Büyükada Gülüstan Caddesi’nde herkesin gözü önünde duran bir yer var. Dün Fayton Cafe diye bilinen, bugün ise “Nissi” adıyla faaliyet gösteren alan.
Büyükada Gülüstan Caddesi’nde herkesin gözü önünde duran bir yer var. Dün Fayton Cafe diye bilinen, bugün ise “Nissi” adıyla faaliyet gösteren alan. Asıl soru ise tabelada ne yazdığı değil; o alanın gerçekte ne olduğu.
Çünkü ortada dikkat çekici bir not var: Parselasyon haritasında “Nissi 27×7 yeri açık alan” yazıyor.
“Açık alan” denilen yerde bugün ne var? Masa var, servis var, işletme var, ticari kullanım var.
O halde soralım:
Kadastroda açık alan görünen bir yer, fiilen restorana nasıl dönüşüyor?
Burada mesele sadece bir işletme meselesi değil. Burada mesele, kamusal yetki ile özel menfaat arasındaki çizginin bulanıklaşıp bulanıklaşmadığıdır. İddiaya göre söz konusu alan, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’a ait olan ve daha önce Fayton Cafe olarak bilinen yerin isim değişikliğiyle “Nissi” olarak kiraya verilmiş hali. Eğer bu doğruysa, ortada çok daha ağır bir tablo vardır: Belediye başkanlığı makamı ile mülkiyet, kullanım ve ruhsat ilişkileri aynı dosyada buluşmuş demektir.
Dahası var. Haritada yalnızca bir kez değil, başka bir notta da “Nissi” ibaresi okunuyor. Yani bu, rastgele düşülmüş bir ifade gibi de görünmüyor. “27×7” notu alanın ölçüsünü işaret ederken, “yeri açık alan” ifadesi kullanım niteliğine dair doğrudan bir tarif sunuyor.
Şimdi kamu adına sorulması gereken sorular çok nettir:
Bu alanın resmi niteliği gerçekten “açık alan” mı?
Öyleyse burada restoran faaliyeti hangi hukuki zemine dayanıyor?
İşgal izni var mı? Ruhsat var mı? İmar uygunluğu var mı?
Yoksa Büyükada’da bazı yerler vatandaş için başka, güç sahipleri için başka mı değerlendiriliyor?
Asıl vahim olan da budur. Türkiye’de sorun çoğu zaman kaçak yapıdan önce, kaçak alışkanlığın normalleşmesidir. Önce bir masa çıkar, sonra bir tente gelir, ardından yapı kalıcılaşır. Sonunda herkes alışır. Sonra biri çıkıp sorunca da rahatsız olan gerçeğin kendisi değil, gerçeğin konuşulması olur.
Bu olay artık kişisel değil, kamusaldır. Çünkü adı geçen kişi sıradan biri değil, ilçenin belediye başkanıdır. Bu nedenle en küçük şüphe bile açıklıkla giderilmek zorundadır. Suskunluk burada cevap değil, şüpheyi büyüten bir tercihtir.
Adalar Belediyesi derhal açıklama yapmalıdır. Tapu ve Kadastro kayıtları kamuoyuna açık biçimde ortaya konmalıdır. Ruhsat durumu, kiralama ilişkisi, işgal izni ve imar dayanağı tek tek açıklanmalıdır. Aksi halde ortada şu soru kalır:
Kadastroda boş görünen alana restoran yapılmışsa, buna kim göz yumdu?
Ve daha önemlisi:
Bu düzen kimin için işliyor?
Subscribe to get the latest posts sent to your email.