1917 Aralık’ında Savaşın Gölgesinde Bir Operet Gecesi: Mustafa Kemal ile Vahdettin’in Berlin’deki Tarihî Akşamı

1917 Aralık’ında Savaşın Gölgesinde Bir Operet Gecesi: Mustafa Kemal ile Vahdettin’in Berlin’deki Tarihî Akşamı
Yayınlama: 19.02.2026
A+
A-

Tarihin en dikkat çekici anlarından biri, 23 Aralık 1917 akşamı Berlin’de yaşandı. I. Dünya Savaşı’nın en kritik dönemlerinden birinde, Osmanlı Veliahtı Vahdettin (geleceğin Sultan VI. Mehmed Vahdettin’i) ve maiyetinde orduyu temsilen bulunan Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in daveti üzerine Almanya’ya resmî bir ziyaret gerçekleştirmişti.

Heyet, Sofya–Budapeşte–Viyana hattı üzerinden Bad Kreuznach’taki Alman Genel Karargâhı’nı ve Essen’deki Krupp fabrikalarını ziyaret ettikten sonra 23 Aralık Pazar günü Berlin’e ulaştı. Konuklar, Brandenburg Kapısı’nın hemen yanındaki dönemin en prestijli oteli Hotel Adlon’a yerleştirildi. Gün, Tiergarten’deki Bellevue Sarayı’nda Alman İmparatoriçesi Auguste Viktoria’ya yapılan nezaket ziyaretiyle başladı. Akşam programının en dikkat çekici bölümü ise Berlin Kraliyet Opera Evi’nde (Königliches Opernhaus; bugünkü Staatsoper Unter den Linden) gerçekleştirilen temsildi.

O Gece Hangi Eser Sahnelendi?

Bazı ikincil kaynaklarda o akşam sahnelenen eserin Giacomo Puccini’nin Madama Butterfly operası olduğu ileri sürülse de, birincil kaynaklar ve dönemin kayıtları farklı bir tablo ortaya koymaktadır. Mustafa Kemal Paşa’nın seyahat notları ile dönemin tanıklıkları, temsilde bir “operet” izlendiğini açıkça belirtir.

Bu çerçevede en güçlü ihtimal, Avusturyalı besteci Franz Lehár’ın dünya çapında ün kazanmış opereti Die lustige Witwe (Şen Dul) eseridir.

Bu tespiti destekleyen unsurlar şunlardır:
1. Mustafa Kemal’in İfadeleri: Paşa, Berlin seyahati sırasında bir “operet” izlediklerini vurgular. Madama Butterfly dramatik bir opera iken, Şen Dul hafif ve eğlenceli bir operettir.
2. Dönemin Psikolojisi: 1917 sonu, Almanya açısından savaşın ağırlaştığı bir dönemdir. Noel arifesinde Berlin’de halkın moralini yükseltmek amacıyla daha hafif ve popüler eserlerin tercih edilmesi doğaldır. Şen Dul, o yıllarda Avrupa’nın en sevilen sahne yapıtlarından biriydi.
3. Vahdettin’in Tepkisi: Tarihî anlatımlara göre Veliaht Vahdettin, sahnede dans eden ve şarkı söyleyen kadın sanatçılara alışkın değildi; temsili mesafeli bir dikkatle izlemiştir. Mustafa Kemal ise eseri daha önce bildiği için ilgiyle takip etmiştir.

Bu ayrıntı, sadece bir repertuvar düzeltmesi değildir; aynı zamanda dönemin kültürel atmosferine dair önemli bir ipucu sunar.

Savaşın Ortasında Bir Kültür Adası

1917’nin Berlin’i, açlık, yokluk ve cephelerden gelen kötü haberlerle sarsılmaktadır. Buna rağmen Kraliyet Opera Evi ayaktadır. İmparator locasında yerlerini alan Osmanlı veliahtı ve genç general, Avrupa kültürünün sembol mekânlarından birinde bir operet izlemektedir.

Bu sahne, iki imparatorluğun da çözülme sürecine girdiği bir dönemde tarihsel bir ironi taşır. Salonun içinde hafif müzikler yükselirken, cephelerde ağır kayıplar yaşanmaktadır. Operetin neşeli melodileri, aslında çökmekte olan düzenin kırılgan bir parantezi gibidir.

Mustafa Kemal’in Stratejik Okuması

Mustafa Kemal Paşa bu seyahatte yalnızca bir askerî refakat görevi üstlenmemiştir. Alman cephelerini incelemiş, Hindenburg ve Ludendorff ile görüşmüş, Alman ordusunun durumunu yakından gözlemlemiştir. Falih Rıfkı Atay’ın aktardığı üzere Paşa, daha o günlerde Almanya’nın savaşı kaybedeceği kanaatine varmış ve Osmanlı Devleti’nin bu ittifakla felakete sürükleneceğini öngörmüştür.

Opera locasında yan yana oturan iki isimden biri, birkaç yıl sonra Millî Mücadele’yi başlatacak; diğeri ise ülkeyi terk etmek zorunda kalacaktır. Berlin’deki bu kültürel akşam, aslında siyasi kaderlerin kesiştiği sessiz bir dönemeçtir.

Tarihin Sessiz Tanığı

23 Aralık 1917 gecesi Berlin’de sahnelenen operet, yalnızca bir sanat etkinliği değildir. O gece, savaşın ortasında müziğin hâlâ çalabildiğini; fakat iki imparatorluğun da tarih sahnesinden çekilmek üzere olduğunu gösteren sembolik bir andır.

Operet sahnesinde perde açılırken, Osmanlı tarihinde de yeni bir perdenin aralanmakta olduğunu belki de en iyi gören kişi, locada oturan 36 yaşındaki Mustafa Kemal Paşa idi.


Haluk Direskeneli

Resim: İclal Örses arşivinden


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.