Adalar CHP Örgüt toplantısına Atilla Aytaç’ın konuşması damgasını vurdu!

Adalar CHP Örgüt toplantısına Atilla Aytaç’ın konuşması damgasını vurdu!
Yayınlama: 18.05.2014
Düzenleme: 19.05.2014 11:23
A+
A-

Adalar CHP Örgüt toplantısına Atilla Aytaç’ın konuşmasıdamgasını vurdu!

Adalar Cumhuriyet Halk Partisinin örgüt toplantısı Büyükada Anadolu Kulübü’nde gerçekleşti.Üyelerin ilgi gösterdiği toplantıya,Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Başkan Vekili Metin Tüzün,Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekillerinden Müslüm Sarı,Kadir Gökmen Öğüt,Celal Dinçer,İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ertuğrul Gülsever,Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç ve partililer katıldı.Toplantıya Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç’ın”Ya sen bağımsız aday ol ya ben olacağım diyen zihniyeti asla affetmeyeceğim”lafı damgasını vurdu.

Toplantıya Soma’da hayatını kaybeden emekçiler için saygı duruşuyla başladı.Bütün konuşmacılar konuşmaya başlamadan önce Soma’da meydana gelen vahim olay için başsağlığı dilekleriyle başladı.Ayrıca konuşmacılar vefat eden Mevlüt Aslanoğlu’na başsağlığı diledi.İlçe Başkanı Selçuk Yavuz’un açılış konuşmasından sonra konuşmak isteyen partililere söz verildi.Konuşmak isteyen partililere 10 dakika konuşma süresi  verildi.

İlk sözü Arif Aydın aldı.

Arif Aydın konuşmasında işsizlik ve fakir sayısının yüksek olduğu,ekonomik krizin kapıda olduğu,ailelerin borçla yaşadığı,rüşvetin tavan yaptığı ve dört bakanın rüşvet suçundan bakanlıklarından olduğu,başbakan oğlunun polis tarafında arandığı bir zamanda Cumhuriyet Halk Partisinin şuan ki oylarından daha fazla oy alması gerektiğini savundu.Parti olarak AKP-PKK işbirliğini yeteri kadar teşhir edilmediğini savunan Aydın,1999 yılında yakalanan PKK liderinin bu gün ülkeyi idare eder pozisyonda olduğunu belirtti.PKK’nın çoğu yerleşim biriminde fiilen hakim güç haline getirildiğinin altını çizen Aydın,PKK hakimiyetinin insanlara  barış açılımı olarak yutturulduğunu söyledi.Sağ toplumun Atatürk düşüncesinde birleştirilmesi gerektiğini  belirten Aydın,tam bağımsızlık,halkçılık ve laiklik savunulmalı ve CHP’nin altı ok programını kendi ülkesinde uygulamaya geçip tüm Amerika’da etki yaratan Chavez gibi olması gerektiğini belirtti.

Daha sonra kürsüye Hikmet Eliz geldi.

