İstanbul’un en huzurlu köşelerinden biri olan Burgazada, bugünlerde büyük bir çevre skandalıyla çalkalanıyor.
İstanbul’un en huzurlu köşelerinden biri olan Burgazada, bugünlerde büyük bir çevre skandalıyla çalkalanıyor. “Sit Alanı” ve “Özel Çevre Koruma Bölgesi” statüsünde yer alan, doğal dokusunun korunması için çivi çakılmasının dahi sıkı izinlere tabi olduğu adada, yasalar hiçe sayıldı. Adalıların ve turistlerin yaz aylarında denize girmek için en çok tercih ettiği noktaların başında gelen “6 Numara” mevkii, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce kaçak hafriyat döküm sahasına çevrildi.
Görüntülere yansıyan manzaralar, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Sahil boyunca uzanan kıyı şeridinde, doğal kum ve çakılların yerini inşaat atıkları, beton bloklar ve tuğla yığınları almış durumda. “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edilen bir alanda bu denli büyük bir hafriyat kütlesinin nasıl olup da denetimlere takılmadan sahil şeridine döküldüğü ise büyük bir soru işareti yaratıyor. Kıyı kanununa göre kamuya açık olması gereken bu alanlar, şu an inşaat artıkları nedeniyle kullanılamaz halde.
Videoda açıkça görüldüğü üzere, sadece molozlar değil; çuvallanmış atıklar ve plastik çöpler de kıyıya yayılmış durumda. Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte binlerce kişinin ağırlanacağı bu plajda, paslı demirler ve keskin beton parçaları hem çevre sağlığını hem de can güvenliğini tehdit ediyor. Adanın ekosistemini ve deniz altı yaşamını da doğrudan etkileyen bu kirlilik, bölgedeki doğal yaşam döngüsüne geri dönülemez zararlar verme riski taşıyor.
Burgazada sakinleri ve çevre gönüllüleri, bu çevre katliamına karşı yetkilileri acil göreve çağırıyor. Kaçak dökümün sorumlularının tespit edilmesi ve sahilin derhal eski haline getirilmesi için suç duyuruları yapılmaya başlandı. Adanın silüetini bozan ve “Sit Alanı” yasalarını delik deşik eden bu görüntülerin temizlenmesi, sadece ada sakinleri için değil, İstanbul’un kültürel ve doğal mirasının korunması adına kritik bir önem taşıyor.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.