Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Büyükada’da 6. yüzyıldan kalma tarihi Kadınlar Manastırı kalıntılarının bulunduğu 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı’ndaki hukuksuzluk sarmalı, ortaya çıkan yeni resmi belgelerle bambaşka bir boyuta taşındı.
Koruma Kurulu’nun “beton dökülüyor, suç duyurusunda bulunun” kararlarına ve tartışmalı hisse devrine rağmen, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Kamu Denetçiliği Kurumu’na gönderdiği yazıda “Mülkiyet davası ve imar planı bitene kadar tahliyede kamu yararı bulunmadığı” yönündeki ifadeleri şok etkisi yarattı.
Ada Gazetesi olarak uzun süredir gündemde tuttuğumuz Büyükada Maden Mahallesi 290 ada 30 parseldeki (eski 179 ada 10 parsel) tarihi yıkım ve rant dosyasında, devlet kurumlarının yazışmaları skandalın boyutunu gözler önüne serdi. Doğu Roma İmparatoriçesi İrini’nin sürgün edildiği ve mezarının da bulunduğu rivayet edilen 1500 yıllık Kadınlar Manastırı kalıntıları üzerinde yükselen “Naki Bey Plajı ve Konaklama Tesisleri” hakkında ortaya çıkan yeni belgeler, 2014 yılından bu yana alınan yıkım ve arındırma kararlarının nasıl kağıt üzerinde kaldığını kanıtlıyor.
Hatırlanacağı üzere, yakın zamanda gündeme getirdiğimiz haberde, SİT alanındaki işletmeyi elinde bulunduran Nakibey Turizm Otel Gıda İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin hisseleri 7 Mayıs 2026 tarihinde Adalar Noterliği’nde el değiştirmişti. Kayıtlı sermayesi üzerinden yapılan işlemle Hayrullah Birgiv hisselerini devrederken, şirketin %75 hissesi ve müdürlük yetkisi Barbaros Muhtar Bülbülkaya’ya, %25’i ise Selin Akbulut’a geçmişti. Kamuoyunda 100 milyon TL’ye yakın bir bedelle el değiştirdiği konuşulan tesiste, devir sürecinin hemen öncesinde ve sonrasında kaçak inşaatların tam gaz devam ettiği resmi belgelerle tescillendi.
İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 18.06.2026 tarih ve 15482 sayılı kararında yer alan tespitler, tarihi mirasın nasıl katledildiğini açıkça ortaya koyuyor:
Koruma Kurulu’nun bu kararının hemen ardından İstanbul Vakıflar II. Bölge Müdürlüğü, 01.07.2026 tarihinde Adalar Belediye Başkanlığı’na resmi bir yazı gönderdi.
Bölge Müdürü Vekili Veysel Ekşi imzalı yazıda; mülkiyeti Şehzade Sultan Mehmet Vakfı’na ait olan 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı’ndaki izinsiz uygulamaların 2863 sayılı Kanun gereğince kaldırılması istendi. Vakıflar, kullanıcıların uyarıldığını ve idarenin bilgisi dışında yapılan hiçbir inşai müdahaleye muvafakatlarının (izinlerinin) olmadığını Adalar Belediyesi’ne resmen bildirdi.
Tüm bu yıkım kararları ve suç duyurularına rağmen tesisin neden hala tam kapasiteyle çalıştığı ve 15’ten fazla kaçak otel odasıyla faaliyet yürüttüğü sorusunun cevabı ise Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 08.09.2026 tarihli yazısında ortaya çıktı.
Duyarlı vatandaşın CİMER başvurularından sonuç alamaması üzerine konuyu taşıdığı Kamu Denetçiliği Kurumu’na yanıt veren Vakıflar Genel Müdürlüğü (Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Aran imzasıyla), adeta işgali meşrulaştıran şu savunmayı yaptı:
Ortaya çıkan bu resmi belgeler ışığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Adalar Belediyesi’ne bir kez daha soruyoruz:
Toprağın altında 1500 yıllık Doğu Roma mirasının, İmparatoriçe İrini’nin hatırasının yattığı bu eşsiz arkeolojik alan, kurumların topu birbirine atması ve “ekonomik işletme” kaygıları yüzünden beton yığınına dönüştürüldü.
Ada Gazetesi olarak, resmi belgelerle sabit olan bu tarih katliamının ve idari ihmaller zincirinin peşini bırakmayacağımızı kamuoyuna bir kez daha ilan ediyoruz.
Adalar'daki önemli gelişmeler ve özel haberler ücretsiz olarak e-posta kutunuza gelsin.
🔒 E-postanız üçüncü kişilerle paylaşılmaz. İstediğiniz an ayrılabilirsiniz.Size daha iyi bir haber deneyimi sunmak, site trafiğini analiz etmek ve içerikleri kişiselleştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Detaylar için Gizlilik ve Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.