Hikmet Eliz konuşmasında kendinden önce konuşan Arif Aydın’a yüklendi.Eliz konuşmasında “ ’Aramızda sulh yapacağız’ yahu kardeşim biz savaşı kendimizle yapmadık.Bu parti içinde sulh her zaman var.Fikirler tartışılır insanlar birbirlerini kırmaz.Evet Adalar’da seçim kazanıldı.Benden önceki konuşmacı CHP’nin daha fazla oy alması gerektiğini savundu.Peki be kardeşim,üye olarak acaba bizler genel merkeze ve parti yönetimine görevlerimizi tam olarak yaptık mı?Bunun hesabını bir üye vicdanı olarak değerlendirirsek üyelerimizin hiç mi suçu yok?Burada yollarda,sokaklarda,evlerde işittiğimiz bir laf var.‘Ben Coşkun’u destekleyeceğim,bu sefer böyle vereceğim’.Yahu kardeşim Türkiye elden gidiyor,faşizm,maşizm demek çok kolay ama savaşmak biraz zor.En kolayı tenkit edelim.Efendim faşizm,maşizm geliyor.Peki geliyor eğer Türkiye’de gezi olayları olmasaydı,17 Aralık operasyonu olmasaydı,23 Şubat olmasaydı biz ne yapacaktık?Hatalı olabiliriz,zaman zaman eleştirdik,yahu üyeler birazda kendimizi eleştirelim.Bu partinin bir disiplini var.Altı oku var.Bunun etrafında birleşmemiz gerekiyor.Bu parti devrimcidir.Bu parti Halkçıdır.Bu parti cumhuriyetçidir.Yok efendin sulh yapalım,neyin sulhunu yapıyorsun.Bizler,Milletvekillerimiz ve Genel Başkanımız Ak Partiyle savaştan çıktık.Bir şey daha sormak istiyorum!’Sulh yapalım’Burada görmüş olduğunuz bir avuç insan,yedi kişi sekiz kişi,yönetim kurulu 2013 yılında göreve geldiler.Peki şu an imza toplayıp örgütü düşürelim,ilçeyi düşürelim diyen arkadaşlarımıza sormak isterim,sekiz ay bu yönetim görevdeyken sizler neredeydiniz?Seçim öncesi.Çünkü seçimlere inanmıyordunuz,kazanacağımıza inanmıyordunuz.Bu inançsızlığınız dışında bu yedi kişiyi günah keçisi yapmaya çalışıyorsunuz.”AYIP”,madem ki sulh bunlarla devam edeceğiz,bu yedi kişiye destek vermeliyiz.Zaten normalde kongre süreci başlayacak.Sabrınız mı taştı?Neredeydiniz sekiz ay?Bırakın kardeşim bu arkadaşlar üç ay daha işlerini yapsınlar.Olağan kongre yapılsın,ne lüksümüz var olağanüstü kongreye.Türkiye yanıyor,yangın içindeyiz.Hepimiz destek verelim bu arkadaşlarımıza.Biraz canım sıkılıyor kusura bakmayın, hepinize saygılarımı sunuyorum.”dedi.

Hikmet Eliz’den sonra kürsüye Deniz Emin Tüfekçi geldi.

Tüfekçi konuşmasına Soma’da yaşanan felaketle başladı.

Soma’daki insanların güvencesiz,yanlız,kıstırılmış vaziyette yok edildiklerini belirten Tüfekçi,insanlarımızın şehit edebiyatına inanmamaları gerektiğini savundu.Tüfekçi konuşmasına şöyle devam etti.”Orada Şehit falan yok,bir katil devlet var,bütün bunlara göz yuman bir devlet var ve çaresiz insanların cesetlerini  bir  milyon iki milyon vererek satın almaya çalışıyorlar.19 Mayısı yok etmeye çalışıyorlar.Güya üç günlük yas ilan ederek sanki 19 Mayıs bir çengi olayı gibi Kurtuluş Savaşının başını andığımız bir günü yok etmeye çalışıyorlar.Bu şehit edebiyatına dur dememiz lazım.Orada bir katliam var,insanlar öldürüldü yok edildi.Sayısını bile bilmiyoruz daha.200 sene önceki maden kazasını bu da vardı diye bu güne uyarlamaya çalışıyorlar.Bizim örgüt olarak bunu halkımıza anlatmamız lazım.CHP Türkiye’nin en köklü örgütüdür.Bir milyon üyemiz var,yüz yedi,yüz sekiz bin gencimiz var.24 yaş altı genç sayısı bu ülkede 564,bizim ise 30 yaş altı üyemiz %10.2.Kadının olmadığı,gencin olmadığı,bir kuşun sol kanatı sol kanatı yoksa uçamaz.Bu eksikliklerin sebebini kendimizde aramamız lazım.Niye Türkiye bu noktada,niye madenlerde bu katliamlar oluyor,niye trafik bu halde bunları bilmemiz lazım,kapı kapı dolaşıp bunları anlatmamız lazım,villanın sahibi CHP’ye oy veriyor,kapıcısı AKP’ye oy veriyor.Bu arkadaşlarımızı kutlarım.Başarılı bir seçim süreci geçirdiler.Yeterli yetersiz ama ortada bir başarı var.”dedi.Bu başarının 17 aralık süreciyle doğrudan bağlantısı olduğunu belirten Tüfekçi,gençlik kollarında arkadaşı olan Sarıgül ile ilgili AKP’ye slogan üretiğini belirtti.

