#Nostalji

Şubat ayının ortasında parlayan güneş, Adalar'ı adeta bir tabloya dönüştürdü. Fonda "Bir Başkadır Benim Memleketim" ezgileri yankılanırken; Heybeliada'nın tarihi silueti ve süzülen Şehir Hatları vapuru, İstanbul'un karmaşasından uzak, huzur dolu bir kaçış noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Tozlu rafların arasından süzülüp gelen sararmış bir gazete kupürü, bizi 1996 yılının o ılık Ağustos akşamlarına, İstanbul Adaları’nın sanatla atan nabzına götürüyor. Sosyal medyanın henüz hayatımıza girmediği, yaz akşamlarının tiyatro alkışları ve vapur düdükleriyle şenlendiği o ‘eski güzel günlerde’; 1-10 Ağustos tarihleri arasında Büyükada’dan Kınalı’ya uzanan bu muazzam kültür sanat...
İstanbul’un incisi Prens Adaları’ndan Burgazada’nın 1956 yılına ait siyah beyaz görüntüleri, izleyenleri duygusal bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Bereketli balık ağlarından adanın gülen yüzlerine, Kunduracı Mehmet’ten Balıkçı Apostol’a kadar uzanan bu arşiv, adanın “bir zamanlar” nasıl yaşayan, üreten ve eğlenen bir topluluk olduğunu gözler önüne seriyor. İşte 69 yıl öncesinin Burgazada’sından...