bugünün Başkan Yardımcısı: Tanay Garip
Olayların yaşandığı dönemde Adalar Belediyesi Meclis Üyesi olan ve plajdaki büfenin yönetiminde kilit rol oynayan Tanay Garip’in kariyer sıçraması ise tartışmaların bir diğer odak noktası. Açıklanamayan milyonlarca liralık zarara ve hakkındaki onca iddiaya rağmen Garip’in bugün Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapması, kamuoyunda tepkilere neden oluyor.
Bungalovda “Etik Dışı” Konaklama İddiası
Mali krizin ortasında siyasi kulisleri hareketlendiren bir diğer iddia ise Başkan Yardımcısı Tanay Garip’in barınma durumu. Aslen Kınalıada’da ikamet ettiği görünen Garip’in, “Hamidiye Su Projesi” gerekçe gösterilerek Büyükada’ya taşındığı ve devlete ait bir bungalov evde konakladığı öne sürülüyor. Kendi mahallesi yerine devlete ait bir plaj tesisini şahsi konutu gibi kullanması, kamuoyunda “etik dışı bir ayrıcalık” olarak yorumlanıyor.
Şirketin Yükü Halkın Sırtında mı?
Ortaya atılan en vahim iddia ise; zarar eden şirket yöneticilerinin ve personelinin maaşlarının, şirketin kasasından değil, doğrudan Adalar halkının vergilerinden oluşan belediyenin ana bütçesinden ödenmesi. Kendi gelirleriyle ayakta kalması gereken şirketin, belediye bütçesini kullanması açık bir “kamu zararı” olarak nitelendiriliyor.
Adalar Halkı Adına Sorularımızı Yeniliyoruz:
Daha önceki haberimizde gündeme getirdiğimiz ancak yanıtsız bırakılan o soruları, ortaya çıkan ‘arsa takası krizi’ ile birlikte kamuoyunun şeffaf bir şekilde aydınlatılması adına yönetime bir kez daha yöneltiyoruz:
İşletme maliyeti İBB ve bağışçılar tarafından karşılanan büfenin gelirlerine rağmen neden 2 yıldır kira ödenmemiştir? Kazanılan paralar nerededir?
Plaj işletmesinde fiş kesilmediği ve büyük çapta kayıt dışı gelir elde edildiği iddiaları hakkında şeffaf bir soruşturma başlatılacak mıdır?
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile 25 milyon TL karşılığında anlaşılan “arsa takası” işlemi neden gerçekleştirilmemiş, belediye bu anlaşmaya neden uymamıştır?
Anlaşmaya uyulmaması sebebiyle katlanarak 30 milyon TL bandına ulaşan ve belediyenin geleceğini ipotek altına alan bu devasa kamu zararının hesabı kimden ve nasıl sorulacaktır?
Şirket müdürü ve personelinin maaşları, iflas noktasındaki şirketin kasasından mı yoksa doğrudan Adalar halkının vergilerinden oluşan belediye bütçesinden mi ödenmektedir?
Milyonlarca liralık kamu zararı ortadayken, süreci yöneten dönemin Meclis Üyesi Tanay Garip’in Başkan Yardımcılığına terfi ettirilmesinin gerekçesi nedir?
Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.