 

Kadir Gökmen Öğüt yaptığı konuşmasında,

Adalar’da kazanılan seçim için partilileri tebrik etti.Kadınların,gençlerin ve örgütün Adalar seçimini kazanmasından dolayı çok mutlu olduğunu belirtti.Kazanan insanların ruk haliyle hep kazanılacak yerlerde olacakmış gibi kendilerini hissettiklerini belirten Öğüt,kendisininde Kadıköy’de hep kazandığını ancak milletvekili olduktan sonra bazı İl ve İlçelere gittiğini ve oradaki durumları gördüğünü ancak adalıların bunları görmedikleri için ada da kazanılan seçimin değerini tam anlayamadıklarını belirtti.Adalılara buranın kıymetini bilmediklerini belirten Öğüt,yüzde 1,1.5 oy alan İllerin olduğunu daha önce üç,dört milletvekili çıkartılan illerde bir meclis üyesi çıkartılamadığını belirtti.Bunların konuşulup tartışılması gerektiğini belirten Öğüt,adalılara kazandıkları bu seçimin kıymetini bilmeleri gerektiğinin altını çizdi.Örgütün eleştirilmesiyle kendini bıçaklaması arasındaki dengenin bir türlü kuramadıklarını belirten Öğüt,moral bozmadan toplantıdan bir enerji ile çıkılmasının gerektiğni belirtti.Kazanılan seçim için adalılara teşekkür etti.

Kürsüye gelen Baki Nedim Baltacı konuşmasında;

“Değerli arkadaşlarım,cenazelerin üstüne basa basa Soma’daki işçinin anlattıkları vahim şeylerdir.Köşelerde kıvrılmış karbonmonoksit gazının baskısıyla son anda namazını kılan,avucunun içerisinde helalleşme yazısı yazan insanların dramını düşünüyor musunuz!Üçüncü sınıf bir kabloyla vantilatörlerin çalıştırıldığını,bunun yanması sonucında ateşlenen linyitin yaymış olduğu bir olumsuzluk atmosferinde ölülerimiz var.bunların açıklanması,biz maliyeti yirmi üç dolara düşürdük diye bir patron,işte vahşi kapitalizmin bir alanda metafora olarak açıklanmasını yapıyor.Buzhanede bakanın tane tane saydığı bu ölümler,’bir şey mi bunların fıtratında var’diyen başbakanın orta çağ dan 1700’ler den 1800’lere kadar gösterdiği örnekleri de ele alırsak gelinen noktada işçi sınıfımızın sadece bir maliyet unsuru olarak gündeme getirildiğini görürüz.Yapılmak istenen küresel hegemonyanın yaklaşımı,süper sınıf yaratma ve Tayyip Erdoğan’ın her zaman övündüğü dolar milyarderlerini en çok yükselişini sağlayan bir ülke olduğumuz gerçeğidir.İnsanların gözünü kör eden,öldüren,bir milyon ağacı boğazda kestiren,yüzlerce şirket kölesine dönüşmüş işçilerimizin katlini yapan polislere methiyeler düzen ülke başbakanına, en çok bizi yaralayan, ruhlarımıza basarak değerlendirmesini yapan bu partinin en üst yönetim kurulu üyesi Binnaz Toprak hanımefendidir.’Çok karizmatik bir adam,bir halk adamı’ yani şimdi bunları söylemeyelim de buraya gelenler ceviz oynamayı mı geliyor?Tabi ki seslendirecek,tabi ki bu genel arıza karşısında demokratik tavrını sergileyecek, arkasından bir pot daha kırdı pot değil kendi gerçeğini yaşıyor ama esas olan benim de anlayamadığım bu gerçeğin arkasındaki güç Kimdir?erdoğan Toprak Fetullah yaklaşımında bulunan x adlı başka milletvekilleri hangi güç bunları getiriyor.Bunların değerlendirilmesi yapılmadan başka bir değerlendirmenin sentezleştirilmesini yapmanın hiç bir anlamı yoktur.Değerli arkadaşlarım,Emrehen Halıcı 178.000 sandıktan 64.000’inde varız dedi.Burada hamasi şeyler söylememize gerek yok.Bu partiyi fuzuli bir duruma düşüren,AKP’nin ekonomisi bizden iyidir diyen Binnaz Toprak,bu partiyi fuzuli bir parti durumuna düşürmüştür.AKP’nin ekonomisi iyiyse niye buralardasınız?Sizi hangi güç milletvekili yaptı?dedi.Adalar Belediyesinin mali durumunun iyi olmadığına değinen Baltacı konuşmasına şöyle devam etti.”Adalar Belediyesine nasıl para bulacağız nasıl yardımcı olacağız.Sosyal demokrasinin çağdaş plandaki yerine uygun bir partiyi nasıl yaratacağız ona bakacaksınız”dedi.Partili olup da başka partilere çalışanları derhal CHP ile ilişkisinin kesilmesi gerektiği belirten Baltacı,partide olması gereken en önemli şeyin omurgası olduğunun altını çizdi.

