Marmara Denizi’nin ekolojik kalbi sayılan Prens Adaları açıklarında görüntülenen endüstriyel balıkçı tekneleri (gırgır), “yasak avlanma” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Marmara Denizi’nin ekolojik kalbi sayılan Prens Adaları açıklarında görüntülenen endüstriyel balıkçı tekneleri (gırgır), “yasak avlanma” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Duyarlı bir vatandaş tarafından kaydedilen ve martıların yoğunluğuyla dikkat çeken görüntüler, “balık katliamı” iddialarını gündeme taşıdı. Uzmanlar ise mevcut yasakların yetersiz kaldığını belirterek, Kadıköy’den Tuzla’ya uzanan hattın acilen mutlak koruma alanı ilan edilmesi çağrısında bulunuyor.
İstanbul’un biyolojik çeşitlilik açısından en zengin bölgesi olan Prens Adaları, bu sabah endüstriyel balıkçılık baskısıyla sarsıldı. Haber merkezimize ulaşan görüntülerde, dev bir gırgır teknesinin kıyı şeridine ve koruma altındaki Adalar ekosistemine tehlikeli derecede yakın bir noktada ağlarını topladığı görüldü.
Teknenin etrafını saran binlerce martı, su altındaki hareketliliğin boyutunu gözler önüne sererken, olaya tanıklık eden vatandaşlar duruma sert tepki gösterdi. O anları kaydeden bir vatandaş, endişesini şu sözlerle dile getirdi:
“Fırsatçılar yine balık avında. Üzerinde uçan martıların çokluğuna bakılırsa bayağı bir balık katliamı var.”
Sahil Güvenlik ekiplerinin radar kontrolleri sürse de, kıyıdan çıplak gözle seçilebilen bu faaliyetler, kamuoyunda “Yasal sınırlar ihlal mi ediliyor?” sorusunu bir kez daha gündeme getirdi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 2012 yılında aldığı kararla gırgır avcılığına kapatılan Adalar bölgesi, son 15 yılda Lüfer, Palamut ve Kofana gibi türler için Marmara’nın “deniz vahası” haline gelmişti. Ancak son dönemde artan ihlal görüntüleri, bu kazanımların kaybedilme riskini doğuruyor.
Bölgedeki geleneksel kıyı balıkçıları, gırgır ağlarının “seçici olmayan” yapısı nedeniyle deniz tabanına ve yavru balıklara zarar verdiğini savunuyor. Sivil toplum kuruluşları ise endüstriyel balıkçılık lobisinin yasakları esnetme girişimlerine karşı denetimlerin sıkılaştırılmasını talep ediyor.
Deniz bilimciler ve çevre örgütleri, mevcut 104 no’lu yasak haritasının artık Marmara’yı korumakta yetersiz kaldığı görüşünde birleşiyor. Gırgırların yasal sınırların hemen bitiminde, adeta “sınırda pusu kurarak” balık sürülerinin geçişini engellediği belirtiliyor.
Marmara Denizi’nin geleceği için uzmanların sunduğu “Yeni Yasak Haritası” önerisi ise şu maddeleri içeriyor:
Önerilen bu planın hayata geçirilmesi durumunda, Marmara Denizi’nde yaklaşık 100 km²’lik ek bir alan daha mutlak koruma statüsüne kavuşacak.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.