Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Büyükada başta olmak üzere Adalar’da yaz aylarında çileye dönüşen kiralık bisiklet sorunu acil çözüm beklerken, gündeme gelen yeni işletme sözleşmeleri tartışmaları başka bir boyuta taşıdı. Vatandaşlar kazalar ve kuralsızlıktan şikayet ederken; Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak’ın öncülük ettiği ve esnafa dayattığı belirtilen yeni model, esnafın yıllardır süregelen kazanılmış haklarını tek bir şirketin tekeline bırakma tehlikesi taşıyor. Adalıların huzuru ve güvenliği için sistemin düzenlenmesi şart olsa da, bu düzenlemenin yerel esnafı yok ederek yapılması tepki çekiyor.
Adalar halkı, özellikle yaz aylarında, hafta sonlarında ve tatillerde sayıları 4-5 bini bulan kiralık bisikletlerin yarattığı anarşiden uzun süredir şikayetçi. Dar sokaklarda yayalar, bisikletler ve akülü araçların aynı yolu paylaşmak zorunda kalması, adalıların kendi mahallelerinde güvenle yürümesini imkânsız hale getiriyor. Vatandaşların haklı isyanı şu temel noktalarda toplanıyor:
Sokaklardaki bu kaosu bitirmek amacıyla Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak tarafından esnafa dayatıldığı belirtilen yeni sözleşme taslakları ise çözümden çok bir “tekelleşme” projesini andırıyor. Adalar Belediyesi sınırları içerisinde işletilecek yeni modele göre, mevcut esnaf, yıllardır kendi adına olan plaka ve lisansları kurulacak yeni bir ortaklığa devretmek veya tahsis etmek zorunda bırakılıyor. Sisteme bir kez dahil olan esnaf, 120 ay (10 yıl) boyunca bu sözleşmeye bağlı kalacak ve haklı sebep olmaksızın sistemden çıkamayacak.
Dikkat çeken diğer bir husus ise esnafın elindeki mevcut bisikletlerin sistem dışı bırakılması. Sözleşmelere göre, kiralama faaliyetinde münhasıran “Yapıdrom” adlı şirketin temin edeceği bisikletler kullanılacak. Elde edilen net kâr, operasyonel giderler düşüldükten sonra Yapıdrom ve esnafın şirketi arasında yüzde 50 oranında paylaşılacak. Üstelik banka hesaplarının yönetiminden personel alımına ve kamu kurumlarıyla ilişkilere kadar tüm hayati operasyonel yetkiler tek başına bu teknoloji şirketi olan Yapıdrom’un elinde olacak.
Adalar’da sokakların yayalar için güvenli hale getirilmesi, bisiklet trafiğinin disipline edilmesi ve kaçak kiralama furyasının son bulması adalıların en büyük beklentisidir. Ancak bu haklı talepler, yerel esnafın ekmek teknesine, idare tarafından verilmiş kazanılmış hak olan ruhsat ve plakalarına el koymanın bir gerekçesi olamaz.
Sorunun asıl çözümü; esnafı kendi işinde bir şirketin taşeronu konumuna düşürmek ve ağır cezai şartlarla bağlamak değil, belediye denetimlerinin ve sahadaki yaptırımların artırılması, kurallara uymayanların ruhsatlarının iptal edilmesi ve altyapı eksikliklerinin giderilmesidir. Adalar’ın ruhuna uygun, hem vatandaşın sokakta güvenle yürüyeceği hem de esnafın mülkiyet haklarının gasp edilmeyeceği adil ve şeffaf bir sistemin acilen masaya yatırılması gerekiyor.