İran-ABD-İsrail Çatışması – İkinci Hafta Sonu (7 Mart 2026)

İran-ABD-İsrail Çatışması – İkinci Hafta Sonu (7 Mart 2026)
Yayınlama: 07.03.2026
A+
A-

ABD, İsrail ve İran arasında 28 Şubat 2026’da başlayan çatışma, ikinci haftasını geride bırakırken giderek daha geniş bir bölgesel krize dönüşmüş durumda. Başlangıçta İran’ın üst düzey yönetimi, balistik füze kapasitesi, askeri üsleri ve ilgili tesislerine yönelik yoğun hava saldırılarıyla başlayan süreç, kısa sürede karşılıklı füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla karşılık buldu.

En önemli gelişmelerden biri, ilk dalga saldırılarda İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) üst düzey komutanları, savunma bakanı ve istihbarat şefleri dahil onlarca üst düzey yetkilinin hayatını kaybetmesi oldu. Bu durum ciddi bir liderlik boşluğu yarattı ve İran’da Geçici Liderlik Konseyi kuruldu. Yeni isimler kilit pozisyonlara getirilerek rejimin sürekliliği sağlanmaya çalışılıyor.

ABD ve İsrail’e ait uçaklar, binlerce hedefi vurmaya devam ediyor. Tahran dahil İran’ın birçok şehrinde askeri üsler, drone üretim tesisleri, füze rampaları ve sanayi bölgeleri ağır hasar gördü. İran ise İsrail’e, bölgedeki ABD üslerine ve bazı Körfez ülkelerine yönelik çok sayıda füze ve İHA saldırısı düzenledi. Birçok saldırı hava savunma sistemleri tarafından durdurulurken, bazıları hedeflerine ulaştı ve can kayıplarına yol açtı.

En kritik gelişmelerden biri, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması oldu. Boğazın kapatıldığı açıklaması ve tankerlere yönelik saldırılar sonucunda küresel petrol ve LNG sevkiyatının yaklaşık %20’sini sağlayan bu kritik su yolu neredeyse tamamen durdu. Petrol fiyatlarında sert yükselişler gözlenirken küresel enerji piyasalarında ciddi bir kriz başladı. Körfez ülkelerinde güvenlik endişeleri zirve yaptı; bazı altyapı tesisleri hedef alındı, yabancı uyrukluların tahliyesi hızlandı, varlıklı yerel aileler ise güvenli görülen uzak ülkelere yöneldi. Bölge genelinde yaşanabilirlik ciddi şekilde tehdit altında.

Şu ana kadar İran’a yönelik büyük çaplı bir kara harekâtı gerçekleştirilmedi ve yakın vadede böyle bir operasyon beklenmiyor. Çatışma ağırlıklı olarak hava ve füze kampanyaları üzerinden sürüyor; temel hedef İran’ın balistik füze stoklarının ve misilleme kabiliyetinin önemli ölçüde azaltılması. İran ise Rusya ve Çin’den gelen istihbarat desteğiyle hedefleme ve savunma kabiliyetini korumaya çalışıyor.

Beyaz Saray kaynakları, ana hedeflerin 4-6 hafta içinde büyük ölçüde gerçekleştirilebileceğini belirtse de çatışmada henüz net bir durulma işareti yok. İran tarafı, komşu ülkelerden topraklarına saldırı gelmedikçe onlara karşı harekete geçmeyeceğini ifade etse de, gerilim çok yüksek seviyede seyrediyor.

Bu aşamada çatışma, yoğun bir yıpratma savaşına dönüşmüş görünüyor. Hava bombardımanları, lider kadronun büyük bölümünün ortadan kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması İran’a ağır darbeler vururken, kalan füze stokları ve vekil ağları direnci sürdürebiliyor. Taraflardan birinin cephane ve kabiliyetlerinin ciddi şekilde tükenmesi ya da dış diplomasi baskısının devreye girmesiyle ancak bir sonuca ulaşılması muhtemel. İnsan kayıpları her geçen gün artıyor, sivil can kayıpları birden fazla ülkede rapor ediliyor.

Bölgenin zaten kırılgan olan dengesi daha da bozulurken, enerji güvenliği ve küresel piyasalar açısından sonuçlar, bu yıpratma savaşının ne zaman ve hangi koşullarda biteceğine bağlı olacak.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.