Büyükada Taş Mektep’te Sanat Rüzgârı: “Geçmiş Zaman Kargaları” Sergisi Büyük İlgi Gördü
Büyükada’nın tarihi dokusuyla bütünleşen Taş Mektep Kültür Merkezi, bu kez usta sanatçı Kemal Gökhan Gürses’in “Geçmiş Zaman Kargaları” sergisiyle sanatseverleri buluşturdu.
3 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen açılış, Büyükada’nın kültür-sanat hayatına yakışan seçkin ve renkli bir buluşmaya sahne oldu. Adalıların, sanatçıların, kültür-sanat dünyasından konukların ve Büyükada’yı ziyaret eden yerli ve yabancı sanatseverlerin katıldığı etkinlikte, Taş Mektep’in tarihi atmosferi ile serginin sürrealist dünyası birbirini tamamladı.
Açılışa katılan konukların sergiye gösterdiği ilgi ve eserler üzerine yaptıkları sohbetler, gecenin yalnızca bir sergi açılışı olmaktan çıkıp gerçek bir kültür-sanat buluşmasına dönüşmesini sağladı. Taş Mektep’in avlusunda bir araya gelen davetliler, hem eserleri inceleme hem de sanatçıyla ve birbirleriyle sohbet etme fırsatı buldu.
Etkinliğin özenli organizasyonu ve konukların sıcak ilgisi, Büyükada’nın kültür-sanat alanındaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.
ADA HAFIZASI KARGALARIN GÖZÜNDEN
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İBB Miras, İBB Kültür ve Adalar Müzesi iş birliğiyle gerçekleştirilen sergi, Büyükada’nın geçmişini, doğasını ve insan hikâyelerini farklı bir sanat diliyle ele alıyor.
“Geçmiş Zaman Kargaları”, adanın belleğine kargaların gözünden bakıyor. Sergide fotoğraf, illüstrasyon ve sürrealist anlatım bir araya gelirken, geçmiş ile bugün arasında mizahi ve düşündürücü bir bağ kuruluyor.
Serginin afişleri de bu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturuyor. Büyükada’nın farklı noktalarında karşılaşılan afişlerde; takım elbiseli, fötr şapkalı, klasik dönem kıyafetleri içindeki insan bedenli karga figürleri dikkat çekiyor.
İngilizce adıyla “Past Time Crows”, retro ve nostaljik görsel diliyle izleyiciyi yalnızca geçmişe değil, Ada’nın değişen yaşamına da bakmaya davet ediyor.
Kargalar burada yalnızca birer kuş değil; Ada’nın tanıkları, geçmişin sessiz gözlemcileri ve belleğin sembolleri olarak karşımıza çıkıyor.
TAŞ MEKTEP’TE MÜZİK VE SANAT BİRLİKTEYDİ
Sergi açılışı yalnızca görsel sanatlarla sınırlı kalmadı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen canlı müzik dinletisi de geceye ayrı bir renk kattı.
Üç kadın solist ve bir gitaristin sahne aldığı müzik dinletisinde seslendirilen akustik parçalar, Taş Mektep’in tarihi duvarlarında yankılandı. Konukların ilgiyle dinlediği performans, sanatçıların uzun süre alkışlanmasıyla son buldu.
Böylece Taş Mektep, bir akşam boyunca resimden illüstrasyona, edebiyattan müziğe uzanan çok yönlü bir sanat atmosferine ev sahipliği yaptı.
SERGİNİN SANAT KİTABI DA İLK KEZ OKURLARLA BULUŞTU
Açılışın bir başka önemli bölümünü ise sergi için özel olarak hazırlanan sanat kitabının tanıtımı oluşturdu.
Kitapta Kemal Gökhan Gürses’in eserlerinin arka planı, sanat anlayışı ve Büyükada’nın belleğiyle kurduğu ilişki ele alınıyor. Böylece sergi, yalnızca Taş Mektep’in duvarlarında görülen eserlerden ibaret kalmayıp yazılı bir belge niteliği de kazanıyor.
KEMAL GÖKHAN GÜRSES: MİZAHLA BAŞLAYAN UZUN BİR SANAT YOLCULUĞU
1964 İstanbul doğumlu Kemal Gökhan Gürses, karikatür, grafik tasarım, yazarlık, senaristlik ve sahne sanatları alanlarında üretim yapan çok yönlü bir sanatçı.
Çizim hayatına henüz 12 yaşında, dönemin önemli mizah dergilerinden Gırgırın “Çiçeği Burnunda” köşesinde başlayan Gürses; daha sonra Mikrop, Fırt ve Atmaca gibi dergilerde, ayrıca Cumhuriyet, Hürriyet ve Radikal gazetelerinde karikatür ve çizgi bantlar hazırladı.
Sanatçı, karikatürün yanı sıra tiyatro ve edebiyat alanında da çalışmalar yaptı. Yazdığı ve yönettiği tiyatro projeleri çeşitli ödüller alırken, yayımlanmış kitaplarıyla da yazarlık alanındaki üretimini sürdürdü.
Gürses’in sanat yaşamındaki bu çok yönlü birikim, “Geçmiş Zaman Kargaları”nda da kendisini hissettiriyor. Mizah, grafik tasarım, fotoğraf ve sürrealist anlatımın bir araya geldiği sergi, sanatçının yıllara yayılan üretim deneyiminin farklı bir yansıması olarak öne çıkıyor.
“BUGÜN KARGALAR, YARIN MARTILAR MI?”
İBB Miras tarafından restore edilerek yeniden kent yaşamına kazandırılan Taş Mektep’in böyle nitelikli kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yapması, Büyükada açısından son derece değerli.
Çünkü Taş Mektep yalnızca geçmişten kalan tarihi bir yapı değil; doğru kullanıldığında Ada’nın kültürel yaşamını besleyen önemli bir buluşma noktası olma potansiyeline sahip.
“Geçmiş Zaman Kargaları”nın açılışı da bunun güzel örneklerinden biri oldu.
Açılıştan memnuniyetle ayrılan konukların ortak dileği ise bu tür etkinliklerin Büyükada’da daha sık gerçekleştirilmesi oldu. Birbirinden farklı çevrelerden gelen sanatseverlerin aynı çatı altında buluşması, Ada’nın kültür hayatına canlılık kattı.
Belki de gecenin ruhunu en iyi anlatan soru şuydu:
Bugün kargalar bize geçmişi anlattı. Yarın acaba martılar mı, leylekler mi Ada’nın hikâyesini anlatacak?
Büyükada, tarihiyle, doğasıyla ve kendine özgü insan hikâyeleriyle zaten başlı başına bir sanat kaynağı.
“Geçmiş Zaman Kargaları” ise bu kaynağa farklı bir pencereden bakıyor.
Kargaların sürrealist dünyasından yola çıkarak Ada’nın geçmişine, bugününe ve belleğine uzanan sergi, sanatın yalnızca güzeli göstermekle kalmadığını; bazen geçmişi hatırlattığını, bazen de yaşadığımız yere yeniden bakmamızı sağladığını hatırlatıyor.
Taş Mektep’in tarihi duvarları arasında başlayan bu sanat yolculuğunun, Büyükada’nın kültür-sanat yaşamında uzun süre konuşulması dileğiyle…