İmamoğlu ve İrfan Demet hakkında suç duyurusu

İmamoğlu ve İrfan Demet hakkında suç duyurusu
Yayınlama: 02.07.2024
Düzenleme: 02.07.2024 20:02
A+
A-

Devasa mibibüslerin Adalar’da çalışmasını istemeyen ve bu minibüslere karşı olan bazı Adalılar elektrikli minibüse karşı olduklarını belirterek İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İETT Genel Müdürü İrfan Demet hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Yapılan açıklama şöyle;

Prens Adaları olarak da bilinen İstanbul Adaları, yalnızca İstanbul ve Türkiye için değil, tüm dünya için korunması gereken sayılı alanlarından biridir. Pek az yerde görünen doğal ve kültürel zenginlikleri dolayısıyla UNESCO dünya mirası listesine aday olan İstanbul Adaları, 1984 yılında SİT alanı, 2021 yılında özel çevre koruma bölgesi ilan edilmiştir. Adalar, özgün ekolojik dokusunun yanı sıra, artık pek az yerde görünen kültürel çeşitliliği, çok dilliliği ve özgün tarihsel mirasıyla da öne çıkmaktadır. İstanbul Adaları’nı dünyanın başka yerlerindeki koruma alanlarından ayıran bir diğer özelliği ise motorlu araç trafiğine tamamen kapalı oluşudur. Adalar ilçesinin bütünün SİT alanı ilan edilmesinin gerekçelerinden biri, Adalar’ın, motorlu kara taşıtlarının kullanılmadığı, ulaşımın ve taşımanın sadece atlı taşıtlarla yapıldığı bir alan olmasıdır. İstanbul Adaları’nın bu özelliği sayesinde Türkiye, dünyanın, « motorlu araç trafiğine kapalı olan adalar »a sahip 24 ülkesinden biridir. Daha doğrusu « biriydi », zira 2020 yılından itibaren Adalar bu özelliğini kaybetmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ada sakinlerinin itirazlarına rağmen, demokratik katılım ilkelerini hiçe sayarak, « toplu taşıma » bahanesiyle Adalar’a 2020 yılında tescilsiz, lisanssız minibüsler getirmiş, bunlara 15 Haziran 2024’ten itibaren bir de adalıların « azmanbüs » adını verdiği « lisanslı minibüsler » eklenmiştir.
Ada sakinlerinin bu araçların kullanımına karşı haklı protestoları ise ilk gününde polisin yaptığı gözaltılarla, devam eden günlerde ise gözdağı ve dezenformasyonlarla karşı karşıya bırakılmıştır.

Bu çerçevede şu noktaları kamuoyuna açıklamak isteriz :

