AK Parti MYK toplantısında tartışılan yerel yönetim reformu önerileri, mevcut yasal çerçeve ile karşılaştırıldığında hem mevcut düzenlemeleri güçlendirmeyi hem de yeni mekanizmalar getirmeyi hedefliyor. Bu inceleme, önerileri tek tek ele alarak mevcut Türk hukukundaki yasal dayanaklarını, zorunluluklarını ve reform taslağındaki potansiyel değişiklikleri özetliyor. Analiz, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gibi temel mevzuata dayanıyor. Reform taslağı henüz yasalaşmadığı için, öneriler mevcut yasal boşlukları doldurmayı amaçlıyor ve merkezi denetimi artırıyor. Kaynaklar, resmi mevzuat ve güncel haber raporlarından derlenmiştir.
Mevcut Yasal Durum: 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 68. maddesi, belediyelerin borçlanmasını düzenler. Faiz dahil iç ve dış borç stok tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin Vergi Usul Kanunu’na (213 sayılı Kanun) göre yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz. Bu sınır büyükşehir belediyeleri için 1,5 kat uygulanır. Borçlanma miktarı bütçe gelirlerinin %10’unu aşarsa İçişleri Bakanlığı onayı gereklidir. Seçim dönemlerinde bütçeyi aşan krediler, sonraki başkanları mali zorluğa sokabilir, ancak mevcut kanunda spesifik “zaman sınırı” (örneğin seçim öncesi kısıtlama) yoktur; genel borç stok sınırı geçerlidir.
Reform Önerisi ve Değişiklikler: Taslak, borçlanmaya katı zaman (örneğin seçim öncesi sınırlama) ve miktar kısıtlaması getirerek suiistimalleri önlemeyi hedefliyor. Merkezi denetimle borç stokunun amacı dışında kullanımını cezalandıracak; örneğin altyapı kredileri kültürel harcamalara kaydırılamayacak. Bu, mevcut sınırları güçlendirerek mali disiplini artırır.
Mevcut Yasal Durum: 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi, personel alımını bütçe ve norm kadro ile sınırlar. İştirak şirketleri (belediyelerin %50’den fazla hissesine sahip olduğu şirketler) için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçerlidir, ancak personel alımı doğrudan belediye bütçesinden etkilendiği için Sayıştay denetimine tabidir. Mevcut düzenlemede iştirakler üzerinden “arka kapı” alımları yasaklanmamıştır, ancak personel giderleri bütçenin %30’unu aşamaz (büyükşehirlerde %40).
Reform Önerisi ve Değişiklikler: Öneri, iştirakler üzerinden alımların sürdürülmesine dikkat çekerek katı sınır getiriyor. Norm kadro dışındaki alımlar merkezi onay gerektirebilir; bu, mevcut yasal boşluğu doldurarak nepotizm ve bütçe aşımını önler.
Mevcut Yasal Durum: 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 2. ve 5. maddeleri, belediye başkanlarını kapsar. Göreve başlama ve bitişte, her 5 yılda bir (en son Şubat 2025’te genel beyan dönemi) mal bildirimi zorunludur. Eş ve çocuklar da kapsanır; bildirimin içeriği taşınmazlar, nakit, hisse senetleri vb. içerir. Bildirim, valilik veya ilgili kuruma verilir ve gizlidir, ancak suiistimal şüphesinde incelenebilir.
Reform Önerisi ve Değişiklikler: Öneri, mevcut zorunluluğu güçlendirerek görev sırasında edinilen mal varlıklarının aylık veya yıllık kamuoyuna açıklanmasını öngörüyor. Bu, şeffaflığı artırır ve mevcut kanundaki gizlilik ilkesini kısmen değiştirir.
Mevcut Yasal Durum: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi, şeffaflık ve rekabet ilkesini esas alır. İhaleler Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) üzerinden duyurulur; belediyeler dahil tüm idareler için geçerlidir. İhale sonuçları Resmi Gazete veya EKAP’ta yayımlanır, ancak aylık rapor zorunluluğu yoktur. Belediye şirketleri için istisnalar (örneğin doğrudan temin) suiistimale açık.
Reform Önerisi ve Değişiklikler: Öneri, aylık ihale ve sözleşme bilgilerinin zorunlu kamu duyurusunu getirerek mevcut şeffaflığı artırır. Yeni taslakta, ihalelerde bilgi açıklama yasağı güçlendirilecek ve belediye şirketleri daha sıkı denetime tabi tutulacak.
Mevcut Yasal Durum: Doğrudan yasaklayan bir madde yok; ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun etik ilkeleri ve Kamu Görevlileri Etik Kurulu Yönetmeliği nepotizmi yasaklar. Belediye şirketlerinde ticaret kanunu geçerli, ancak CHP’nin 2019 teklifleri gibi yasa teklifleri tartışılmış ama yasalaşmamıştır. Uygulamada, özel kalem müdürlüğü gibi istisnai kadrolar suiistimale açıktır.
Reform Önerisi ve Değişiklikler: Taslak, akraba atamalarını doğrudan yasaklayarak mevcut etik kuralları yasal zorunluluğa dönüştürüyor. Bu, belediye şirketleri ve istisnai kadroları kapsayacak şekilde genişletilecek.
Mevcut Yasal Durum: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, prim borçlarını düzenler. Belediyeler, SGK’ya en borçlu kurumlar arasındadır; tecil ve taksitlendirme mümkündür. 2026 düzenlemesiyle %10 peşinat şartı kaldırılmış, eşit taksitler getirilmiştir. Birikme halinde haciz ve yaptırım uygulanır.
Reform Önerisi ve Değişiklikler: Öneri, düzenli ödeme zorunluluğunu getirerek birikmeyi önler; borçlanma yetkileri dondurulabilir. Bu, mevcut tecil kolaylıklarını belediyelere özel genişletir.
Mevcut Yasal Durum: 5393 sayılı Kanun, belediye görevlerini (su, kanalizasyon, ulaşım vb.) tanımlar ancak “hiyerarşi” kavramı yok. Merkezi müdahale, kayyum ataması gibi istisnai durumlarda (Anayasa Madde 127) mümkündür. Denetim, Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı’na aittir.
Reform Önerisi ve Değişiklikler: Yeni “hizmet hiyerarşisi” ile öncelikli hizmetler (temel altyapı) zorunlu kılınacak; aksamada merkezi idare devreye girecek, cezalar ve yetki devri uygulanacak. Yeni Denetim Komisyonu kurulacak; imar yaptırımları ağırlaşacak, turizm bölgelerine özel bütçe getirilecek. Bu, yetkileri daraltarak merkezi vesayeti artırır.
Genel Değerlendirme
Reform taslağı, 2026’da yasalaşması beklenen Mahalli İdareler Reform Paketi kapsamında mevcut yasaları (5393, 4734, 3628 sayılı Kanunlar) revize ederek şeffaflık, mali disiplin ve merkezi denetimi güçlendiriyor. Eleştiriler, seçilmiş belediyelerin yetkilerini atanmışlara devretme riskine odaklanıyor. Bu değişiklikler, Anayasa’nın yerel yönetim özerkliği ilkesini (Madde 127) etkileyebilir ve yargı denetimine tabi olabilir
Subscribe to get the latest posts sent to your email.