Heybeliada Rus Esirler Anıtı

Heybeliada Rus Esirler Anıtı
Yayınlama: 05.03.2026
A+
A-

Heybeliada’nın sessiz köşelerinden birinde, çam ağaçlarının gölgesinde yükselen bir anıt, neredeyse iki yüzyıl öncesine uzanan hüzünlü bir hikayeyi saklıyor: Rus Esirler Anıtı.1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında (Türk-Rus Savaşı olarak da bilinen 93 Harbi’nin bir önceki dönemi), Rus ordusundan çok sayıda asker esir alınmıştı. Bu esirlerden bir kısmı, İstanbul’un huzurlu Prens Adaları’ndan Heybeliada’ya nakledildi. Ancak savaşın zorlu koşulları, hastalıklar ve esaret şartları nedeniyle burada hayatlarını kaybeden yaklaşık 300 Rus askeri, adanın toprağına emanet edildi.Savaştan sonra, Rus İmparatorluğu tarafından bu askerlerin anısına dikilen anıt, bugün hâlâ Heybeliada’da ayakta duruyor.

Demir parmaklıklarla çevrili küçük bir alanda yer alan yapıda, beyaz mermerden bir melek heykeli yükseliyor. Melek, elinde Çarlık döneminin simgelerinden birini taşıyor. Kaidesinde Latin harfleriyle “1828-1829” yılları işlenmiş.Anıtın iki yüzünde çok dilli yazıtlar bulunuyor:Rumca yazıtta şunlar okunuyor:“1828-1829


Bin üç yüz aziz Rus askeri Türklere esir düştük ve bu topraklara gömüldük. Büyük İmparator, askerlerinin yaptığı büyük hizmet ve kahramanlıkları anısına bu anıtı dikmiştir. Kızgın savaş ilanı Aris (Mars) onların genç vücutlarını yok etti. Hürriyet ve iyilik için kendini feda edenler en yüksek aşamaya ulaşmışlardır.

Tunca, Arda (Barnate), Dristia ve Edirne onların kahramanlıklarını dile getiriyor.”Rusça yazıtta ise İncil’den alıntıyla duygusal bir veda var:“Burada esir iken 1828-1829 yıllarında ölen Rus askerleri yatmaktadır. Bir insanın dostları uğruna canını vermesinden daha yüce bir şey yoktur. İncil Yuhana 15-13”Anıt, zamanla Deniz Kuvvetleri Makine Sınıf Okulları’nın (bugünkü Deniz Harp Okulu veya ilgili tesislerin) bahçesinde kalmış olsa da, adanın tarihi dokusunun önemli bir parçası olarak erişilebilir konumda bulunuyor.

Çam ormanları arasında, sakin bir yolda yürüyerek ulaşılabiliyor.Bu anıt, sadece bir savaşın acısını değil; düşman cephelerde bile insanlık, fedakârlık ve anma duygusunun sınır tanımadığını da hatırlatıyor.

Heybeliada’yı ziyaret edenler için, Aşıklar Yolu veya Değirmenburnu civarındaki bu köşeyi görmek, adanın katmanlı tarihine tanıklık etmek anlamına geliyor.Fotoğrafta gördüğünüz gibi, melek heykeli ve çevresindeki huzurlu doğa, adeta zamanın durduğu bir anı yansıtıyor. Savaşın gürültüsü yerine, bugün sadece rüzgârın çam dallarındaki hışırtısı ve tarih kokan sessizlik var.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.