⦁ – İETT, 18 Haziran 2024’te « Adalar’da Toplu Taşıma Olmazsa Olmaz » başlığıyla bir açıklama yapmıştır. Ancak İETT’nin Adalar’da neyin olup neyin olmayacağına karar vermek gibi bir yetkisi yoktur. Bu yetki, asgari demokrasi değerleri gereğince öncelikle Ada sakinlerinindir. Ve Adalar koruma alanı olduğuna göre, yasaların yetkilendirdiği koruma kurullarınındır. İBB ve İETT Adalar halkının taleplerini ve koruma ilkelerinin gerekliliklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
⦁ – İETT’nin Adalar’a girişi 2020 yılında olmuştur. Bu tarihe kadar Adalar’da ulaşım, yaya olarak, bisikletle, ya da atlı faytonlarla sürdürülmekteydi. İBB başkanı Ekrem İmamoğlu, « adalılara sesleniş » adını verdiği konuşmasında, İETT’nin Adalar’da « hizmete » başlama sürecini anlatmaktadır. Buna göre İETT 2020 yılında Adalar’da, « ruhsatlanması mümkün olmayan » L sınıfı elektrikli araçlarla toplu taşıma faaliyetine başlamıştır. Bu araçların ruhsatsız çalışması mümkün olmadığından, dönemin içişleri bakanı Süleyman Soylu ve cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmüş, bu kişilerden bir tür « özel izin » almış ve araçların çalışmasını sağlamıştır. Bu araçlar 2020 yılından beri, yasalara aykırı olarak, iki devlet yetkilisinin şahsen verdiği « özel izin » sayesinde Adalar’da çalışmaktadır. Bir hukuk devletinde, İçişleri bakanı ya da Cumhurbaşkanı, yasaların üzerinde « özel izinler » verme hakkına sahip değildir. 2020 yılından beri bu araçların trafiğe çıkmasını sağlayan, göz yuman ya da « özel izin » veren tüm kamu görevlileri suç işlemektedirler.
⦁ – İBB başkanı İmamoğlu 15 Haziran’dan itibaren halkın yoğun protestosuyla karşılaşan, M sınıfı minibüslerin, ya da ada halkının uygun gördüğü isimle « azmanbüslerin », 15 Haziran’dan itibaren kullanımını, L sınıfı araçlar için verilmiş olan « özel izin » geçici olarak verildiğine ve 30 Nisan’da bu izinlerin süresi dolmuş olduğuna bağlamaktadır. Ancak L sınıfı araçlar da « azmanbüslerin » yanı sıra halen kullanılmaya devam edilmektedir. Öyleyse iki aydır, İBB ve İETT’yi koruyacak, hukuk üstü bir « özel izin » bile olmadığına göre, bu kurumlar iki aydır bilerek suç işlemektedir, göz yumanlar suça ortak olmaktadır.
⦁ – İmamoğlu açıklamasında, « toplu taşıma hizmetinin » ada sakinlerinin okul, hastane, mezarlık gibi yerlere ulaşımını sağlamak için gerekli olduğunu söylemektedir. Ancak Adalar’ın en büyüğü olan Büyükada’da bile bu yerlerin şehir merkezinden uzaklığı 1 kilometreden azdır. Ayrıca Adalar’da okul servisi, Ambulans, Cenaze aracı ya da genel servis araçları gibi kamuya ait araçlar zaten bulunmaktadır. 2020 yılına İETT ve toplum taşıma araçlarının bulunmadığı Adalar’ın sakinleri, bu yerlere ulaşım için herhangi bir güçlük çekmiyordu. Adalarda toplu taşıma, adalılara değil, turizme hizmet etmektedir. Zaten İmamoğlu aynı açıklamasında, Adalar’ın nüfusunun yaz aylarında 60 000’i bulduğundan söz etmekte ve bunun için büyük toplu taşıma araçlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etmektedir. Bu 60 000 kişinin Adalara hastaneye ya da mezarlığa gitmek için geldiğini düşünmek mümkün değildir. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı halkı yanıltmak amacıyla bilgi kirliliği yaratmaktadır.
⦁ – Adalarda verilen toplu taşıma hizmetinin ücretlendirilmesi, İETT toplu taşıma ücret tarifesinin dışında tutulmaktadır. İETT, Adalar için özel tarife uygulamaktadır. İBB Başkanı İmamoğlu « adalılara sesleniş »inide, Adalarda « toplu taşımanın olmazsa olmaz » olduğunu, « yaş almış vatandaşların » toplu taşıma araçlarına duyduğu ihtiyaçla gerekçelendirmeye çalışırken, İETT’nin, Adalar ücret tarifesinde, « Tam », « sosyal », « öğrenci » ve « yaşlı » başlığı altında tanımlanan ücretler birbirinin aynıdır : 60,66 tl. Yani Adalar’da, ne 65 yaş üzerine, ne öğrenciye, ne öğretmene indirim uygulanmamaktadır. Aktarma uygulaması dahi Adalar’da geçerli değildir. Yani vatandaşları, okula, hastaneye taşıyacağı iddia edilen minibüsler, bu işi fahiş fiyatla yapmaktadır. Bu konuda vatandaşlardın yaptığı itiraza İETT Adalar’da taşımanın rekreatif ve talep bazlı olduğu bu nedenle eşitlik talebinin uygun görülmediğine ilişkin cevap vermiştir. Bu açıklama dahi Adalarda toplu taşımada kamu yararı gözetilmediğini göstermektedir. Öyleyse rekreasyon ve turistik talepler için Adaların tarihsel, kültürel, doğal dokusu yok edilmekte, Türkiye’nin tek « motorsuz alanı » feda edilmektedir. Oysa İBB Adalar’da vereceği her hizmette öncelikle Adalar’ın koruma alanı olduğu gerçeğini gözönünden bulundurmalıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler gereği göre koruma alanlarında kamu kurumlarının ve belediyelerin önceliği, alanın korunmasını sağlamaktır.
⦁ – Adalılar, « Azmanbüs » adını verdiği M sınıfı minibüslerin Adalar’da kullanımına karşı yaklaşık 5000 imza toplanmış, bizzat İETT Genel Müdürü İrfan Demet’e vermişlerdir. Bu araçlar Adalar’a çıkmadan önce Büyükada’da Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat tarafından bir toplantı düzenlenmiş, bu toplantıda yoğun itirazla karşılaşan İETT genel müdürü, itirazların yerinde olduğunu ve dikkate alınacağını, öncelikle bir ulaşım Çalıştayı düzenleneceğini, Adalıların istediği doğrultusunda, Çalıştay sonucu mutabakat oluşmadıkça bu araçların kesinlikle kullanılmayacağını beyan etmiştir. Adalar Belediye Başkanı da bu araçları istemediğini ifade etmiştir. Fakat söz konusu araçlar, toplantıda gösterilen iradeye, adalıların topladığı 5000 civarında imzaya karşın polis zoruyla adaya çıkarılmıştır. Adalılar araçları protesto etmişler, konunun basında yer bulması üzerine İBB başkanı İmamoğlu yaptığı açıklamada: « İETT genel müdürümüz halka şeffaf bilgilendirme toplantılarını yapıyor, büyük oranda aslında halkla uyumlu bir şekilde bu süreci karşılıyorlar ama dizayn hassasiyeti efendime söyliyeyim, estetik hassasiyeti olan bir kısım vatandaşlarımızın tepkileri var, » demiştir. İmamoğlu « halk » ve « estetik hassasiyeti olan bir kısım vatandaş » ayrımı yaparken tanıdık bir dil kullanmaktadır. Bu dil Türkiye’de baskıcı iktidarların yıllardır kullandığı dildir.
Karşı karşıya olduğumuz küresel ekolojik kriz tüm dünyaya motorsuz-alanların önemini kavratmışken ve dünyanın pek çok yerinde belediyeler bu alanları artırmaya çalışırken, Türkiye, İBB’nin anti-demokratik uygulamaları sayesinde « motorsuz adalar » ını kaybetmektedir.
ADALAR YATIRIM, RANT, KÂR ALANI DEĞİL, KORUMA ALANIDIR !

Savcılığa verilen suç duyurusunu aşağıdaki linkten indirebilirsiniz

Bir Yorum Yazın

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.