İki Kıta Arasında Birleşen Kulaçlar

Yayınlama: 24.08.2026
A+
A-

İstanbul Boğazı, 23 Ağustos 2026 Pazar günü bir kez daha sporun, dayanıklılığın ve iki kıtayı birleştiren eşsiz coğrafyanın sahnesi oldu. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin (TMOK) düzenlediği 38. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, 64 ülkeden yaklaşık 2 bin 500 yüzücünün katılımıyla gerçekleştirildi. (T24⁠)

1989’da yalnızca 68 yüzücünün katılımıyla başlayan yarış, bugün dünyanın en tanınmış açık su yüzme organizasyonlarından biri haline gelmiş durumda. Kanlıca Vapur İskelesi’nden başlayan 6,5 kilometrelik parkur, Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’nda sona erdi. Asya’dan Avrupa’ya yüzülen bu yarış, İstanbul’un spor alanındaki en özgün etkinliklerinden biri olmayı sürdürüyor. (T24⁠)

Şampiyonlar: Selim Oğuz ve Su İnal

Erkekler genel klasmanında Selim Oğuz, 51 dakika 13 saniyelik derecesiyle birinciliği kazandı. Doğukan Ulaç 52 dakika 03 saniyeyle ikinci, Mark Shrom ise 52 dakika 39 saniyeyle üçüncü oldu.

Kadınlarda ise Su İnal, 54 dakika 54 saniyelik derecesiyle üst üste ikinci kez şampiyonluğa ulaştı. Ece Güven 55 dakika 30 saniyeyle ikinci, Gökçe Öztürk 56 dakika 21 saniyeyle üçüncü sırada yer aldı. (T24⁠)

Ancak bu yarışın asıl anlamı yalnızca derece ve madalyalardan ibaret değil. Boğaz’da yüzmek, havuzda yüzmekten çok farklı. Akıntının yönü ve şiddeti sürekli değişiyor; yüzücü bazen hız kazanırken bazen ciddi bir dirençle karşılaşıyor.

Selim Oğuz’un yarış sonrasında söylediği gibi, yorulmasına rağmen mücadeleyi bırakmamak şampiyonluğun temel anahtarlarından biriydi. Oğuz’un hedefinin Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları olması da bu başarının yalnızca bugüne değil, geleceğe yönelik olduğunu gösteriyor. (T24⁠)

Kadınlar şampiyonu Su İnal da aynı hedefi taşıyor. İnal, 4 Eylül’de Arjantin’de katılacağı organizasyonun ardından gençler dünya ve Avrupa şampiyonalarında mücadele etmeyi, uzun vadede ise Los Angeles 2028 Olimpiyatları’na katılmayı hedeflediğini açıkladı. (T24⁠)

Bu yılın en önemli konusu: Güvenlik

Bu yarışın 2026’daki en önemli farklılıklarından biri ise güvenlik tedbirlerinin artırılmasıydı.

Geçen yıl Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’un yarış sırasında kaybolarak hayatını kaybetmesi ve cesedinin aylar sonra bulunması, organizasyonun güvenlik boyutunu daha da önemli hale getirdi. Bu yıl yüzücülere güvenlik amacıyla şamandıra dağıtıldı; parkur boyunca 100’ün üzerinde bot, hakem teknesi ve diğer su üstü güvenlik unsuru görev yaptı. Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Deniz Polisi ekipleri ile sağlık ekipleri de organizasyonda hazır bulundu. (T24⁠)

TMOK Başkanı Veli Ozan Çakır’ın özellikle vurguladığı nokta da buydu: Organizasyonun kapasitesi bilinçli olarak 2 bin 500 yüzücüyle sınırlandırılıyor. Çünkü amaç yalnızca daha fazla sporcu getirmek değil, yarışın güvenli ve sağlıklı biçimde tamamlanmasını sağlamak. Katılımcıların belirli derecelere ve sertifikalara sahip olması da bu anlayışın bir parçası. (T24⁠)

Boğaz’ın sporla yazdığı hikâye

Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, aslında yalnızca bir spor müsabakası değildir.

Bir yüzücü için Kanlıca’dan suya girmek, birkaç kilometre sonra Avrupa kıyısında karaya çıkmak anlamına gelir. Ama İstanbul açısından bunun anlamı çok daha büyüktür: Dünyada iki kıta arasında yüzülen en özgün spor organizasyonlarından biri, İstanbul Boğazı’nın doğal güzelliğini sporun evrensel diliyle buluşturuyor.

64 ülkeden gelen yüzücüler aynı suda, aynı akıntıyla ve aynı hedef doğrultusunda mücadele ediyor. Milliyetler, diller ve sınırlar geride kalıyor; geriye yalnızca insanın kendi sınırlarını aşma isteği kalıyor.

Belki de bu yarışın en güzel tarafı burada.

Boğaz iki kıtayı ayırıyor gibi görünse de, bu yarışta tam tersine insanları birleştiriyor.

Selim Oğuz ve Su İnal’ın şampiyonlukları, yalnızca bugünün madalyaları değil; genç Türk sporcularının geleceğe ilişkin umutlarının da güçlü bir göstergesi. Los Angeles 2028 hedefi ise bu hikâyenin henüz başlangıcı olduğunu hatırlatıyor.

İstanbul Boğazı bir kez daha gösterdi ki; bazen iki kıta arasındaki mesafeyi kapatmak için bir köprüye değil, yalnızca kararlılıkla atılan birkaç bin kulaça ihtiyaç vardır.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Yorum yapın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.