“Marmara, Ege ve Akdeniz için Sürdürülebilirlik Serüveni, Tam Yol İleri”

“Marmara, Ege ve Akdeniz için Sürdürülebilirlik Serüveni, Tam Yol İleri”
Yayınlama: 16.08.2022
Düzenleme: 13.12.2022 15:11
A+
A-

BASIN AÇIKLAMASI

Deniz Yaşamını Koruma Derneği, son dönemde yaşanan müsilaj, denizlerimizde bitki örtüsünü
ve canlı türlerini ve balıkçılığı tehdit eden istilacı türler, su ürünleri stoklarında yüksek düşüş, denizlerde
plastik atık baskısı yanında dünyada yayılmaya başlayan yerel iş birliği ve dayanışma odaklı sivil koruma
uygulamalarını da tanıtmak amacıyla İstanbul Heybeliada’dan yola çıktı. Antalya Kaş’ta yapılacak
etkinlik ardından Heybeliada’ya dönüşle tamamlanacak olan serüven, deniz ve kıyı korumanın
ülkemizin iklim değişikliğiyle mücadelesinde hakettiği önceliği vurgulamak ve kendine yeter bir serüven
olma iddiasını taşıyor.

İklim değişikliği tüm dünyada etkilerini gösteriyor. Denizler hem en çok etkilenen hem de en
büyük emisyon yutakları olması nedeniyle dikkatimizi acilen çevirmemiz gereken doğal yaşam
ortamlarıdır. Denizlerle çevrili ülkemiz hem Akdeniz ölçeğinde hem de küresel ısınma ve iklim değişikliği
mücadelesinde etkisi yüksek olabilecek ülkelerdendir. Öte yandan, Türkiye’nin en büyük illerinin
kıyısında toplandığı Marmara Denizi; sanayi atıklarının, maden atıklarının ve maalesef kısa vade
çözümleriyle derin deşarjların atılmasıyla yok olmanın eşiğine gelmiştir. Deniz Yaşamını Koruma
Derneği, XXX, YYY, ve Birleşmiş Milletler’ in GEF Küçük Destek Programı desteğiyle soluduğumuz her 3
nefesin 2’sinin kaynağı denizlerimizi, Akdeniz kültürünün ve uzantısı Marmara Denizi’nin geleceğini
acilen şekillendirecek sorun tespiti ve çözüm önerilerini belirlemeyi, ulusal ölçekte hukuk alanında
olduğu kadar denizden faydalanan balıkçıdan turizm işletmesine, kıyıyı etkileyen tüm sektörlere ve
daha da önemlisi vatandaşlara kadar herkesi bu korumada sorumluluk almaya davet etmektir.

Serüven sırasında (1) Dalışlarla denizlerimizdeki biyoçeşitliliğin durumu, istilacı türlerle ilgili
gözlemler ve yerel türler üzerindeki baskılar kayıt altına alınacak, (2) Akdeniz’in ev sahibi küçük ölçekli
balıkçı kooperatifleri ile türler ve durumları üzerine diyaloglar ve istişareler yapılacak, (3) Bölgenin en
eski denizcilerinden kadim bilgiler alınarak tüm bu bilgiler arşiv niteliğinde derlenecek (4) Seçilen
limanlarda deniz dibi temizliği yapılarak yerel sanatçılar yardımıyla deniz kirliliği konusunda farkındalık
yaratmak adına eserler yapılıp sergiler düzenlenecek, (5) Nesli tehdit altındaki mercanlar ve diğer canlı
türlerinin durumlarıyla ilgili bilim insanlarıyla röportajlar yapılarak kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Serüvenin en önemli özelliği Marmara, Ege ve Akdeniz’i tek seferde araştıran bir proje olması ve
daha da önemlisi kendine yeten bir tekne ile yapılmasıyla karbon ayak izi bırakılmayacak olmasıdır.
Seyirler doğanın izin verdiği rüzgar ile yapılacak, deniz suyunu tatlı suya çeviren bir sistemden
yararlanılacak ve teknedeki enerji ihtiyacı çoğunlukla güneş enerjisinden sağlanacaktır. Olası atıklar
ayrıştırılacak; organik olanlar kompost yapılacak diğerleri izlenerek serüvenin toplam atık miktarı
ölçülecek ve kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Marmara Denizi’ndeki yaşamın korunması için çalışmaktadır.
Türkiye’nin ilk mercan resifi restorasyonu, hayalet ağların deniz dibinden temizlenmesi, Marmara
Denizi’nin ilk ve tek deniz koruma alanı Tavşan Adası’nın koruma ilanı ve yönetimsel projeleri, yazılı ve
görsel kaynak oluşturulması, bilimsel çalışmalar ile Marmara Denizi’nin dünyada bilinirliğinin
arttırılması konuları üzerine çalışmaktadır.

