Enerji politikaları artık sadece kurulu güç, yakıt türü veya karbon emisyonu meselesi değil.
Enerji, dil coğrafyası ile birleştiğinde jeoekonomik etki alanı yaratır.
İspanya ile Türkiye bu açıdan ilginç iki örnektir.
⸻
İSPANYA 2026: KURULU GÜÇ VE SİSTEM GERÇEĞİ
2026 itibarıyla İspanya’nın toplam elektrik kurulu gücü yaklaşık 160 GW seviyesindedir.
Kaynak dağılımı yaklaşık olarak:
• Rüzgâr: %31
• Güneş (PV+CSP): %25
• Doğal gaz (CCGT): %17
• Hidroelektrik: %12
• Nükleer: %4
• Diğer: %11
Toplam yenilenebilir oranı: %65+
Ancak sistem güvenliğinde kurulu güç kadar önemli olan, azami çekiş (peak demand) değeridir.
⸻
İSPANYA’NIN AZAMİ ÇEKİŞİ (PEAK LOAD)
İspanya’da son yıllardaki en yüksek elektrik talebi yaklaşık 44–45 GW seviyesindedir.
Bu zirve talep genellikle:
• Ocak ayı (kış soğukları)
• veya Temmuz–Ağustos ayları (klima yükü)
dönemlerinde görülmektedir.
Ilıman Akdeniz iklimi nedeniyle:
• Kuzey Avrupa gibi aşırı kış pikleri yoktur
• Isınma talebi görece sınırlıdır
• Yaz klima yükü daha belirleyicidir
160 GW kurulu güce karşılık 45 GW civarında peak talep olması, sistemde yüksek rezerv kapasite bulunduğunu gösterir. Bu da yenilenebilir entegrasyonunu teknik olarak kolaylaştırmaktadır.
⸻
650 MİLYONLUK İSPANYOLCA PAZAR
İspanya 47,8 milyon nüfuslu bir ülke olsa da, İspanyolca konuşan dünya nüfusu 650 milyonun üzerindedir.
Latin Amerika ülkeleri:
• Meksika
• Kolombiya
• Arjantin
• Şili
• Peru
enerji yatırımlarında İspanyol şirketlerinin aktif olduğu pazarlardır.
Dil ortaklığı; finansman, mühendislik, proje geliştirme ve işletme alanında doğal rekabet avantajı sağlar.
⸻
TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI: BENZER BİR JEOKÜLTÜREL FIRSAT
Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 85 milyon.
Ancak Türkçe konuşan Orta Asya cumhuriyetleri ile birlikte düşünüldüğünde potansiyel etki alanı genişler:
• Azerbaycan
• Kazakistan
• Özbekistan
• Kırgızistan
• Türkmenistan
Bu coğrafyada toplam nüfus yaklaşık 170–180 milyon düzeyindedir.
Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde ekonomik ve enerji iş birliği artmaktadır.
⸻
ENERJİ AÇISINDAN TÜRK DÜNYASI
Orta Asya:
• Doğalgaz rezervleri (Türkmenistan)
• Petrol üretimi (Kazakistan)
• Hidro potansiyel (Kırgızistan)
• Hızlı sanayileşme (Özbekistan)
özelliklerine sahiptir.
Türkiye ise:
• Mühendislik kapasitesi
• EPC tecrübesi
• Elektrik şebeke işletme deneyimi
• Enerji ticareti altyapısı
bakımından bölgesel merkez olma potansiyeline sahiptir.
Dil ve kültür ortaklığı burada da ekonomik köprü işlevi görmektedir.
⸻
İSPANYA VE TÜRKİYE: KARŞILAŞTIRMALI OKUMA
Başlık İspanya Türkiye
Nüfus 47,8 milyon 85 milyon
Doğal Dil Pazarı 650 milyon (İspanyolca) 170–180 milyon (Türk dilleri)
Kurulu Güç ~160 GW ~120+ GW
Peak Talep ~45 GW ~55–60 GW
İklim Ilıman, düşük ısınma yükü Daha sert kış bölgeleri
İspanya’nın avantajı:
• Yüksek yenilenebilir oranı
• Ilıman iklim
• 650 milyonluk dil hegemonyası
Türkiye’nin avantajı:
• Enerji geçiş koridoru konumu
• Türk dünyası ile kültürel bağ
• Orta Asya hidrokarbon rezervlerine yakınlık
⸻
STRATEJİK SONUÇ
Enerji politikası artık sadece teknik bir mesele değil.
Dil, demografi ve kültürel bağlar enerji stratejisinin ayrılmaz parçası.
İspanya 160 GW kurulu güçle 45 GW’lık bir peak talebi yönetirken; modelini 650 milyonluk dünyaya taşıyabilecek konumda.
Türkiye ise 85 milyonluk bir ülke olarak Türk dünyasında yaklaşık 180 milyonluk potansiyel ekonomik etki alanına sahip.
Her iki ülke için de soru şudur:
Enerji dönüşümü iç pazarla mı sınırlı kalacak,
yoksa dil coğrafyasına yayılan bir ekonomik stratejiye mi dönüşecek?
⸻
Haluk Direskeneli
Subscribe to get the latest posts sent to your email.