İstanbul’un incisi Adalar, son günlerde alışılagelmişin dışında bir manzarayla gündemde. Büyükada’da kaydedilen görüntülerde, devasa farelerin gündüz vakti sokaklarda özgürce dolaştığı, kedilerin ise bu durum karşısında sadece izleyici kaldığı görülüyor. Peki, fareler neden yer altından yer üstüne çıktı? Bu durum çocuklar ve toplum sağlığı için ne kadar büyük bir risk taşıyor?
Fareler Neden Yollara Çıkıyor?
Bilimsel literatürde “Rattus norvegicus” (Kanalizasyon faresi) olarak bilinen türlerin sokaklarda sık görülmesi, genellikle ekosistemdeki bir dengesizliğe işaret eder. Uzmanlara göre bunun temel nedenleri şunlardır:
Besin Kaynaklarına Kolay Erişim: Sokaklara bırakılan açık çöpler ve kedi/köpek mamalarının kontrolsüzce çevreye yayılması, fareler için “açık büfe” etkisi yaratmaktadır.
Aşırı Popülasyon Artışı: Fareler çok hızlı üreyen canlılardır. Yer altındaki koloniler kapasitesini aştığında, genç ve baskın bireyler yeni alanlar bulmak için yüzeye çıkar.
Altyapı ve Mevsimsel Değişimler: Yağışlar veya altyapı çalışmaları farelerin yuvalarının bozulmasına ve yer değiştirmelerine neden olabilir.
Predatör (Avcı) Eksikliği: Videoda da görüldüğü üzere, şehir hayatına alışmış ve insanlar tarafından beslenen sokak kedileri, çoğu zaman bu denli büyük fareleri avlamak yerine onları izlemeyi tercih etmektedir.
Bilimsel Gerçekler: Farelerin İnsan Sağlığına Zararları
Fareler sadece bir görüntü kirliliği değil, aynı zamanda “hareket eden hastalık depoları”dır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve halk sağlığı uzmanları, kemirgenlerin 35’ten fazla hastalığı doğrudan veya dolaylı olarak bulaştırabildiğini belirtmektedir.
Leptospirosis: Farelerin idrarıyla kirlenmiş su veya toprakla temas sonucu bulaşır. Karaciğer ve böbrek yetmezliğine kadar gidebilen ciddi bir hastalıktır.
Salmonellosis: Farelerin dışkılarının gıdalara veya yüzeylere temasıyla bulaşan bir mide-bağırsak enfeksiyonudur.
Hantavirüs: Fare dışkısı veya idrarının kurumuş partiküllerinin solunmasıyla bulaşır; akciğer hastalıklarına yol açar.
Veba ve Tifüs: Farelerin üzerinde taşıdığı pireler aracılığıyla insanlara bulaşabilen tarihi ve tehlikeli hastalıklardır.
Çocuklar İçin Büyük Tehlike!
Çocuklar, dünyayı dokunarak keşfettikleri ve bağışıklık sistemleri yetişkinlere göre daha hassas olduğu için en büyük risk grubundadır.
Temas Riski: Farelerin geçtiği kaldırım, park ve bahçelerdeki yüzeyler mikroplarla kirlenir. Çocukların bu yüzeylere dokunup ellerini ağızlarına götürmeleri bulaş riskini artırır.
Isırma ve Tırmalama: Fareler köşeye sıkıştıklarını hissettiklerinde saldırganlaşabilirler. Fare ısırığı “Sıçan Isırığı Ateşi” (Rat-bite fever) denilen ağır bir tabloya yol açabilir.
Ne Yapılmalı? Bilim insanları, Adalar’daki bu sorunun çözümü için sadece bireysel mücadelenin yetmeyeceğini, “Entegre Haşere Yönetimi” uygulanması gerektiğini vurguluyor.
Çöp toplama saatlerinin disipline edilmesi,
Sokak hayvanları için bırakılan mamaların kapalı ve kontrollü alanlarda verilmesi,
Belediye ekipleri tarafından halk sağlığına zarar vermeyen profesyonel ilaçlama yöntemlerinin (istasyon sistemleri) yaygınlaştırılması hayati önem taşıyor.
Adalar sakinleri yetkililerden, bu manzaranın bir salgına dönüşmeden acilen kontrol altına alınmasını bekliyor.
Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Marmara Denizi’nin ekolojik dengesini korumak amacıyla endüstriyel avcılığa kapatılan alanlarda (103 No’lu Harita), yasak olmasına rağmen avcılık yapıldığı iddiaları yeniden gündeme geldi. Bugün sabah saatlerinde Bostancı-Adalar hattında seyreden bir vapurda bulunan yolcunun, dev balıkçı teknelerini yasaklı bölge içinde fark etmesiyle yetkililer alarma geçti. Vatandaşın kararlı takibi, konunun kısa sürede Sahil...
İstanbul denince akla gelen ilk sahnelerden biri olan vapur ve martı ikilisi, soğuk kış günlerinde de kentin estetiğini tamamlamaya devam ediyor. Adalar hattında seyahat eden yolcular, gri gökyüzüne ve çiseleyen yağmura inat, vapurun peşini bırakmayan martıları son zamanlarda sürüye katılan kargaları elleriyle besleyerek bu eşsiz geleneği yaşatıyor. Boğaz’ın Kanatlı Misafirleriyle...
Heybeliada’nın en ikonik yapılarından biri olan Yel Değirmeni, adanın batı kesiminde, Değirmenburnu (Değirmen Burnu) mevkiinde, tepenin üzerinde yer alır. Çam ormanlarıyla çevrili bu tarihi yapı, hem Heybeliada’nın simgelerinden biri hem de ziyaretçilerin manzara seyretmek, piknik yapmak ve huzurlu bir gün geçirmek için tercih ettiği noktalardan biridir. Yapı, yuvarlak planlı, taş...
Şehir Hatları vapurlarında ciddi bakım ve onarım eksikliği yolcuları rahatsız etmeye devam ediyor. Özellikle Ahmet Hulusi Yıldırım vapurunun mevcut hali,
İstanbul’un akciğerleri olarak bilinen Kınalıada, Burgazada, Yassıada ve Sivriada arasındaki bölge, dün sabah saatlerinde kaçak avcılık iddialarıyla hareketlendi.