Adalar Belediyesi’nde evsel atık bedelleri üzerinden başlatıldığı öne sürülen haciz ve bloke işlemleri ilçede büyük tepki topladı.
Adalar Belediyesi’nde evsel atık bedelleri üzerinden başlatıldığı öne sürülen haciz ve bloke işlemleri ilçede büyük tepki topladı. İddiaya göre evsel atık tahakkuklarını yapan Fen İşleri Müdürlüğü, Başkan Yardımcısı Sevgi Ünsal’a bağlı; haciz ve bloke işlemlerini yürüten Mali Hizmetler Müdürlüğü ise Başkan Yardımcısı Fırat Durak’ın sorumluluk alanında. Adalılar şimdi soruyor: Belediyenin mali yükü neden vatandaşın hesabına kilit vurularak hafifletilmeye çalışılıyor?
Adalar’da belediyecilik tartışması artık yalnızca hizmet eksikliği üzerinden değil, vatandaşın banka hesabına uzanan bloke ve haciz işlemleri üzerinden yürüyor. İlçede son günlerde konuşulan iddialara göre, kamuoyunda “evsel atık vergisi” diye bilinen evsel katı atık bedelleri nedeniyle bazı vatandaşların ve küçük işletmelerin hesaplarına bloke ve haciz işlemleri uygulanmaya başlandı. Zaten ağır ekonomik şartlar altında ayakta kalmaya çalışan Adalılar için bu gelişme, sadece mali bir işlem değil, doğrudan hayatın kalbine vurulan yeni bir darbe olarak görülüyor.
Tepkinin büyümesinin en önemli nedenlerinden biri ise belediye içindeki sorumluluk zincirinin daha görünür hale gelmesi. İddiaya göre evsel atık tahakkuk işlemlerini yapan Fen İşleri Müdürlüğü, Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Sevgi Ünsal’a bağlı. Hesaplara bloke ve haciz işlemlerini yürüten Mali Hizmetler Müdürlüğü ise Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak’ın sorumluluk alanında bulunuyor. Bu tablo, ilçede yaşanan mağduriyetin yalnızca teknik bir bürokratik süreç değil, siyasi sorumluluğu olan bir yönetim tercihi olarak görülmesine yol açıyor.
Vatandaşın tepkisi de tam bu noktada yükseliyor. Çünkü mesele yalnızca bir bedelin tahakkuk ettirilmesi değil; o bedelin hangi yöntemle, ne kadar sürede, hangi sosyal sonuçlar gözetilmeden tahsil edilmeye çalışıldığıdır. Belediyenin alacağını istemesi ayrı bir konu, insanların geçim için ayırdığı son paraya bloke konulması ayrı bir konu. Adalar’da kamuoyunun itirazı, tam da bu ayrımın ortasında büyüyor.
Bir Adalı’nın sözleri, yaşanan tabloyu çarpıcı biçimde özetliyor:
“Evsel atık neye uygulanır, mekan sahiplerinin hesaplarına bloke gelmiş, kısa sürede para yok, bitti galiba… Yazık, elbiseli atık kıraathanelere uygulanmaz. 35-40 bin lira evsel atık vergisi çıkarmışlar ve kısa sürede hesaplara bloke konmuş.”
Bu cümleler, ilçedeki küçük işletmelerin, kıraathanelerin ve günlük kazançla ayakta durmaya çalışan esnafın nasıl bir baskıyla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Bugün Adalar’da birçok işletme sahibi, borcun varlığından çok, önüne konulan sert tahsilat yönteminden şikâyet ediyor. Çünkü birkaç hafta, birkaç ay içinde ödenmesi kolay olmayan tutarların ardından hesaplara bloke konulması, sadece borçluyu değil, onun ailesini, çalışanını, tedarikçisini ve günlük yaşamını da vuruyor. Sosyal belediyecilik anlayışı, ekonomik kriz altında ezilen halkı korumayı mı gerektirir, yoksa ilk fırsatta banka hesabına bloke koymayı mı?
İşte burada sorumluluk tartışması iki ayrı başlıkta toplanıyor. Bir tarafta, evsel atık bedellerinin tahakkukunu hazırlayan ve bu yükü vatandaşın önüne koyan yapı var. Bu noktada gözler, Fen İşleri Müdürlüğü’nün bağlı olduğu Başkan Yardımcısı Sevgi Ünsal’a çevriliyor. Diğer tarafta ise tahakkuk etmiş borcun tahsilatı için en sert aracı devreye sokan Mali Hizmetler Müdürlüğü var; burada da siyasi sorumluluk, bu müdürlüğün bağlı olduğu Başkan Yardımcısı Fırat Durak üzerinde yoğunlaşıyor. Yani Adalar’da oluşan tepki artık sadece “neden haciz geldi?” sorusuyla sınırlı değil; “bu sürecin siyasi sahipleri kim?” sorusuna da dönüşmüş durumda.
İlçede konuşulanlara göre birçok kişi, belediyenin mali darboğazının faturasının halka kesildiğini düşünüyor. Özellikle ekonomik çalkantının bu kadar sert hissedildiği bir dönemde, vatandaşın hesabına bloke koymak, kamu vicdanında “tahsilat” değil, “cezalandırma” olarak algılanıyor. Çünkü hesapta duran para çoğu zaman lüks tüketimin değil; kira gününün, çocuk masrafının, elektrik faturasının, ertesi gün açılacak dükkânın parasını temsil ediyor.
Adalar’da şimdi hem Sevgi Ünsal’a hem de Fırat Durak’a dönük sorular daha yüksek sesle soruluyor: Evsel atık bedelleri hangi ölçütlere göre tahakkuk ettirildi? Bu rakamlar belirlenirken küçük esnafın ve dar gelirli vatandaşın ödeme gücü gözetildi mi? Haciz ve bloke öncesinde yeterli süre tanındı mı? Taksitlendirme, uzlaşma ve yapılandırma gibi yollar neden etkili biçimde devreye sokulmadı? Belediyenin mali sıkışıklığının bedelini neden yine Adalı ödüyor?
Bugün ilçede büyüyen öfkenin nedeni tam da budur. İnsanlar belediyenin alacağını istemesine değil, kendilerini nefessiz bırakacak yöntemlere başvurmasına tepki gösteriyor. Tahakkuku yapanın başka, haczi uygulayanın başka bir başkan yardımcısına bağlı olması ise bu sürecin belediye içinde birbirinden kopuk değil, tam tersine birbirini tamamlayan bir idari zincir halinde işlediği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Adalar halkı artık açık bir yanıt istiyor. Çünkü bu mesele yalnızca belediye muhasebesinin değil, vicdanın da meselesi haline geldi. İlçede yankılanan ortak cümle şu:
“Tahakkuku sevk eden de, haczi uygulayan da bu halkın gerçeğini görmek zorunda. Belediyenin yükü, vatandaşın ekmeğine el uzatılarak hafifletilemez.”
Subscribe to get the latest posts sent to your email.