Bugün Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynanacak Turkcell Süper Kupa Finalinde Galatasaray ile Fenerbahçe karşı karşıya geliyor. Türkiye
Bugün Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynanacak Turkcell Süper Kupa Finalinde Galatasaray ile Fenerbahçe karşı karşıya geliyor. Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) dün yaptığı açıklamaya göre, beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle maçın başlangıç saati 20.30’dan 18.45’e çekildi. Bu kararın, İstanbul Valiliği’nin yağış ve kuvvetli rüzgâr uyarıları ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün tahminleri doğrultusunda alındığı bildirildi.
Meteoroloji verilerine göre akşam saatlerinde İstanbul’da hava sıcaklığı 12–13 derece civarında olacak. Kuvvetli lodos (30 km/s ve yer yer daha yüksek hızlarda) ile birlikte yağmur ihtimali oldukça yüksek; nem oranının da %90’ların üzerine çıkması bekleniyor. Açık tribün yapısı ve rüzgâra karşı korumasız konumuyla bilinen Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda bu şartlar, hem futbolcuların performansını hem de tribündeki seyir konforunu olumsuz etkileyebilir.
Futbolun zaman zaman zor hava koşullarında oynandığı ve bunun oyuna ayrı bir karakter kattığı inkâr edilemez. Ancak bir Süper Kupa finali ve üstelik bir ezeli derbi söz konusu olduğunda, organizasyonun daha elverişli koşullarda yapılmasına yönelik beklentiler de son derece makul görünüyor. Daha korunaklı bir stat tercihi ya da mevsimsel açıdan daha uygun bir tarih, sporcu sağlığı ve oyun kalitesi bakımından değerlendirilebilirdi.
Bu noktada, yalnızca stat ve hava koşulları değil, Türk futbolunun uzun süredir tartışılan bir başka başlığı da yeniden hatırlanıyor: yabancı oyuncu yoğunluğu. Bugün sahaya çıkacak kadrolara bakıldığında, yerli ve özellikle altyapıdan yetişmiş genç Türk futbolcuların ne kadar sınırlı süre alabildiği dikkat çekiyor. Oysa yabancı transferler çoğu zaman “bugün var, yarın yok”; kalıcı olan ise kulüplerin kendi yetiştirdiği oyuncular ve bu oyunculara duyulan güvendir. Böylesine prestijli karşılaşmaların, genç yerli futbolcular için birer vitrin ve tecrübe alanı olarak değerlendirilmesi, Türk futbolunun geleceği açısından önemli bir kazanım olabilir.
Tüm bu değerlendirmeler, maçın değerini azaltmak için değil; aksine Türk futbolunda organizasyon kalitesinin, oyuncu planlamasının ve seyirci deneyiminin daha ileriye taşınması temennisiyle dile getiriliyor. Dileğimiz, bu akşamki finalin sportmenlik içinde, ciddi sakatlıklar yaşanmadan ve futbolun konuşulduğu bir mücadeleye sahne olmasıdır.
Soğuk hava, sert rüzgâr, yüksek tansiyon…
Günün sonunda en büyük kazanç, yine futbolun birleştirici gücü ve ortak heyecanı olacaktır. Her iki takımın taraftarlarına da keyifli ve güvenli bir maç seyri diliyoruz.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.