Büyükada’da “tarihi parsel” tartışması: Temizlik mi, vandalizm ve rant mı?

İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasıyla öne çıkan ilçesi Adalar’da, Büyükada 23 Nisan Caddesi girişinde bulunan tescilli bir eski eser parselinde yapılan çalışmalar, ada sakinleri ile Adalar Belediyesi’ni karşı karşıya getirdi.

Büyükada’da “tarihi parsel” tartışması: Temizlik mi, vandalizm ve rant mı?
Yayınlama: 29.03.2026
A+
A-

İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasıyla öne çıkan ilçesi Adalar’da, Büyükada 23 Nisan Caddesi girişinde bulunan tescilli bir eski eser parselinde yapılan çalışmalar, ada sakinleri ile Adalar Belediyesi’ni karşı karşıya getirdi. Vatandaşlar tarihi yapının kalıntılarının ve dokusunun tahrip edildiğini ve alanın ticari ranta (hediyelik eşya stantları) açılacağını iddia ederken; Belediye yönetimi yapılan işlemin sadece “halk sağlığını tehdit eden çöplerin temizlenmesi” olduğunu savundu.

Vatandaşın İddiası: “Tarihi Teras Yıkıldı, Toprak Hafredildi”
Büyükadalı bir vatandaşın kamuoyuna yansıyan tepkisine göre, 26 Mart Perşembe günü öğle saatlerinde belediye ekipleri 1930’lardan kalma ahşap evin terasını yıktı. İddiaya göre, binlerce yılda oluşmuş toprak dokusu hoyratça kazılarak hafriyat kamyonlarıyla Aya Nikola’daki gayriresmi moloz döküm alanına taşındı. Durumu “korkunç bir vandalizm” ve “işbilmezlik” olarak nitelendiren vatandaşlar, sivil toplum kuruluşlarının (STK) ve kamuoyunun bu yıkıma sessiz kalmasına da isyan ederek, bahçenin ve tescilli mimari bileşenlerin yok edildiğini öne sürdü.

En çarpıcı iddialardan biri ise bu temizliğin masum bir çevre düzenlemesi olmadığı; parselin önünde bulunan hediyelik eşya stantlarının bu tarihi parselin içine yerleştirilerek alanda ticari bir rant yaratılmak istendiği yönünde.

Belediyenin Savunması: “Müdahale Yok, Halk Sağlığı İçin Temizlik Yaptık”
İddiaların büyümesi üzerine Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak bir açıklama yayınladı. Mülk sahibinin izniyle alana girildiğini belirten Durak, yapıya kesinlikle fiziki bir müdahalede bulunulmadığını savundu.

Alanda birikmiş yataklar, ev eşyaları, ölü hayvanlar ve dal atıklarının halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirten Durak, “İşlem arkeolog ve şehir plancısı personellerimiz nezaretinde yapılmıştır. Eski yapıdaki göçme zaten temizlik işlemi öncesi de mevcuttur. Kültürel mirasa zarar verecek bir uygulama söz konusu değildir” ifadelerini kullandı ve işlemlerin video kaydına alındığını vurguladı.

Belgeler Ne Diyor? Alanın Hukuki Statüsü
Olayın yaşandığı alan sıradan bir arsa değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 08 Temmuz 2004 tarihli belgesine ve envanter kayıtlarına göre; Büyükada 13 pafta, 19 ada, 28 parselde bulunan alan “II. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescilli.

Ayrıca tapu ve kroki kayıtları incelendiğinde, 531 metrekarelik bu parselin 171 metrekarelik kısmının (A Parseli) “Meydan” olma şartıyla tapudan terkin edildiği (ayrıldığı) görülüyor.

Hukuki Boyut ve Cevapsız Sorular

Sunulan belgeler ve yürürlükteki 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde olayı incelediğimizde şu hukuki ve pratik sonuçlar ortaya çıkmaktadır:

1. Tarihi Parsele Temizlik Adı Altında Girilebilir mi?
Bir alanın 2. derece tarihi eser olması, oranın çöplük olarak kalmasını gerektirmez. Belediyenin halk sağlığını (ölü hayvanlar, haşere, çöp) koruma yükümlülüğü vardır. Ancak, tescilli bir parselde yapılacak “temizlik” dahi sıradan bir arsadaki gibi yapılamaz. Belediye yetkilisinin “arkeolog ve şehir plancısı nezaretinde yapıldı” açıklaması olumlu bir adımdır. Fotoğraflarda göçmüş olarak görülen duvar/teras yapısının (ki eski fotoğraflarda da yapının ağır bir harabe durumunda olduğu görülmektedir) gerçekten ekipler tarafından mı yıkıldığı, yoksa önceden mi çöktüğü belediyenin bahsettiği öncesi/sonrası video kayıtlarıyla kamuoyuna şeffafça kanıtlanmalıdır.

2. İş Makineleri ve Hafriyat İddiası
Belgelerdeki “Eski eser parsele makine ile müdahale edilemez” notu hukuken tamamen doğrudur. Tescilli parsellerde (Koruma Kurulu kararı ve onaylı bir restorasyon/kazı projesi olmadan) iş makineleriyle derin hafriyat yapmak, zemin kotunu (toprak seviyesini) değiştirmek suçtur. Eğer vatandaşın iddia ettiği gibi “toprak hoyratça hafredilip dorseli kamyonlarla” taşındıysa, bu basit bir yüzey temizliğini aşar ve Kurul izni gerektiren bir suça dönüşür.

3. Hediyelik Eşya Stantları ve “Meydan” Meselesi
En kritik iddia, alanın temizlenip “özel ticari işlere alet edilerek” hediyelik eşya stantlarına tahsis edileceği yönündedir.

  • Tapu kayıtlarında belirtilen 171 metrekarelik “Meydan” alanı, kamuya ait bir toplanma ve nefes alma alanıdır; derme çatma ticari tezgahlarla işgal edilemez.
  • 28 Parsel içinde kalan tescilli alan ise mülk sahibinin izni olsa dahi, Koruma Kurulu’ndan onaylı bir “geçici kullanım veya rölöve/restitüsyon/restorasyon projesi” olmadan ticari stant alanına dönüştürülemez.

Sonuç olarak: Adalar Belediyesi’nin çöpleri ve atıkları uzmanlar eşliğinde temizlemesi mevzuata ve halk sağlığına uygun bir adımdır. Ancak; eğer bu temizlik zemin toprağının kazınmasını, tarihi kalıntıların (duvar, teras vb.) zarar görmesini içeriyorsa ve nihai amaç alanı Kurul izni olmadan ticari stantlara açmaksa, bu açıkça bir kanun ihlali ve rant uygulamasıdır.

Adalar Belediyesi’nin üstündeki şüpheleri kaldırması için temizlik anına ait kesintisiz video kayıtlarını yayınlaması ve “Bu alana kesinlikle hiçbir ticari stant konulmayacaktır, alanın tarihi dokusu korunacaktır” şeklinde net bir taahhütte bulunması gerekmektedir. İlgili STK’ların ve Koruma Kurulunun da alanda acilen bir hasar tespit çalışması yapması elzemdir.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.