Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bilindiği üzere, 23 Haziran’da Adalar Belediye Başkanı Ercan Akpolat tutuklanarak iki meclis üyesi ile birlikte görevden uzaklaştırıldı. Bu gelişmenin ardından 27 Haziran’da belediye meclisinde başkan vekilliği seçimi yapıldı. Esasında CHP meclis üyesi Aytül Ekşiyan bu görevi istiyordu ancak CHP grubu Medine Pamuk üzerinde uzlaşınca, Pamuk 5’e 2 oyla başkan vekilliğine seçildi.
HEDEFTEKİ İSİM VE VALİLİK DİLEKÇESİ
İşte ne olduysa bu seçimden sonra oldu ve parti içinde adeta bir siyasi manevra dönemi başladı. Aytül Ekşiyan ile hareket ettiği iddia edilen CHP meclis üyesi Mehmet Turgut Erdoğan, 23 Temmuz’da Valiliğe bir şikayet dilekçesi verdi. Dilekçede belediye encümen üyeleri Ercan Akpolat, Yavuz Çiftçioğlu ve Medine Pamuk hakkında suç duyurusunda bulunuluyor, bu üç ismin acilen görevden alınması talep ediliyordu. Oysa Medine Pamuk dışındaki iki isim zaten görevde değildi. Hedef tahtasına açıkça Medine Pamuk oturtulmuştu.
BAĞIMSIZLIK İLANI VE KUSURSUZ SANILAN PLAN
Ekşiyan ve Erdoğan ikilisinin, Pamuk’u koltuğundan indirip yerine Ekşiyan’ı getirmek için kolları sıvadığı konuşuluyordu. Kâğıt üzerindeki matematik onlara güven veriyordu: Mecliste 5 oyları vardı. Medine Pamuk oy vermese dahi 4’e 2 ile seçimi kazanacaklarını hesaplıyorlardı. Üstelik Yavuz Çiftçioğlu kısıtlıydı ve oy kullanamıyordu.
Bu plan doğrultusunda Aytül Ekşiyan, 18 Ağustos’ta CHP’den istifa ederek yoluna bağımsız devam edeceğini ilan etti. Siyasi kulislerde kendisinin “ağır abla” pozisyonuyla hem CHP’nin hem de Yeni Parti’nin adayı olacağı konuşuluyordu. Sürecin sonunda şikayet dilekçesi Medine Pamuk’a ulaştı ve kendisine yönelik bu hamleyi kabullenemeyen Pamuk istifasını sundu.
DİMYAT’A PİRİNCE GİDERKEN ELDEKİ BULGURDAN OLMAK
Plan kusursuz işliyor gibi görünse de siyaset mühendisliğine soyunanlar büyük bir detayı atlamıştı. “Cin olmadan adam çarpmaya” kalkanların hesabı meclis duvarına çarptı; evdeki hesap çarşıya uymadı. Aytül Ekşiyan’a destek vermeyen iki meclis üyesinin hamlesi dengeleri tamamen bozdu. Elbette bu süreçte o iki ismi de masumlaştırıp “demokrasi kahramanı” ilan etmemek gerekiyor. Zira kulislerde, bu üyelerden birinin dükkânıyla ilgili kaçak yapı sorunları olduğu, diğerinin ise farklı siyasi ve ticari açıkları bulunduğu biliniyor. Belki de bu zaaflar, meclisteki kritik tutumlarını belirleyen asıl etken oldu.
Sonuç olarak, bu iki ismin kendi hesaplarıyla desteğini çekmesi ve üzerine Yavuz Çiftçioğlu’nun oy verme yasağının kalkmasıyla oylama 5’e 4 ile AK Parti lehine sonuçlandı. Kısacası bu siyasi hamle, Dimyat’a pirince giderken CHP’yi elindeki bulgurdan etti. Dünden beri sokaklarda Aytül Ekşiyan’a oy vermeyen meclis üyeleri için “satılmış” diye bağıran bazı CHP’lilerin, bence durup bir kez daha düşünmesi gerekiyor: Kendi partisinin vekilini dilekçeyle düşürüp koltuğu altın tepside rakibe sunan operasyon mimarları varken, biz bu belediyeyi asıl nasıl ve niye kaybettik?