Kazım Biçer yaptığı konuşmasında;

Soma’da yeni bir sendika dediğimiz iç içe olmuş işbirlikçi bir sendikanın burada şehit olan madenci emekçi arkadaşlarımızın,Türkiye’de sosyal demokrasinin ve devrimci sendikalarının ne kadar değerli,güçlü istek durumunda olduğu CHP’nin temel düşüncesinde olduğu  tekrar gündeme geldi.Dün akşam televizyonda hepimiz seyrettik.Ertuğrul Özkök beyefendi yine Başbakanlık danışmanı Akif denen bir şahsiyet çok güzel aralarında bir anekdot geçti.Ertuğrul Özkök şöyle dedi;”Değerli arkadaşlar,biz emeği sadece fabrikada işçilerle tanıyoruz ve gittim gördüm üzüldüm.O Kasımpaşa’da yetişti ben İzmir’in herhangi bir yerinde yetiştim,demek ki emek unutulmuş.Bu bakımdan Türkiye’de ve ülkemizde CHP’nin hassas olan temel bir düşüncesi,örgütlerin olmadığı.Burada öğretim üyesi olduğunu ifade eden ve partimizin üst düzeyinde olan bazı şahsiyetler var.Şunu söylemek istiyorum.Örgüt tarifi yapılırken bilindiği gibi hepimizin bildiği gibi toplumların toplumların bir araya geldiği dışa dönük çalışma alanlarıdır.Ama örgütlerin faaliyetleri de siz kopuk bir şekilde kendinizi ifade edip örgütle bağlantınız olmadığı halde,örgüt faaliyetinin olmadığı görülür.Burada kişilik ve örgüte bağlılık çalışma şekillerinin olmadığı görülür.Şimdi değerli arkadaşlarım,ortamı germek istemiyorum.Ama söylediğim bir şey var.Burada ifade ediliyor.Sosyal demokrasinin devrimci emek hareketi hiç kimsenin bölgesel hareketi olmamalıdır.Yani insanların vilayeti,bölgeleriyle iş bulmaları ona endeksli değildir.Bu bakımdan bu yanlışı düzeltmek isterim”dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Müslüm Sarı konuşmasında;

