Fırat Durak “İsim Ver, Gölge Düşürme”: Adalar’da ‘Dernek Başkanı’ İddiası Tartışma Yarattı

Adalar’da akülü araç tartışması bu kez, Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak’ın meclis kürsüsünden dile getirdiği ağır ithamlarla yeni bir boyut kazandı.

Fırat Durak “İsim Ver, Gölge Düşürme”: Adalar’da ‘Dernek Başkanı’ İddiası Tartışma Yarattı
Yayınlama: 11.04.2026
A+
A-

Adalar’da akülü araç tartışması bu kez, Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak’ın meclis kürsüsünden dile getirdiği ağır ithamlarla yeni bir boyut kazandı. Durak’ın, akülü araçlar üzerinden kurulduğunu öne sürdüğü “rant ağı” içinde “bir dernek başkanı” olduğunu söylemesi, ilçedeki sivil toplum temsilcilerini de zan altında bırakan yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Büyükada Anadolu Kulübü’nde gerçekleştirilen Adalar Belediye Meclisi toplantısında konuşan Durak, bazı trafik polisleri, ilçe tarım müdürü, bir bisikletçi esnafı ve bir dernek başkanını işaret ederek, adada akülü araçlar üzerinden bir çıkar düzeni kurulduğunu ileri sürdü. Ancak bu kadar ağır bir suçlamaya rağmen herhangi bir isim vermemesi, kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

Çünkü Adalar gibi sivil toplum yapısının güçlü olduğu, çok sayıda dernek ve platformun faaliyet yürüttüğü bir ilçede, “bir dernek başkanı” ifadesi rastgele söylenmiş sıradan bir cümle değildir. Bu ifade, adı açıklanmayan tek bir kişiyi değil, ilçedeki bütün dernek başkanlarını şaibe altında bırakan geniş bir gölge üretir. Ortada isim yoksa, belge yoksa, açık bir başvuru yoksa; geriye yalnızca itham, imâ ve toplu zan kalır.

Bir belediye başkan yardımcısının kürsüden yaptığı açıklama, kahvehane sohbeti ya da kulis bilgisi olarak görülemez. Hele ki söz konusu iddialar; kamu görevlilerini, kolluk kuvvetlerini ve sivil toplum temsilcilerini aynı cümle içinde “rant” suçlamasıyla anıyorsa, artık mesele siyasi polemik sınırını aşar. Bu noktada kamuoyu, haklı olarak şu soruyu sormaktadır: Madem ortada bu kadar ciddi bir iddia var, isimler neden açıklanmıyor?

Durak’ın anlattığı tablo doğruysa yapılması gereken bellidir: İlgili kişinin kim olduğunu açıkça söylemek, elindeki bilgi ve belgeleri savcılığa, kaymakamlığa ya da ilgili idari makamlara sunmak. Eğer bu yapılmıyorsa, o zaman kamuoyuna kapalı isimlerle açık suçlamalar yöneltmek; hukuk önünde değil, algı alanında sonuç üretmeye dönük bir yöntem olarak değerlendirilir.

Üstelik “Adada 50 tane aracımız var”, “Bizim iznimiz olmadan adaya araç sokamazlar”, “Günlük 3 bin TL’den bizden araç kiralayın” şeklinde aktarılan sözler son derece ağırdır. Bu ifadeler gerçekten bir kişi ya da grup tarafından kullanıldıysa, bunun muhataplarının açık biçimde ortaya konulması gerekir. Aksi halde, ilçede faaliyet gösteren tüm dernekler ve başkanları töhmet altında bırakılmış olur.

Adalar kamuoyu şimdi netlik bekliyor. Fırat Durak ya bu sözlerle işaret ettiği dernek başkanının kim olduğunu açıklamalı, ya da kullandığı muğlak dil nedeniyle zan altında bıraktığı sivil toplum temsilcilerinden kamuoyu önünde özür dilemelidir. Çünkü kamu adına konuşan makam sahiplerinin sorumluluğu, yalnızca konuşmak değil; konuştuğunun arkasını somut biçimde doldurmaktır.

Aksi halde ortaya çıkan tablo şudur: İsim verilmiyor, delil paylaşılmıyor, resmi işlem duyurulmuyor; ama bir ilçenin bütün dernek başkanlarının üzerine kuşku bırakılıyor. Bu da ne şeffaflığa sığar ne de kamu ciddiyetine.

Sessizlik Suça Ortak Olmaktır

Fırat Durak, ortaya attığı bu vahim iddiaların altını doldurmalı ve namuslu dernek yöneticilerini töhmet altında bırakmaktan derhal vazgeçmelidir. Adalar halkı, Fırat Durak’tan dedikodu siyaseti değil; şeffaflık, cesaret ve kanıta dayalı hesap sorulabilirlik bekliyor. Bütün derneklerin onurunu zedeleyen bu “gizemli” ismin derhal açıklanması, artık sadece bir beklenti değil, kamuya karşı yerine getirilmesi gereken bir zorunluluktur. Aksi takdirde, isim verilmeden yapılan bu açıklamalar sivil toplumu karalama kampanyası olarak tarihe geçecektir.

Fırat Durak, O Dernek Başkanı Kim?
Şimdi Adalar kamuoyu ve ilçedeki sivil toplum kuruluşları adına Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak’a soruyoruz:

“Adada tek güç biziz” diyerek yasa dışı rant çarkını yönettiğini iddia ettiğiniz o dernek başkanı kimdir?

Bu kişi hangi derneğin kurumsal kimliğini kendi yasa dışı ticari faaliyetlerine alet etmektedir?

Elinizde bu ranta dair (“Günlük 3.000 TL” gibi) bu kadar net rakamlar ve bilgiler varken, yetkili bir kamu görevlisi olarak bu kişileri neden açıkça ifşa etmiyor ve isimlerini gizliyorsunuz?

Bu iddialarınızı yetkili adli mercilere taşıyarak suç duyurusunda bulundunuz mu?


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Yorum yapın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.