Büyükada Rum Yetimhanesi İçin Tarihi İmza: Avrupa’nın En Büyük Ahşap Yapısı Kurtarılıyor!

İstanbul’un kültürel hafızasının en önemli simgelerinden olan ve yıllardır çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Büyükada Rum Yetimhanesi, kapsamlı bir restorasyon projesiyle yeniden hayata dönüyor.

Büyükada Rum Yetimhanesi İçin Tarihi İmza: Avrupa’nın En Büyük Ahşap Yapısı Kurtarılıyor!
Yayınlama: 16.06.2026
A+
A-

İstanbul’un kültürel hafızasının en önemli simgelerinden olan ve yıllardır çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Büyükada Rum Yetimhanesi, kapsamlı bir restorasyon projesiyle yeniden hayata dönüyor. Avrupa’nın en büyük ahşap yapısı olma özelliğini taşıyan tarihi binanın restorasyonu için Fener Rum Patrikhanesi, Bilgili Holding ve ĒNSOFI Holding arasında bir protokole imza atıldı.


İSTANBUL – 1964 yılından bu yana kaderine terk edilen ve yıkılma tehlikesiyle yüz yüze olan tarihi Büyükada Rum Yetimhanesi (Prinkipo Palas) için kurtuluş çanları çalıyor. Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ikinci en büyük ahşap yapısı olarak kabul edilen ihtişamlı bina; mülkiyet sahibi İstanbul Rum Patrikhanesi, Bilgili Holding ve Yunanistan merkezli sürdürülebilir turizm ve gayrimenkul şirketi ĒNSOFI Holding iş birliğiyle restore edilecek.


İmzalar Patrikhanede Atıldı


Dev restorasyon projesinin resmi başlangıcı, İstanbul Rum Patrikhanesi’nde düzenlenen üst düzey bir törenle yapıldı. Tarihi imza törenine; Fener Rum Patriği Bartholomeos, Avustralya Başepiskoposu Makarios Griniezakis, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.
Projenin uluslararası paydaşı ĒNSOFI S.A.’yı temsilen Yönetici Mimar ve aynı zamanda UNESCO İyi Niyet Elçisi olan Costantza Sbokou-Constantakopoulou’nun da yer aldığı törende, Büyükada Yetimhane Binası Restorasyon Kurulu Koordinatörü Laki Vingas da hazır bulundu. Atılan imzaların ardından, binanın aslına uygun şekilde onarılması ve yeniden işlevlendirilerek kullanıma açılması hedefleniyor.


Otel Olarak Yapıldı, Binlerce Çocuğa Yuva Oldu


Dünyaca ünlü Levanten mimar Alexandre Vallaury tarafından tasarlanan bu eşsiz yapı, 1898 yılında dönemin ihtişamını yansıtan “Prinkipo Palas” adıyla bir lüks otel olarak inşa edildi. Ancak yapı otel olarak hiç kullanılamadı.


1903 yılında hayırsever Eleni Zarifi tarafından satın alınan devasa bina, İstanbul Rum Patrikhanesi’ne bağışlandı ve bu tarihten itibaren uzun yıllar boyunca Rum yetimlerine yuva oldu. Binlerce çocuğa barınma imkânı sağlayan yetimhane, 1964 yılında yaşanan siyasi gerilimler ve güvenlik gerekçeleriyle tamamen boşaltıldı. O tarihten bu yana doğa koşullarına ve zamana yenik düşen yapı büyük ölçüde yıprandı.


Kültürel Miras Güvence Altına Alınıyor


Büyüklüğü, konumu ve mimari estetiğiyle görenleri büyüleyen 5 katlı ve tam 206 odalı yapı, taşıdığı yüksek çökme riski nedeniyle 2018 yılında Europa Nostra tarafından “Avrupa’nın Tehlike Altındaki 12 Kültürel Mirası” listesine alınmıştı.


Bugün hayata geçirilen bu güçlü iş birliğiyle birlikte; yalnızca İstanbul’un silüetine değer katan bir yapının değil, aynı zamanda dünya kültür mirasının son derece önemli bir parçasının daha yok olmaktan kurtarılarak gelecek nesillere aktarılması sağlanacak.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Yorum yapın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.