Adalar’da uzun süredir tartışma konusu olan elektrikli ve akülü araçlara yönelik kısıtlamalar, yaklaşan 31 Aralık son tarihi öncesinde büyük bir kaosa dönüştü. UKOME kararları doğrultusunda başlatılan denetimler, plaka zorunluluğu ve TÜVTÜRK gezici istasyonlarındaki yetersizlikler, ilçe sakinlerini ve esnafı çileden çıkardı.
Bugün Burgazada’da yaşanan olay ise gerilimin geldiği son noktayı gözler önüne serdi. İddiaya göre, aracını muayene ettiremeyen bir vatandaş, yaşananlara tepki olarak aracını denize attı. Sualtında görüntülenen araç, Adalar’daki yönetim krizinin en net fotoğrafı olarak kayıtlara geçti. Görgü tanıklarına göre vatandaşın üstünün ıslak olduğu ve aracı ile birlikte denize atladığı iddia edildi.
Adalar Belediyesi ve ilgili kurumların koordinasyonsuzluğu, TÜVTÜRK gezici muayene istasyonlarında ciddi bir krize yol açtı. Büyükada, Heybeliada ve Burgazada’da kurulan istasyonlarda uygulanan “günde sadece 100 araç” yapabildiği iddiası, basit bir matematik hesabıyla bile mağduriyetin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Yetkililerin verilerine göre Adalar’da toplam 550 adet tescilsiz araç bulunuyor. Bu araçların adalara göre dağılımı ise şöyle:
Büyükada: 250 Adet, Heybeliada: 175 Adet, Kınalıada: 75 Adet, Burgazada: 50 Adet
İddialara göre günlük kota sınırı (100) nedeniyle Kınalıada ve Burgazada’daki araçların tamamı muayene olabilse bile, araç yoğunluğunun en fazla olduğu Büyükada ve Heybeliada’da yaklaşık 225 araç dışarıda kalıyor. Vatandaşlar, “Süre yetmiyor, kontenjan yetmiyor ama 31 Aralık’ta araçlarımız toplanacak deniyor. Bu planlama hatasının bedelini neden biz ödüyoruz?” diyerek tepki gösteriyor. Denize atılan araç protestosunun temelinde de bu “matematiksel imkansızlık” ve çaresizlik yatıyor.
Adalar halkı, güvenlik gerekçesiyle alındığı söylenen kararların arkasında ticari bir rant olduğu görüşünde birleşiyor. Vatandaşlar, mevcut plakalı araçlarının “teknik yetersizlik” bahanesiyle trafikten menedileceğini, bunun yerine belirli bir firmadan, fahiş fiyatlarla yeni araç alımına zorlandıklarını iddia ediyor.
Özellikle “tek bir adrese yönlendirme” yapılması ve dışarıdan UKOME standartlarına uygun araç getirilmesine dahi zorluk çıkarılması, “Adalar’da araç tekeli mi oluşturuluyor?” sorusunu gündeme getirdi.
Halkın ve esnafın tepkileri şu noktalarda yoğunlaşıyor:
Kazanılmış Hakların Gaspı: Yıllardır yasal olarak kullanılan, vergisi ödenen plakalı araçların 31 Aralık itibarıyla “çöp” durumuna düşürülmesi.
Milli Servet Kaybı: Binlerce aracın hurdaya ayrılacak olması ve vatandaşın cebinden çıkacak yeni maliyetler.
Ekonomik Darbe: Ekonomik kriz ortamında, elinde sağlam aracı olan esnafın yüz binlerce liralık borca ve “4 tekerlekli yeni araç” dayatmasına maruz bırakılması.
Şeffaflıktan Uzak Süreç: Kararların son dakikada açıklanması ve “Ben yaptım oldu” mantığıyla hareket edilmesi.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.