Adalar Belediyesi Nisan Ayı Meclis Toplantısı’na, Heybeliadalı bir vatandaşın ilçedeki kaçak yapılar ve sahillere erişim engelini gündeme getirdiği anlar damga vurdu.
Adalar Belediyesi Nisan Ayı Meclis Toplantısı’na, Heybeliadalı bir vatandaşın ilçedeki kaçak yapılar ve sahillere erişim engelini gündeme getirdiği anlar damga vurdu. Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın, ilçesindeki tarihi Kadınlar Manastırı’nın hangi adada olduğunu bilmemesi ve 1. derece arkeolojik sit alanına yapılan oteli sıradan bir yapı gibi savunması dikkat çekti.
Belediye meclis toplantısında söz alan ve kendisinin bir arkeolog olduğunu belirten Heybeliadalı Emel Hanım, ilçede yıllardır süregelen hukuksuzlukları, cevapsız kalan dilekçelerini ve çevre katliamlarını tek tek sıraladı. Ancak vatandaşın feryadına karşılık Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın verdiği tepkiler salonda şaşkınlık yarattı.
“KADINLAR MANASTIRI HANGİ ADADA?” SÜRPRİZİ
Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri, Adalar’ın önemli tarihi ve kültürel değerlerinden biri olan Kadınlar Manastırı ile ilgili bölüm oldu. Başkan Akpolat’ın, kamuoyunda yakından bilinen bu tarihi yapının hangi adada bulunduğunu net biçimde ifade edememesi, salonda şaşkınlık yarattı. Adalar’ın tarihi, kültürel ve arkeolojik mirasının korunmasından sorumlu bir yönetimin başındaki ismin böylesine temel bir konuda tereddüt yaşaması, toplantının en çok konuşulan ayrıntılarından biri haline geldi.
TARİHİ ALANA OTEL YAPILMASINI “NORMAL” KAÇAK YAPI GİBİ SAVUNDU
Başkan Akpolat’ın skandal niteliğindeki tutumu sadece yer bilmemesiyle sınırlı kalmadı. Birinci derece arkeolojik sit alanının işgal edilerek üzerine otel odaları dikilmesini, vatandaşların geçmiş yıllarda evlerine yaptığı ufak eklentilerle bir tuttu.
Akpolat, tarihi dokunun tahrip edilmesini şu sözlerle normalleştirmeye çalıştı: “Geçmiş dönemlerle alakalı… Burada herkesin bir yaşantısı var. Adanın geçmişinde, 30 yıl 40 yıl evvelki bir eklentisinin burada gündem olması doğru şeyler değil. Sokakta yürüyemeyiz o zaman. ‘Koparalım, atalım, yıkalım’, bu da yanlış.”
Başkanın, ticari bir rant uğruna tarihi bir manastırın üzerine yapılan oteli, sokaktaki sıradan bir imar barışı/kaçak yapı meselesine indirgemesi büyük tepki topladı.
Oysa kamuoyunda tartışılan mesele, yalnızca ruhsatsız ya da kuralsız bir yapılaşma iddiası değil; aynı zamanda 1. derece arkeolojik sit alanı gibi en yüksek koruma statüsüne sahip bir bölgede ortaya çıkan müdahale iddiası. Bu nedenle toplantıda verilen yanıtların, meselenin ağırlığını ve kamu vicdanındaki karşılığını yansıtmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.
İKİ YILDIR DİLEKÇELERE CEVAP YOK, SAHİLLER HALKA HALA KAPALI
Konuşmasında belediyenin liyakatsiz ve duyarsız işleyişine de isyan eden Emel Hanım, Beltur’un inşa ettiği kaçak havuz ve diğer yasa dışı yapılarla ilgili iki yıldır verdiği dilekçelerin hiçbirine yanıt alamadığını belirtti. Konuyu araştırmak isterken zabıta veya yetkililer yerine polise şikayet edilerek rencide edildiğini dile getirdi.
Ayrıca, seçim dönemi verilen “Kıyıların garantisi benim, adalılar denize girecek” vaatlerinin tutulmadığını belirten Emel Hanım, Heybeliada kıyılarını tek tek gezdiğini ancak halkın sahilleri hiçbir şekilde kullanamadığını, bu durumun anayasal bir hak ihlali olduğunu vurguladı.
SOKAK HAYVANLARI İÇİN ÇAĞRI
Gündemdeki sokak köpeklerinin toplatılması konusuna da değinen Emel Hanım, Valilik emriyle başlatılan toplama işlemlerine karşı Adalar Belediyesi’nin nasıl bir tutum alacağını sorarak, “Onlar bizim can dostlarımız, bu konuda ne yapmayı düşünüyorsunuz?” dedi.
ŞİKAYETLERİ SİSTEME VE MEMURLARA HAVALE ETTİ
Başkan Akpolat, ağır eleştiriler ve cevapsız bırakılan şikayetler karşısında sorumluluğu kurumun iletişim sistemine ve personeline atarak savuşturmayı tercih etti. Çözüm üretmek yerine, “Ada portalından bakalım, size kim dönüş yapmamış isim verin onlardan hesap soralım” diyerek konuyu kapatmaya çalıştı.
Toplantı, tarihi değerlerin korunması ve şeffaf belediyecilik anlayışı konusunda Adalar Belediyesi yönetiminin yetersizliğini gözler önüne seren bir oturum olarak kayıtlara geçti.
Meclis toplantısında yaşanan bu diyaloglar, Adalar’da uzun süredir tartışma konusu olan koruma-kullanma dengesi, kültürel mirasın geleceği ve belediye yönetiminin bu konulardaki yaklaşımı açısından yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi. Özellikle tarihi ve doğal dokusuyla öne çıkan Adalar’da, yöneticilerin hem bölgenin hafızasına hem de hukuki statüsüne tam anlamıyla hâkim olması gerektiği görüşü bir kez daha gündeme geldi.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.