ANNENIN BÖYLESİ

Yayınlama: 28.11.2013
Düzenleme: 07.12.2013 12:21
A+
A-

sosi cindoyan resim

 

Gazetelerde boy boy fotoğraflarla okuyucuya sunulan gasp, cinayet, dehşet, vahşet, şiddet, tecavüz, kaçırılma, yaralama gibi haberleri okumam. Kalan sansürlü haberlere şöyle bir göz gezdirdikten sonra seçimimi yaparım. Buna rağmen iğrenç bir haber var ki bu kuralı bozdu ve maalesef şaşkınlıkla, nefretle okuduktan sonra bir kez daha habere göz atmak zorunda kaldım.

Bir kadın, bir öğretmen, mürekkep yalamış iki ayaklı bir yaratık. Ağır vaka. Eğitimini tamamlamış, farklı şehirlerde görev yaptıktan sonra tayini çıkmış ve Gölcük’e yerleşmiş. Genç ve bakımlı bir bela, Adanalı bir polisle ilişkiye girmiş, bir çocuk doğurmuş fakat kendisinden doğan şeyin ne olduğundan bihaber. Bebek iki üç aylıkken hayatında çok önemli bir şey olmuş, pek çok önemli. Haksız da değil hani, hangi ülkede dokuz gün tatil görülür ki? Ama böyle işte, denk gelmiş. Eh! Ne yapsın bizim saygıdeğer öğretmen, tatilden faydalanmak farz olacak ki, minicik yavrusunu evde yalnız bırakıp Adanaya gitmiş.

Pis yaratık, adi şerefsiz, ruhsuz kadın, sen nasıl böyle bir şey yapmayı düşünürsün, hem düşünebilir hem de yaparsın ha, fazla mı geldi sana o bebek, doğurmasaydın ahlâksız, aldırmak için para bulamadım deme bana, bana bunu söyleme. Senin yapamayacağın şey yok ki, keşke hırsız olsaydın da vicdansız olmasaydın.

Sen nasıl bir şeysin ki yatakta dişi sayılabiliyorsun da yavrusunun yanında annelik duygularını hissedemiyorsun. İşine gelmediği zaman kadınlık içgüdünü nasıl kendinden koparıp atabiliyorsun? Cami avlusuna bıraksaydın çocuğu daha insanca olurdu. İmkânsızlıktan olurdu ama sen insan olamamışsın ki.

Dokuz gün rahat rahat Adana kebap yedikten sonra eve dönüyorsun. Yavruna mama yedirmeye çalışıyorsun. Gördünüz mü şu anneyi? Döner dönmez evlâdını düşünmüş, canından kopan yavrusuna ne yapmış? Mama yedirmek istemiş. Fedakâr ana. Üç gün evde açlıktan susuzluktan ölen bir lokma bebek taş kesilir, taş. Taş yürekli kadın, nasıl da anlamadın? Vicdansızlığının yanında sırılsıklam aptalmışsın sen. Alıp yavrunu bir de hastaneye götürmüşsün.  Günlerce bebekten ağlama sesi de duyulmamış.  Bebeği uyuşturup da mı evde bıraktın, ne yaptın sen? Öyle yapacağına, nüfus kaydı bile olmayan bebeğinle birlikte pencereden atlayıp intihar etseydin.

Bu ne cehalettir arkadaşlar. Anne kucağından kopup, adam olması için okula yolladığımız çocuklarımız böyle bir cani, böyle bir canavar, yüreğini şeytana kaptırmış böyle bir öğretmene mi teslim ediliyor? Öğretmen demek pedagog demektir. Öğretmen sevgidir, yüreği ve beyni çalışan insandır. Şüphesiz her meslek insan psikolojisine artılar ve eksiler getiriyor. Bu mesleğin de insana yaptığı baskıların vebalini ne yazık ki meslek sahibinden çok yakınları çekiyor. Öğretmen olabilmek için gereken eğitim verilirken, kişinin ruh hali de titizlikle kontrol edilebilse diyorum. Bu meslek hasta, ezik, yaralı, yalnız ve gelişmemiş ruhlarda megalomaniyle başlayan uyumsuzluklar ve uygunsuzluklar yaratıyor.

Öğretmenlik mesleğini altın harflerle adına ekleyen öğretmenlerimle, tüm tanımadığım öğretmenlerin ellerinden öpüyorum ve bu talihsiz habere onlarla birlikte üzülüyorum.

Beni çileden çıkaran bu kadının belki de akli dengesi yerinde değil, zekâ eksikliği yaşıyor. Yaptıklarına ve ruh haline bir özür bulmaya çalıştım ama yok. Bu kadın hangi çevrede yetişmiş? Kim yetiştirmiş? Hayata tutunabilmek ve parazit yaşamamak için bir çabası da olmuş, yaşantısında pısırıklık veya tembellik de yok. Yok da…ne var? Nedir bu kadını canavarlaştıran? Bu kadın tehlikeli bir ruh hastasıysa, bakar mısınız, etrafımızdaki gizli tehlikeleri görüyor musunuz? Deliden korkmayın, o kendisini belli eder, tedaviyi kabullenir ama ruh hastası kesinlikle tedaviyi reddeder. Asla yardımcı olamazsınız. Hasta olduğuna inanmasını sağlamanız gerekir. Vay gelmiş bunların çocuklarına. Kuvvetli bir yapıya sahip olmayanlar yarı hasta ve asosyal olmaya mahkûm oluyorlar.

Bahtsız bebek. Hayattaki tek şansın ölüm olmuş. Hasta ve canavar bir anneyle yaşam, ölümden de beter olacaktı.

Sosi Cındoyan

Bir Yorum Yazın

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Ada Gazetesi Adalar ile ilgili bildirim almak ister misiniz? Hayır Evet