Örgüt toplantılarında geçmişe dönük eleştirilerin yapıldığını ancak kendisinin CHP’nin bundan sonra ki yol haritasının nasıl olacağının tartışılması gerektiğine inananlardan olduğunu belirtti.Eleştirileri yapıcı bir tonda tutup gelecege de ışık tutmaya çalışıp nasıl daha iyiye gidebiliriz,nasıl bir vizyon inşa edebileceğimizi tartışmaları gerektiğinin altını çizdi.Sarı,CHP’yi geçmişteki hatalarından çıkararak geleceğe dönük doğru bir persfektife nasıl yönetebilirizi de tartışmaları gerektiğini savundu.Seçimi ve seçim sonuçlarını çok iyi analiz etmeleri gerektiğini söyleyen Sarı,Türkiye’nin nesnel koşulları bir sosyal demokrat için bütün olanakları sunduğunu belirtti.Sosyal  ekonomik koşulların,nesnel koşulların,konjoktür,işsizlik,yoksulluk,yolsuzluk bunların hepsini yaşadıklarını belirten Sarı,Türkiye’de nesnel koşullar bir iktidar değişikliği için bütün olanakları sunduğunu söyledi.CHP’nin ideolojik duruşu konusunda bir kafa karışıklığını olduğunu gördüğünü belirten Sarı,hem genel merkez düzeyinde hem de örgütler düzeyinde kendisinin CHP’nin programına ve tüzüğünde yazılı olduğu gibi bir parti olmasını istediğini belirtti.CHP,Atatürk’ün altı okunda beslenen sol ve sosyal demokrat bir parti olduğunu söyleyen Sarı,CHP’nin herkesten oy alacağını ama CHP’de siyaset yapan seçilmişler çeşitli kademelerinde bulunan herkesin buradaki programa uygun ideolojik duruş,tutum ve pozisyon içinde olması gerektiğini belirtti.Hiç kimsenin CHP’den büyük olmadığını söyleyen Sarı,CHP’nin kendi ideolojik ana omurgasını koruyarak 21 yüzyıl koşullarında bir sosyal demokrat model sunmak zorunda olduğunun altını çizdi.Yeni CHP kavramına inanmadığını belirten Sarı,Yeni CHP kavramının bir kopuşu ifade ettiğini,ancak kendisinin süreklilik içerisinde değişimin olmasına inandığını belirtti.CHP’nin yenilenmesi gerektiğini savunan Sarı,bütünlükçü bir sol yaratmak ve bunu topluma sunmak zorunda olduklarını,kimsenin aslı varken sahtesine oy vermeyeceğini belirtti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Grup Başkan vekili  Ertuğrul  Gülsever konuşmasında;

Adalarla ilgili mevcut sorunları belediye Başkanıyla birlikte irdelediklerini belirten Gülsever,adaya nakti ve ayni yardımların nasıl sağlayabilecekleri konusunda gayret sarfettiklerini bildirdi.İstanbul’da 14 Belediye Başkanlıklarının olduğunu belirten Gülsever,bunlardan birinin Adalar Belediyesi olduğunu  diğer 13 Belediye Başkanının mutlaka Adalar Belediye Başkanına içinde bulunduğu olumsuz koşulara destek vermesinin bir zaruriyet bir mecburiyet olduğunun önemini belirtti.Adalarla ilgili önlerine iki konu geldiğine değinen Gülsever,bunlaradan birinin Büyükada’da bir cami yerinin oluştuğu ve kendilerinin buna destek verdiğinin ancak yerin büyüklüğünün 462 m2 bir daire büyüklüğünde olduğunu belirtti.Laf olsun beri gelsin diye toplumun dini inaçları üstüne oynanan bu oyunların doğru olmadığını söyleyen Gülsever,kendilerini mescit yapacağız diye geçiştirdiklerini söyledi.Adalarla ilgili ikinci hususun kültür tesisi alanı olduğunu belirten Gülsever,Belediye Başakanı ile konuşup ihtiyacı tespit ederek yardımcı olacaklarını belirtti.

Son olarak söz alan Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç;

