Kuzey Avrupa’ya Türk Göçü Artıyor: Beyaz Yakalılar Neden Gidiyor, Neden Geri Dönüyor?

Kuzey Avrupa’ya Türk Göçü Artıyor: Beyaz Yakalılar Neden Gidiyor, Neden Geri Dönüyor?
Yayınlama: 02.01.2026
A+
A-

Ankara — Son yıllarda Türkiye’den Kuzey Avrupa ülkelerine yönelik göçte belirgin bir artış yaşanırken, bu göç dalgasının içinde dikkat çekici bir başka olgu öne çıkıyor: özellikle beyaz yakalı, eğitimli Türklerin bir bölümünün birkaç yıl sonra Türkiye’ye geri dönmesi.

OECD’nin International Migration Outlook raporuna göre, 2023 yılında Türkiye’den OECD ülkelerine göç eden Türk vatandaşlarının sayısı yaklaşık 158 bine ulaştı. Bu rakam bir önceki yıla kıyasla yüzde 37’lik bir artışa işaret ediyor. Göçte başlıca hedef ülkeler ise Almanya, Hollanda ve Birleşik Krallık oldu.¹

Kuzey Avrupa Ağırlıklı Yeni Göç Dalgası

TÜİK ve Avrupa Birliği verileri, son yıllardaki göçün giderek daha genç, daha eğitimli ve daha profesyonel bir profile sahip olduğunu ortaya koyuyor. 2024 yılında Türkiye’den toplam göç bir miktar gerilese de, yurt dışına giden Türk vatandaşlarının sayısı 151 bin civarında gerçekleşti.²

Avrupa Birliği ülkelerinde yaklaşık iki milyon Türk vatandaşının geçerli oturma izni bulunuyor. Bu izinlerin büyük bölümü Almanya, Fransa, Hollanda ve Avusturya tarafından verilmiş durumda. Özellikle çalışma amaçlı oturma izinlerinin son birkaç yılda neredeyse iki katına çıkması, aile birleşimi ağırlıklı göçten nitelikli iş gücü göçüne doğru bir kaymaya işaret ediyor.³

Almanya, 1,5 milyonu aşan Türk kökenli nüfusuyla hâlâ başlıca merkez konumunda. Ancak Hollanda, Fransa, Avusturya, Belçika ve Birleşik Krallık da yüz binlerle ifade edilen Türk topluluklarına ev sahipliği yapıyor.³

“Avrupa” Deneyimi Neden Kuzey Üzerinden Şekilleniyor?

Dikkat çekici bir başka nokta ise, yeni kuşak göçmenlerin büyük bölümünün kültür ve iklim olarak Türkiye’den çok daha farklı olan Kuzey Avrupa ülkelerine yönelmesi. Güney Avrupa yerine Almanya, İskandinav ülkeleri veya Benelüks tercihleri, birçok Türk için “Avrupa” algısının daha soğuk, daha mesafeli ve daha bireyci bir çerçevede şekillenmesine yol açıyor.

Bu durum, özellikle kariyerini Türkiye’de inşa ettikten sonra Avrupa’ya giden beyaz yakalılar için uyum sorunlarını artırıyor. Avrupa’daki iş kültüründe hiyerarşilerin daha yatay olması, yöneticilere tanınan ayrıcalıkların sınırlı olması (özel ofis, makam aracı gibi) ve açık–doğrudan geri bildirim kültürü, Türkiye’de alışılan çalışma ortamından belirgin şekilde ayrışıyor.

Sınıf Meselesi ve Geri Dönüş Eğilimi

Avrupa’da yaşayan Türkler arasında yapılan sohbetler ve saha gözlemleri, geri dönüş kararlarının yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını gösteriyor. Özellikle Türkiye’de üst-orta sınıfa mensup, yönetici veya uzman pozisyonlarında çalışmış kişilerin, Avrupa’daki daha eşitlikçi sosyal ilişkilerden ve hizmet kültürünün yokluğundan rahatsız olabildiği ifade ediliyor.

Türkiye’de sınıfsal ayrımlar çoğu zaman görünmez kılınsa da, iş hayatında ve günlük yaşamda statünün belirleyici rolü, Avrupa’da büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Bu da bazı göçmenler için “konfor kaybı” olarak algılanabiliyor.

Anadolu Ajansı’nın konuyla ilgili haberlerinde, ayrımcılık algısı, sosyal yalnızlık ve beklentilerin karşılanmaması gibi nedenlerin, nitelikli Türk göçmenler arasında geri dönüş eğilimini güçlendirdiği vurgulanıyor.⁴

İş Arkadaşı mı, Mesai Arkadaşı mı?

Bir diğer önemli fark ise iş–özel hayat ayrımı. Türkiye’de “iş arkadaşı” kavramının kelime anlamıyla da ifade ettiği gibi, mesai arkadaşlarıyla dostluk ve sosyal ilişki kurmak yaygın. Buna karşılık Avrupa’da iş ilişkileri daha mesafeli, özel hayat ise daha net sınırlarla ayrılmış durumda.

Bu kültürel fark, özellikle orta yaşta göç eden profesyoneller için aidiyet duygusunun zayıflamasına yol açabiliyor. Buna karşın, öğrenci olarak Avrupa’ya giden ve kariyerine orada başlayan Türklerin uyum süreçlerinin çok daha sorunsuz olduğu ve Avrupa iş kültürünü “doğal” karşıladıkları görülüyor.

Türkiye’den Kuzey Avrupa’ya göç, niceliksel olarak artarken, bu göçün niteliksel boyutları ve geri dönüş eğilimleri daha fazla tartışılmayı hak ediyor. Ekonomik fırsatların yanı sıra sınıfsal alışkanlıklar, iş kültürü, sosyal ilişkiler ve aidiyet duygusu, göç deneyimini belirleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

Önümüzdeki dönemde hem Türkiye’nin hem de Avrupa ülkelerinin, nitelikli iş gücü göçü ve diaspora politikalarını bu çok katmanlı gerçeklik ışığında yeniden değerlendirmesi kaçınılmaz görünüyor.

Dipnotlar
1. OECD, International Migration Outlook 2025: Türkiye’den OECD ülkelerine göçte 2023 yılında %37 artış.
2. Hürriyet Daily News, TÜİK verileri: 2024 yılında Türkiye’den göçte genel düşüş, Türk vatandaşları için yaklaşık 151 bin kişi.
3. Prague Process, AB oturma izinleri ve Türk diasporası verileri.
4. Anadolu Ajansı: Avrupa’daki nitelikli Türklerin geri dönüş nedenlerine ilişkin dosya haber.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.