Mühendislik Ekolleri ile TDK İmlası Arasında Bir Kelime: “Makina” mı, “Makine” mi?
Dil, yalnızca iletişim kurmaya yarayan bir araç değildir. Aynı zamanda toplumların tarihini, kurumların hafızasını, mesleklerin gelişimini ve kuşaklar boyunca oluşan gelenekleri taşıyan canlı bir yapıdır. Bu nedenle bazı kelimelerde görülen farklı yazım biçimleri, yalnızca birer imla tartışması olarak değerlendirilmemelidir.
Türkçede bunun ilginç örneklerinden biri “makina” ve “makine” kelimeleridir.
Bugün genel Türkçede standart kabul edilen biçim “makine” dir. Buna karşılık Türkiye’nin mühendislik ve sanayi tarihinde önemli yere sahip bazı kurumların adlarında hâlâ “makina” biçimi kullanılmaktadır. ODTÜ Makina Mühendisliği, İTÜ Makina Fakültesi ve TMMOB Makina Mühendisleri Odası gibi kurumların isimleri bu tarihsel kullanımın en bilinen örnekleridir.
Burada ortaya çıkan soru şudur:
“Makina” yanlış yazılmış bir “makine” midir, yoksa Türk mühendislik geleneğinin tarihsel bir izi midir?
Kelimenin tarih içindeki yolculuğu
“Makine” kelimesinin kökeni, Avrupa dillerindeki machine, İtalyancadaki macchina ve bunların daha eski kökenlerine kadar uzanan uzun bir dil tarihinin parçasıdır.
Osmanlı döneminin son yıllarında Batı’dan aktarılan teknik kavramlarla birlikte mekanik araçları ifade eden kelimeler de Türkçeye girmiştir. Sanayileşmenin gelişmesiyle birlikte bu kelime, mühendislik ve teknik çevrelerde farklı telaffuz ve yazım biçimleriyle kullanılmaya başlamıştır.
Özellikle Türkiye’de ilk mühendislik okullarının, fabrikaların, demiryollarının ve ağır sanayi kuruluşlarının geliştiği dönemde “makina” biçimi teknik çevrelerde yaygınlaşmıştır.
Burada önemli olan nokta, tek bir yabancı dilden yapılan doğrudan bir aktarım varsayımından ziyade, kelimenin Türkçeye geçişi sırasında Osmanlı-Türk teknik terminolojisinin ve dönemin Avrupa dillerinin birlikte etkili olmasıdır.
Dolayısıyla “makina” biçimini yalnızca bir yazım hatası olarak değerlendirmek, kelimenin tarihsel serüvenini fazlasıyla basitleştirmek olur.
Cumhuriyet döneminde dilin standartlaştırılması
Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Türkçenin yazım ve söz varlığının standartlaştırılması konusunda önemli çalışmalar yapıldı. Bu süreçte Türk Dil Kurumu, ortak ve standart bir yazı dilinin oluşturulmasında belirleyici kurumlardan biri oldu.
Bugünkü standart Türkçede “makine” biçimi esas alınmaktadır.
Dolayısıyla genel bir metin yazarken;
• çamaşır makinesi,
• iş makinesi,
• üretim makinesi
gibi kullanımlarda “makine” yazımı standart Türkçe açısından tercih edilmelidir.
Ancak dilde standartlaşma ile tarihsel kurum adları her zaman aynı çizgide ilerlemez.
Çünkü bir kurumun adı yalnızca bir kelimeler dizisi değildir.
Bir kurum adı ne zaman özel ada dönüşür?
Bir kurum, kuruluş, oda, fakülte veya şirket belirli bir mevzuat, kuruluş kararı ya da kurumsal statü ile belirli bir ad altında oluşturulduğunda, o ad artık sıradan bir cümlede kullanılan genel isimden farklı bir nitelik kazanır.
Örneğin bir kurumun resmî adı “Makina Mühendisleri Odası” ise, kurumdan söz ederken bunu “Makine Mühendisleri Odası” şeklinde değiştirmek, TDK’nın genel yazım kuralını uygulamak anlamına gelmez. Kurumun resmî adını değiştirmiş oluruz.
Bu ayrım önemlidir:
Genel isim başka, özel isim başka kurallara tabidir.
Nasıl ki bir kişinin adı ne ise onu yazım kılavuzundaki başka bir biçime dönüştürmüyorsak, resmî kurum adları da kuruluşlarında benimsenmiş biçimleriyle kullanılmalıdır.
Bu nedenle TMMOB Makina Mühendisleri Odası örneğinde “Makina” kelimesi, genel Türkçedeki “makine” kelimesinin alternatifi olarak değil, kurumun resmî adının bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Aynı durum tarihsel veya yasal dayanağı bulunan diğer kurum ve kuruluş adları için de geçerlidir.
