Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
1950’lerin ortasında Burgazada’da bir akşam yemeği, denizin bereketi ve çok kültürlü mutfağın zenginliği demekti. Torik lakerdasından uskumru çirozuna, topik mezesinden kömür ateşinde lüfere uzanan bu menü; Barba’nın meyhanesinde veya bir balıkçı sandalının kenarında kurulan o samimi sofraların lezzet haritasıdır.
🍽️ Başlangıçlar: Soğuk Mezeler ve “Altlık”
O yıllarda sofra aceleye gelmezdi. Rakı kadehlerine buz değil, soğuk su konur; sohbet yavaş yavaş demlenirdi.
Torik Lakerdası: İstanbul balıkçılığının şahlandığı o yıllarda, lakerda palamuttan değil, kışın yağlanmış has torikten yapılırdı. Kırmızı soğan halkaları eşliğinde, lokum gibi dağılan bir doku.
Uskumru Çirozu: Marmara’nın o dönemki en bol balığı uskumruydu. Güneşte kurutulmuş, dereotu ve sirkeli sosla servis edilen çiroz, sofranın olmazsa olmazıydı.
Ermeni Usulü Topik: Adadaki komşuların mutfağından gelen, nohut, soğan, kuş üzümü ve tarçının muazzam uyumu. Dışı patates ve nohut ezmesi, içi baharatlı soğan dolgulu bu lezzet, rakının en iyi eşlikçisiydi.
Beyaz Peynir ve Kavun: Trakya’dan gelen tam yağlı sert beyaz peynir ve yazın o bal gibi kokulu kavunu.
🔥 Ara Sıcaklar: Denizin Kokusu
Soğuklardan sonra mideyi ana yemeğe hazırlayan, sıcak ve çıtır lezzetler gelirdi.
Karides Güveç: Tereyağında cızırdayan, üzerine az miktarda kaşar serpilmiş, sarımsağı bol tutulmuş karidesler.
Kalamar Tava (Tarator Soslu): Videodaki balıkçıların ağlarına takılan taze kalamarlar, halka halka doğranıp altın sarısı olana kadar kızartılır, yanında cevizli ekmek içiyle yapılan koyu kıvamlı tarator sosla sunulurdu.
Midye Dolma: Ama bugünkü gibi sadece pirinçli değil; kuş üzümlü, dolmalık fıstıklı ve yenibaharı bol, gerçek İstanbul usulü.
🐟 Ana Yemek: Boğaz’ın Efendileri
1956’da kültür balıkçılığı yoktu; ne varsa mevsimin en tazesi oydu.
Kömürde Lüfer Izgara: Mevsim sonbahara dönüyorsa, İstanbul’un prensi lüfer, kömür ateşinde ızgara yapılır, yanına sadece roka ve bir dilim limon konurdu. Balığın suyu içinde kalmalı, asla kurutulmamalıydı.
Tava İstavrit/Barbun: Eğer mevsim yazsa veya balıkçılar (videodaki Orhan ve Rıza gibi) o gün ağlarında küçük balıklarla dönmüşse, mısır ununa bulanmış çıtır istavrit tava, kılçığıyla yenirdi.
🍉 Tatlı ve Kapanış: Ağız Tatlılığı
Bu ağır ve keyifli yemeğin üzerine şerbetli tatlılar yerine daha hafif lezzetler tercih edilirdi.
Sıcak Helva: Balık sofralarının klasiği; fırında veya tavada yapılmış, sıcak sıcak kaşıklanan irmik veya tahin helvası.
Mevsim Meyveleri: Buz gibi suda bekletilmiş üzüm salkımları veya incir.
Türk Kahvesi: Yemek sonrası rehaveti almak için, yanında bir parça likörle sunulan sade Türk kahvesi.
🥂 Sofra Adabı: “En Kötü Günümüz Böyle Olsun”
O yılların Burgazada sofrasında yazılı olmayan kurallar vardı:
Kadeh Tokuşturma: Kadehler asla masaya sertçe vurulmaz, nazikçe “Şerefe” denilerek kaldırılırdı. Eğer masada sizden yaşça büyük biri varsa (mesela Kunduracı Mehmet gibi), kadehinizi onun kadehinin altına denk getirerek saygınızı gösterirdiniz.
Müzik: Müzik asla sohbeti bastırmaz, fondaydı. Şarkılara hep bir ağızdan, bağırmadan eşlik edilirdi.
Hesap: “Alman usulü” pek bilinmezdi. O gün kimin durumu iyiyse veya kim davet ettiyse hesabı o öder, diğerleri itiraz etmezdi; çünkü bir sonraki sefer sıra onlardaydı.
İstanbul Burgazada açıklarında makine arızası nedeniyle denizde sürüklenen ve içinde 5 kişinin bulunduğu 10 metre uzunluğundaki tekne, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekiplerinin başarılı operasyonuyla güvenli limana ulaştırıldı. Burgazada önlerinde seyir halindeyken ana makinesinde teknik bir arıza meydana gelen tekne, kontrolünü kaybederek akıntıyla sürüklenmeye başladı. İhbarın ardından bölgeye Kıyı Emniyeti...
İstanbul’un Prens Adaları’ndan Burgazada’nın yüksek noktalarından kaydedilen görüntüler, Marmara Denizi’nin dingin atmosferini ve adalar arasındaki hareketliliği gözler önüne seriyor. Çam ormanlarıyla kaplı tepelerden izlenen panoramada, komşu adaların kıyıları ile arka planda yükselen şehir silüeti açık havada net bir şekilde seçiliyor. Masmavi suların üzerinde ilerleyen Şehir Hatları vapuru, adaların kıyıları boyunca...
İstanbul’un Prens Adaları’ndan Burgazada’da, gökyüzünde aynı anda hem parıldayan güneşin hem de yağmurun etkili olduğu ender ve büyüleyici anlar kameralara yansıdı. Adanın yeşil çam ormanlarının üzerinde beliren güneş ışıkları altında süzülen yağmur damlaları, hem ada sakinlerine hem de ziyaretçilere unutulmaz bir görsel şölen sundu. Burgazada üzerinde parçalı bulutların arasından süzülen...