BİR SORUM VAR

Yayınlama: 26.09.2022
Düzenleme: 13.12.2022 15:11
A+
A-

Sosyal medyada olmazsa bile bazı haberleri vapur yolculuğu yaparken alabiliyorsunuz. Ben de geçen hafta Kınalı adanın arka tarafında sabaha karşı iki akülü aracın çarpıştığı, üç kişinin yaralandığı, bunlardan bir kişinin yoğun bakımda olduğu haberini aldım. İki akülü araç karanlıkta çarpışıp uçurumdan aşağı uçmuşlar. Benzer bir kaza geçen yıl da olmuş ve iki kişiden biri ağır yaralanmıştı. Acaba kaza yine aynı yerde mi oldu? Detaylarla hiç ilgilenmedim. Sonuçta, benim için insan sağlığına zarar gelmemiş olması her şeyden daha önemli oldu.

Ada yollarını istilâ eden, gerekli olduğu kadar da gereksiz olan bu araçlar için çokça yazı yazıldı. Anlama kapasitesi olan çözüm üretmek istedi. Plaka alan, plaka almayan, kendisini haklı çıkarmak isteyen, haksız olup da işi inada bindirmek, münakaşaya götürmek isteyenler oldu. Prens Adalarında akülü araç kullanımının Emniyet Müdürlüğüne bağlı olduğu iyice halka anlatılana kadar zaten araçlar hem toplandı, hem de kullanıcılar tarafından saklandı. Gerginlik yavaş yavaş atlatılınca araçlar teker teker yollara döküldü ve bilinçsizce, saygısızca, yürüyecek yol bırakmadan insanları rahatsız ederek, tehlike yaratarak, yaralamalar ve maddi zararlar vererek umursamadan araç kullanımına devam edildi.

Akülü araçların kullanımının bir prosedüre bağlanması iyi oldu dedik çünkü bu araçlar Prens Adalarına girdikten sonra yaşlılar, engelliler, ada esnafı, Manastıra yakın oturanlar, tekrar kulanım hakkı aradılar. Disiplin medeniyettir, kültürdür. Buna uyum sağlayamayanlar yine düzeni bozdular,  yine sürücü belgesi olmayanlar, yine on yaşındaki çocuklar araç kullanıyor, yine minicik çocuğu ile genç anneler araç üstünde vapur karşılıyorlar.

Bu arada İETT araçları adalılara hizmette bir duraklama yaşattı. Dediler ki araçların akülerinin değiştirilmesi lâzım fakat üretici firma yenilerini çok pahalıya satıyormuş. Gün geçmiyor ki pahalılıktan bahsedilmesin. Mecburi harcamaları yapabilmek için insanlar birçok zevklerinden vazgeçtiler. Elbette akü alımı için de bütçeden bir ödeme yapılır diye düşünürken Büyük adada kaza oldu. Biz aküleri beklerken Çin malı mı yoksa yerli malı akü mü kullanılması için denemeler yapılıyor dediler. IETT araçları dinlenmeye çekilirken adalı şoför arkadaşlar, yardım amaçlı olacak “Boş taxi, boş taxi” diyerek seslenmeye başladılar.

 IETT araçları kullanılmaya başlandıktan bu yana, olsun yazlıkçısı olduğum Kınalı adada, Heybeli ada ve Büyük adada, sürücü arkadaşlardan hiç şikâyet edecek konu bulamadım bilakis nezaket ve yardımseverliklerine hayranım. Kınalı adada araç sürmek artık çok zor oldu. İnsanlar yolun ortasında ısrarla durup korna sesini bile duymuyorlar. Çocuklar araçlara vurup kaçıyor,  annelerin yanından yola fırlıyorlar. Tüm bunlar adaların yolları bunca araç ve bisikletlerin, mobiletlerin kullanımına elverişli olmamasından kaynaklanıyor.

 Patiler sosyal canlardır, üçer beşer geziyorlar, hep birlikte yan yana asfaltın üstünde uyuyorlar. Kediler ürkek hayvanlardır, ses duyunca hemen kaçıyorlar da köpekler hep derin uykudalar ve inanın aralarından geçmek direksiyon yeteneği istiyor.

Zabıta memurları araç düzensizliğine karışamıyor. Kontrol sağlayacak ve gerekirse ceza kesecek olan merci Trafik Polisi olunca, pandemi döneminden önce katıldığım toplantıları anımsıyor ve tek bir soru soruyorum.

Prens Adaları Sit alanı değil miydi?

Sosi Cındoyan

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.