Son olarak kürsüye gelen Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç’ın konuşması toplantıya damgasını vurdu.Atilla Aytaç konuşmasında;”Değerli TBMM Başkanvekilim Metin Tüzün,Değerli Milletvekilim Müslüm sarı,Kadir Gökmen,Celal Dinçer,değerli İBB Grup Başkan Vekili Ertuğrul Gülsever,değerli partililer hepinizi saygılarımla sevgilerimle selamlıyorum.Bundan tam iki yıl önce çok dar bir grupta arkadaşlarımız Belediye Başkan Adayı olmam konusunda ısrarcı olmuşlardır.Ben böyle bir teklifi öncelikle kabul etmedim.O zorlamalar devam etti.Bir takım şartlar ileri sürdüm.Hep arkamda olursanız bu görevi yaparım dedim.Tam Haziran ayı başıydı.Ofisimizi tuttuk,planlarımızı yaptık ve günde 18 saat çalışmaya başladık.Kınalının tepesinde başladık.Antenlerde başladık.Orada bir çok insanla görüştük.Beş yıldır hiç bir partili bize gelmedi dediler.Mahmut hocamla,Kazım hocamla ve diğer arkadaşlarımla birlikte bu çalışmaları yaptık.9 Şubat’ta aday oldum.9 Şubat’ta aday olduktan sonra bir avuç partili ama bütün gençler ve bütün kadınlar hep birlikte İlçe Başkanım başta olmak üzere mükemmel bir çalışma yaptık.Bir hedef koymuştuk.Önce Kınalıyı halledecektik.Kınalıyı hallettik ve bu seçimi aldık.Bu arada bazı arkadaşlarımız,Atilla Aytaç seçimi kaybetsin diye servetimi harcarım dediler.Ben 30 Mart’tan sonra,30 Mart öncesini tamamen unuttum.30 Mart öncesi olumsuz davranışlar içinde olan hiç bir arkadaşımla hiç bir şekilde bir hesabım yoktur.Aday Adayı arkadaşlarımdan Avni Kurtuldu,Ercan Akpolat,Erkan Doğan,Deniz Emin Tüfekçi yanımda yer aldılar.Birlikte çalıştık.Bazıları daha çok,bazıları daha az.Ama destek verdiler ve bu seçimi aldık.”dedi.Bu seçimi alacaklarını kendileri dışında hiç kimsenin inanmadığını söyleyen Aytaç,konuşmasına şöyle devem etti.”Biz bu seçimi alacağımıza inanıyorduk ve aldık.Asıl güçlük bundan sonra.30 Mart öncesi tüm olumsuzlukları unuttum.Ben konumum gereği unuttum.Ama partinin hafızası o olusuzlukları mutlaka kaydetmelidir.Ben konumum gereği unuttum ben Belediye Başkanıyım.Tüm partililerin mutlaka bana destek olması gerektiğini düşünüyorum.Hiç bir partilimi seçim öncesi çalıştı çalışmadı diye sınıflandıracak durumda değilim.Tüm partililerimle birlikte,Adalar ilçesinin bu güçlüklerini aşmaya çalışacağım.Tüm çalışanlar mutlaka kayıt içinde olacaktır.Adalar Belediyesinin örtülü ödeneği olmayacaktır.Adalar Belediyesi hukuk dışı hiç bir iş yapmayacaktır.Hukuk dışı bir iş talep eden arkadaşımla kavga ederim.Çünkü ben hukuk dışı bir iş yapmak için aday olmadım.Hukuk dışı bir iş yapmak üzere Belediye Başkanı olmadım.Yedi Belediye Meclis üyemiz var benimle beraber sekiz.8/4 gibi bir üstünlüğümüz var.Hiç bir Belediye Meclis Üyemiz iş takibi yapmayacaktır.Hiç bir Belediye Meclis Üyemiz iş takibi içinde olmayacaktır.Farklı bir belediyecilik anlayışı,farklı bir yönetim anlayışı sergileyeceğiz.75 memur 52 kadrolu işçi den ibaret bir belediye devraldık ve personel giderimiz %60 ların üzerinde.Biz bunlarla çalışmak zorundayız.Bu memurların belki 5-6 sı bize oy verdi.Belki 5 veya 6 sı diğerleri değil ve biz bunlarla çalışacağız.Seçimlerde beni  en çok üzen sekizinci meclis üyemizi çok az bir farkla kaybetmiş olmamızdır.Bu meclis üyemiz ki ,hukukçu meclis üyemizdi.Bize katkısı çok olacaktı.Buna neden olan şuan da aramızda oturan anlayıştır.’YA SEN BAĞIMSIZ ADAY OL YA BEN OLACAĞIM’diyen anlayıştır.160 oyla sekizinci meclis üyemizi bize kaybettiren anlayıştır.ONU ASLA AFFETMEYECEĞİM,ASLA ONU AFFETMEYECEĞİM.Yani sekizinci belediye meclis üyemizi bize kaybettiren anlayışı ASLA AFFETMEYECEĞİM.O arkadaşımız hukukçu bir arkadaşımızdı.En çok hukukçu bir arkadaşa ihtiyaç duyduğumuz noktada sekizinci meclis üyemizi kaybettik.O anlayış bizi hukukçu bir belediye meclis üyemizden mahrum bıraktı.Hepinize saygılarımı sevgilerimi sunuyorum.İyi akşamlar diliyorum”dedi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 12 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.