Adalar’ın İlk Camisi Tarihi Heybeliada Bahriye Mektebi Camii İhya Edildi

İstanbul Valiliği tarafından yürütülen “Yadigâr” projesi kapsamında, Heybeliada’nın ve Adalar’ın ilk camisi olma özelliğini taşıyan ecdat yadigârı Bahriye Mektebi Camii,

Adalar’ın İlk Camisi Tarihi Heybeliada Bahriye Mektebi Camii İhya Edildi
Yayınlama: 07.05.2026
A+
A-

İstanbul Valiliği tarafından yürütülen “Yadigâr” projesi kapsamında, Heybeliada’nın ve Adalar’ın ilk camisi olma özelliğini taşıyan ecdat yadigârı Bahriye Mektebi Camii, titiz bir restorasyon sürecinin ardından yeniden kapılarını açıyor. Yaklaşık bir asır önce yıkılan ve askeri alan içerisinde kalan bu tarihi yapı, aslına uygun şekilde inşa edilerek İstanbul’un kültürel mirasına tekrar kazandırıldı.

TARİHİ SERÜVEN VE YIKILIŞ SÜRECİ

1829 yılında Sultan II. Mahmud tarafından Bahriye Mektebi öğrencileri için inşa ettirilen Heybeliada Bahriye Mektebi Camii, tarihi boyunca pek çok badire atlattı. Büyük İstanbul Depremi’nde (Zelzele-i Azime) mektep binalarıyla birlikte ağır hasar gören yapı, 1930’lu yıllara kadar ada halkına hizmet vermeye devam etti. Ancak önce minaresi yıktırılarak okuma salonuna dönüştürülen cami, 1935 yılındaki 4,5 şiddetindeki depremle tamamen yıkıldı. Bu tarihten sonra bölge askeri güvenlik alanı ilan edilmiş ve cami vasfını tamamen yitirmişti.

“YADİGÂR” PROJESİ İLE YENİDEN HAYAT BULDU

İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından başlatılan restorasyon çalışmalarıyla, bu önemli mirasın küllerinden doğması sağlandı. Milli Savunma Üniversitesi bünyesinde yer alan ve “Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu Camii” ismiyle ibadete açılacak olan yapı, “Ecdattan Yadigâr, Geleceğe Emanet” sloganıyla yürütülen projelerin en anlamlı halkalarından biri oldu.

ASLINA UYGUN TİTİZ ÇALIŞMALAR

Caminin yeniden inşası sürecinde her detay bilimsel veriler ve tarihi kayıtlar ışığında yürütüldü:

  • Arkeolojik Kazılar: İstanbul Arkeoloji Müzesi denetiminde yapılan kazılarla yapının orijinal temel sistemi gün yüzüne çıkarıldı.
  • Zemin Islahı: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa-İnşaat Fakültesi uzmanlarının raporları doğrultusunda, tarihi temellere zarar vermeden çimento enjeksiyonu ile zemin güçlendirildi.
  • Geleneksel İşçilik: Minare kaidesi ve şerefe kısımları aslına uygun tuğlalarla tamamlandı. Caminin ana giriş kapısında taş üzerine altın varaklı hat uygulaması yapılırken, minare alemine de geleneksel yöntemlerle altın varak uygulandı.
  • İç Mekan Tasarımı: Mahfil katına çıkan ahşap merdivenlerden namazgah bölümlerine kadar tüm ahşap işçilikleri titizlikle tamamlanarak yapı ibadete hazır hale getirildi.

İstanbul Valiliği, bu çalışma ile sadece bir binayı değil, aynı zamanda şehrin hafızasını ve ecdada olan vefa borcunu da geleceğe taşımayı hedefliyor.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Yorum yapın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.