Mühendislik kültüründe “makina”
Meselenin yalnızca hukukla açıklanabilecek bir başka boyutu daha vardır: mesleki gelenek.
Türkiye’de mühendislik eğitiminin gelişmesinde İstanbul Teknik Üniversitesi ve daha sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi gibi kurumların çok önemli bir yeri vardır.
Türkiye’nin sanayileşme dönemlerinde yetişen makine mühendisleri, akademisyenler, fabrikacılar ve teknik yöneticiler arasında “makina” kullanımı uzun yıllar boyunca yerleşmiş bir meslek terminolojisi oluşturmuştur.
Bu nedenle “makina” kelimesi bazı mühendislik çevrelerinde yalnızca bir yazım tercihi değildir. Aynı zamanda bir mesleki aidiyetin ve tarihsel devamlılığın işareti olarak görülmektedir.
Bir bakıma kelimenin kendisi, Türkiye’nin mühendislik tarihinin küçük bir arşivi gibidir.
Cumhuriyet’in ilk sanayi tesislerinden üniversitelerin mühendislik fakültelerine, kamu kuruluşlarından özel sektördeki ağır sanayi işletmelerine kadar uzanan geniş bir teknik kültür içinde “makina” sözcüğü kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
“Makina” yanlış mıdır?
Sorunun en basit cevabı şudur:
Genel Türkçe bakımından “makine” standart biçimdir.
Fakat bundan “makina” biçiminin her durumda yanlış olduğu sonucu çıkarılamaz.
Eğer bir metinde genel anlamda mekanik bir cihazdan söz ediliyorsa “makine” yazılması gerekir.
Ancak bir kurumun, bölümün, fakültenin, odanın veya tarihsel kuruluşun resmî adı “Makina” biçimini taşıyorsa, kurumun adını aynen korumak gerekir.
Bu nedenle şu iki cümle arasında önemli bir fark vardır:
“Makine mühendisleri yeni üretim makinesini inceledi.”
Burada genel dil kuralları söz konusudur.
Buna karşılık:
“TMMOB Makina Mühendisleri Odası yeni bir rapor yayımladı.”
Burada belirli bir kurumun resmî adı söz konusudur.
İkinci cümlede “Makina” kullanımını “Makine” olarak düzeltmek, dilbilgisel bir düzeltme değil, özel ismin değiştirilmesi olur.
Bir kelimeden daha fazlası
“Makina” ile “makine” arasındaki tartışma, aslında Türkçenin nasıl değiştiğini ve standart dil ile meslek dilleri arasındaki ilişkinin ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor.
Standart dil, ortak iletişimi kolaylaştırmak için gereklidir. Ancak kurumların, mesleklerin ve bilim dallarının kendilerine özgü terminolojileri de dilin doğal bir parçasıdır.
Bu nedenle dilde iki farklı düzlemi birbirinden ayırmak gerekir:
Birincisi, yaşayan genel Türkçenin standart kullanımıdır.
Burada “makine” tercih edilir.
İkincisi, tarihsel olarak oluşmuş kurum ve kuruluş adlarıdır.
Burada ise kurumun resmî adı nasıl belirlenmişse o biçim korunmalıdır.
Bu yaklaşım hem Türkçenin güncel standartlarına hem de kurumların tarihsel kimliğine saygılı bir tutumdur.
Sonuç: “Makine” dilin, “Makina” ise bazı kurumların hafızasıdır
“Makina mı, makine mi?” sorusunu yalnızca doğru-yanlış ikilemi içinde değerlendirmek, meselenin tarihsel ve kurumsal boyutunu gözden kaçırır.
Genel Türkçede “makine” standart biçimdir.
Ancak “Makina”, Türkiye’nin mühendislik ve sanayi tarihinin belirli kurumlarında yaşamaya devam eden tarihsel bir kullanımdır. Bu kurumların resmî adlarında yer alan “Makina” biçiminin korunması, genel yazım kuralına karşı çıkmak değil; özel adın, kurumsal kimliğin ve tarihsel hafızanın korunmasıdır.
Sonuçta bir kelimenin doğru yazımı, bazen yalnızca sözlükte aranmaz.
Bazen o kelimenin hangi kurumun kapısında, hangi tarihte ve hangi mühendis kuşağı tarafından yazıldığına da bakmak gerekir.
Belki de “makina” ile “makine” arasındaki fark, Türkçenin bir yanlışından çok, dilin tarih ile bugün arasında kurduğu ince bağın küçük ama anlamlı bir örneğidir.
Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.