Çalışmanın Ulusal ve Uluslararası Bağlamı: Ülkemiz denizleri pek çok açıdan sıradışıdır. Örneğin
Marmara Denizi’nde bulunan deniz yaşamı, dünyada bir benzeri olmayan şekilde üst katmanında
Karadeniz’in balık çeşitliliği ile tüm yıl değişkenlik gösteren deniz sıcaklığı ile var olur. Aynı zamanda alt
katmanda ise Akdeniz 25 metre altında tüm yıl 15° de sabit kalan sıcaklığı ile birbirine karışmaz. Bu
durum Marmara Denizi’ni Akdeniz’deki sıcaklık artışları karşısında canlılar için bir tür sığınak görevi
görmesini sağlar. Aynı nedenle Akdeniz’de 70-90 metre derinlerde görünen gorgonlar benzeri birçok
yaşam formları kıyılara çekilirler. Akdeniz’in endemik türleri fok, gorgon (mercan), mığrı, orfoz, ahtapot
vb. Marmara’da da yaşar. Bununla birlikte ülkemizde balıkçılık farklı yöntemlerle de olsa temelde küçük
ölçekli yapılır. Denizler ihtiyacı olan önceliği görmese de canlılar için olduğu kadar pek çok insan için de
yaşam, gelecek ve iklim değişikliği kapsamında dayanıklı yaşamın öznesidir. Denizlerimiz kadim
bilgilerin yöntemlerin ve dayanışma ve koruma kültürünün yeniden yaratılabileceği yorgun ama umutlu
bir buluşma alanıdır.

Çalışmanın Ulusal ve Uluslararası Önemi: Ülkemizdeki denizler, dünyadaki denizlere göre birçok
yönden farklıdır. Örneğin; Marmara Denizi iç deniz olması sebebiyle Marmara’da bulunan deniz
ekosistemi canlılara, dünyada bir benzeri olmayan beslenme, barınma ve üreme alanı sağlamaktadır.
Marmara Denizi’nin üst katmanında (~ 0-25 metre derinlik) Karadeniz’den gelen soğuk ve daha az tuzlu
su tabakası bulunmaktadır. Bu tabakanın sıcaklığı yıl boyunca değişkenlik göstermektedir. Kış aylarında
~ 6-8 °C kadar düşerken yaz aylarında ~24-26°C kadar çıkmaktadır ve Karadeniz türleri yaşamaktadır.
Alt katmanında ise (~+25metre derinlik) Ege’den gelen sıcak, yoğun ve daha tuzlu su tabakası
bulunmaktadır. Bu tabakanın sıcaklığı yıl boyunca sabit ~ 14-16°C derecedir ve Akdeniz türleri
yaşamaktadır. Bu iki farklı su tabakasının arasında soğuk ve görüşün kısıtlı olduğu bir de ara tabaka
bulunur. Bu ara tabaka oldukça keskin yapısını yıl boyunca korur ve geçiş katmanı oluşturduğu için iki
katmanın birbirine karışmasını engeller. Bu durum Marmara Denizi’ni Akdeniz’deki sıcaklık artışları
karşısında canlılar için bir tür sığınak görevi görmesini sağlar. Aynı sebeple Akdeniz’de ~ 70-90 metre
derinliklerde yaşayan gorgonlar benzeri birçok yaşam formları kıyılara çekilerek Marmara Denizi’nde
daha az derinliklerde yaşamlarına devam edebilir. Akdeniz’in endemik türlerinde fok, gorgon (mercan),
mığrı, orfoz, ahtapot vb. Marmara’da da yaşar. Bununla birlikte ülkemizde balıkçılık faaliyetleri birçok
yöntemle yapılır fakat bu faaliyetlerden büyük bir çoğunluğu küçük ölçekli dediğimiz küçük teknelerle
gerçekleştirilen balıkçılıktır. Denizler ihtiyacı olan önceliği görmese de canlılar için olduğu kadar pek çok
insan için de yaşam, gelecek ve iklim değişikliği kapsamında dayanıklı yaşamın öznesidir. Denizlerimiz
kadim bilgilerin yöntemlerin ve dayanışma ve koruma kültürünün yeniden yaratılabileceği yorgun ama
umutlu bir buluşma alanıdır

Avrupa Birliği Habitat Direktifi çerçevesinde, tüm Avrupa çapında oluşturulacak denizel koruma
alanları ağı (Natura 2000) içinde temsil edilecek denizel habitat tipleri belirlenip sınırlandırılmıştır.
Barcelona Sözleşmesi kapsamındaki üye ülkeler tarafından kabul edilen eylem planı çerçevesinde de
korunması gerekli tür ve habitatlara yer verilir. Gorgonlar, Akdeniz foku, Caretta caretta gibi pekçok
nesli tehlika altındaki türün habitatı olan denizlerimizi korumak ulusal olduğu kadar uluslararası
sorumluluğumuzdur.

Serüvenin Detayları: Jeanneau Sun Odysey (45.2 Feet= 14,8 m) yelkenli bir teknede geçer.
Heybeliada’dan başlayan gezi, Kaş Marina’da yapılacak etkinlik sonrasında tekrar aynı güzergah
üzerinden Heybeliada’ya dönülmesiyle tamamlanacaktır. Gezi boyunca yapılacak olan dalışlar, 20mt.
Derinlik ve 30dk. Dalış süresiyle sınırlandırılacaktır. Deniz için yapılmış projeler ve denizin
koruyucularıyla yapılan röportajlar, toplantılar ve kutlamalar tüm sosyal medya hesapları ve
www.denizyasaminikoruma.org adresinden bildirilecektir.

“Marmara, Ege ve Akdeniz için Sürdürülebilirlik Serüveni, Tam Yol İleri”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.