Şişli’den Kınalıada’ya Bir Spor Mirası: Hrant Barsamyan ve Kentsel Hafıza Mücadelesi

İstanbul, sokaklarında ve yeşil sahalarında yüzyıllardır biriktirdiği çok kültürlü mirasıyla yaşayan devasa bir hafıza mekânıdır.

Şişli’den Kınalıada’ya Bir Spor Mirası: Hrant Barsamyan ve Kentsel Hafıza Mücadelesi
Yayınlama: 04.08.2026
Düzenleme: 04.08.2026 10:51
A+
A-

İstanbul, sokaklarında ve yeşil sahalarında yüzyıllardır biriktirdiği çok kültürlü mirasıyla yaşayan devasa bir hafıza mekânıdır. Bu hafızanın en kıymetli ancak hak ettiği kadar öne çıkarılmayan yapı taşlarından biri, Erken Cumhuriyet döneminde beden eğitimini ve kulüpleşmeyi bir toplumsal entegrasyon aracı olarak gören spor sevdalılarının çabalarıdır. Bu köklü tarihin merkezindeki simge isimlerden biri de şüphesiz Hrant Barsamyan’dır.

1920’li yıllardan 1957’deki vefatına kadar ömrünü atletizme, jimnastiğe ve genç sporcuların yetişmesine adayan Barsamyan, yalnızca bir spor adamı değil; sivil spor örgütlenmesinin ve kentsel aidiyetin simge isimlerinden biri olmuştur.

ŞİŞLİ SPOR KULÜBÜ VE İSTANBUL’UN SPOR GEÇMİŞİ

Cumhuriyet’in ilk yıllarında İstanbul’daki azınlık cemaatlerinin spor disiplini altında örgütlenme arayışı, modern kulüp kültürünün gelişimine büyük bir ivme kazandırdı. Bu doğrultuda 1926 yılında kurulan Nor Şişli Spor Kulübü, Ermeni gençlerin atletizm ve jimnastik branşlarında disiplinli bir eğitim almasında öncü bir rol üstlendi.

Hrant Barsamyan, kurucu heyetin merkezinde yer alarak atletizm ve jimnastik şubelerinin kuruluşunu bizzat sevk ve idare etti. Bu kurumsal yapılanmada onunla birlikte çalışan vizyoner isimleri de anmak gerekir:

  • Onnik Frenkyan: Kulüpleşme tüzüğü ve idari altyapının tasarımı
  • Aleksan Mıgırdiçyan: Spor branşları koordinasyonu ve organizasyonlar
  • Aleksan Ohannesyan: Mali kaynak yönetimi ve kulüp teşkilatlanması
  • Hagop Tütüncüyan: Üyelik ilişkileri ve spor tesisi temini
  • Aşot Mamigonyan: Genel müsabaka organizasyonu ve disiplin kurulu
  • Arto Kalpakçıyan: Şube idareciliği ve sporcu temini
  • Hrant Terziyan: Gençlik kolları ve beden eğitimi çalışmaları
  • Hayk Norhakyan: Kurumsal temsil ve basın-yayın ilişkileri

İlerleyen yıllarda hukuki düzenlemeler doğrultusunda Şişli Spor Kulübü adını alan bu yapı; basketboldan voleybola, tenisten satrança kadar pek çok branşta Türkiye sporuna hizmet etmeyi sürdürdü.

KINALIADA “JARDEN” SAHASINDAN FESTİVAL COŞKUSUNA

Barsamyan’ın spor mirasının mekânsal boyuttaki karşılığı ise Kınalıada’da şekillendi. Adanın merkezinde yer alan ve uzun yıllar “Jarden” ismiyle bilinen futbol sahası, 20. yüzyılın ortalarından itibaren adanın toplumsal yaşamının ve dostluk bağlarının kalbi haline geldi.

1950’lerden 1970’lere uzanan süreçte Türk futbolunun efsanevi isimlerinin katıldığı mahalli dostluk maçlarına ev sahipliği yapan bu alan, Kınalıada Spor Kulübü’nün Amatör Küme hazırlıklarını yürüttüğü bir idman sahasına dönüştü. Sahadaki en coşkulu evre ise Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Ermenileri Patrikliği’nin ortak himayesinde düzenlenen Geleneksel Navasartyan Yaz Festivali ile yaşandı. Futboldan yüzmeye, satrançtan tenise uzanan çok disiplinli turnuvalar ve Maral Müzik ve Dans Topluluğu’nun gösterileri, ada halkı ile ziyaretçileri ortak bir kültür etrafında buluşturdu.

BİR TABELANIN ÖTESİ: AHDE VEFA VE BELLEK HAKKI

Sporla kenetlenen bu ada kültürünün en anlamlı adımı, sporseverlerin ve ada sakinlerinin yaklaşık 10 yıl süren bürokratik mücadelesiyle atıldı. Hayatını gençliğe adayan Barsamyan’ın ismi, resmi onayların ardından sahaya verildi ve girişine “Hrant Barsamyan Futbol Sahası” tabelası asıldı. Bu adım, toplumsal hafıza ve ahde vefa ilkesi adına kazanılmış kıymetli bir değerdi.

Ne var ki, sonraki süreçte bu tabelanın yerinden sökülmesi ya da ortadan kaybolması, basit bir metal parçasına yapılan fiziki müdahalenin çok ötesinde anlamlar taşımaktadır. Kamusal mekânlardan isimlerin silinmesi, kentin tarihsel katmanları ile toplumsal bellek arasındaki bağı zayıflatmakta; gayrimüslim cemaatlerin Türkiye’nin spor altyapısına sunduğu katkıların görünürlüğünü azaltma riski taşımaktadır.

On yıllık bir çabayla kazanılmış bir ismin tabeladan silinmesi, sivil toplumun kent tarihi üzerindeki bellek hakkını zedeler. Oysa Navasartyan Festivali gibi organizasyonların da kanıtladığı üzere spor, birleştirici gücüyle ortak yaşama kültürünün en sağlam çimentosudur. Hrant Barsamyan gibi değerlerin adını yaşatmak, yalnızca geçmişe duyulan bir saygı değil; İstanbul’un çok kültürlü kimliğini geleceğe eksiksiz aktarmanın temel sorumluluğudur.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Yorum yapın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

">

Yardım merkezine hoşgeldiniz.

Sizi Arayalım