Kadıköy’de Bir Puan: Tribünde Bir Soru İşareti

Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Kadıköy’de Göztepe ile 1-1 berabere kalarak sahadan ayrıldı.

Kadıköy’de Bir Puan: Tribünde Bir Soru İşareti
Yayınlama: 26.01.2026
A+
A-

Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Kadıköy’de Göztepe ile 1-1 berabere kalarak sahadan ayrıldı. Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda tribünleri dolduran taraftarın coşkusu, maçın başında sarı-lacivertli takıma ciddi bir itici güç sağladı. 17. dakikada Dorgeles Nene’nin golüyle gelen erken üstünlük, galibiyet umudunu artırdı. Ancak 24. dakikada Janderson’un golü ve ikinci yarıda Göztepe’nin artan direnci skoru dengeledi; mücadele bu sonuçla tamamlandı.

Maç boyunca Fenerbahçe oyunun genelinde üstün olan taraftı. Topa daha fazla sahip oldu, rakip yarı sahada oynadı ve pozisyon üretmeye çalıştı. Buna rağmen son paslar ve bitiricilikte yaşanan aksaklıklar, galibiyetin önündeki en büyük engel oldu. Tribünde maçı izleyenler için bu durum zaman zaman sabır sınayıcıydı; oyun kopmuyor ama bir türlü sonuç gelmiyordu.

Bu karşılaşma, Fenerbahçe’nin son yıllarda sıkça tartışılan bir başka konusunu da yeniden gündeme taşıdı: takım içi uyum. İlk 11’de yer alan yabancı oyuncu sayısının fazlalığı, zaman zaman saha içi sözlü iletişimde kopukluklara yol açabiliyor. Bu bir suçlama değil; modern futbolun bir gerçeği. Ancak yabancı dil, alışkanlık ve oyun kültürü farkları, özellikle baskı anlarında takımın birlikte hareket etmesini zorlaştırabiliyor. Göztepe ise daha sade, daha uyumlu ve ne oynadığını bilen bir görüntü çizerek bu noktada dikkat çekti.

Fenerbahçe tarihi, aslında bu konunun ne kadar önemli olduğunu bize fazlasıyla hatırlatıyor. Büyükada’nın çam kokulu sahalarında futbola gönül vermiş, sarı-lacivertli formayı bir kimlik gibi taşıyan Lefter Küçükandonyadis, bunun en güçlü simgelerinden biridir. Lefter, sadece attığı gollerle değil; kulüple kurduğu bağla, “Fenerbahçeli olmak” duygusuyla efsane oldu. Bugün hâlâ onun adı anıldığında tribünlerde bir saygı sessizliği oluşuyorsa, bunun sebebi sahadaki aidiyet hissidir.

Elbette futbol değişti, şartlar farklılaştı. Yabancı oyuncular modern oyunun vazgeçilmez bir parçası. Ancak Fenerbahçe’nin basketbol ve voleybolda, altyapıdan yetişen ve kulüp kültürünü bilen oyuncularla yakaladığı başarılar da ortada. Futbolda da bu dengeyi yeniden kurmak; yabancı kalitesini korurken “biz” duygusunu güçlendirmek mümkün.

Göztepe beraberliği bir felaket değil; ama güçlü bir hatırlatma. Taraftarın beklentisi çok net: Daha akıcı bir oyun, daha net bir plan ve sahada birbirini daha iyi anlayan bir takım. Fenerbahçe bu potansiyele sahip. Doğru dokunuşlarla, biraz sabır ve kulüp kimliğini merkeze alan bir anlayışla bu tablo tersine dönebilir.

Belki de yapılması gereken, zaman zaman Büyükada’ya bakmak, Lefter’i hatırlamak ve şu soruyu sormak:
Bu formayı giyenler sadece iyi futbolcu mu, yoksa gerçekten Fenerbahçeli mi?

Cevap sahaya yansıdığında, tribünlerin sabrı da alkışı da kendiliğinden gelecektir. 💛💙


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.