Adalar ilçesinin tamamı bilindiği üzere Doğal Sit Alanı ve Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKA) statüsünde bulunuyor.
Adalar ilçesinin tamamı bilindiği üzere Doğal Sit Alanı ve Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKA) statüsünde bulunuyor. Yasalar gereği, bu bölgelerde değil kalıcı, geçici olarak dahi çöp veya inşaat atığı biriktirilmesi kesinlikle yasak. Ancak Turyolu üzerindeki görüntüler, bu yasağın kağıt üzerinde kaldığını kanıtlıyor. Yetkililerin “Buraya döküyoruz, sonra topluyoruz” şeklindeki savunması, atıkların haftalarca yol kenarında beklemesi ve denize kadar taşmasıyla inandırıcılığını yitiriyor. Görüntülerde yer alan devasa yataklar, eski mobilyalar ve plastik atıklar, koruma altındaki bu bölgenin nasıl bir “transit istasyonuna” dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor.
Görüntülerde sadece inşaat molozu değil; evsel atıklar ve kurumuş bitki örtüsüyle karışmış bir kirlilik yumağı dikkat çekiyor. Güneşin altında bekleyen bu atıklar, hem çevreye yaydığı kötü koku hem de barındırdığı bakteriler nedeniyle ciddi bir halk sağlığı riski oluşturuyor. Spor yapmak için yola çıkan vatandaşlar, temiz hava yerine toz ve çöp kokusuyla karşılaşıyor. Yol kenarında bekleyen arızalı araçlar ve gelişi güzel bırakılmış konteynerler ise adanın estetik dokusuna ağır bir darbe vuruyor. Turizm sezonunun başında Kınalıada’ya yakışmayan bu tablo, adeta bir “çöp adası” imajı çiziyor.
Siyasetin mazeret üretme değil, çözüm bulma makamı olduğunu hatırlatan ada sakinleri, yetkililerin “alan eksikliği” bahanelerine tepkili. Bir bölgenin temiz tutulması için atıkların önce yol kenarına yığılması gerekmediğini vurgulayan vatandaşlar, modern belediyecilik anlayışının bu kirliliği çoktan tarihe gömmüş olması gerektiğini savunuyor. Kınalıada halkı, “Döküyoruz sonra topluyoruz” döngüsünün kırılmasını ve Turyolu’nun eski, temiz günlerine geri döndürülmesini istiyor.
Görüntüler ve bölge sakinlerinden gelen bilgiler ışığında durum tam olarak bu: “Lojistik kolaycılık” uğruna, o an boş görülen en uygun maliyetli ve en yakın nokta bir “çöp istasyonuna” dönüştürülmüş. Kınalıada’nın vitrini sayılabilecek, turistik açıdan en değerli güzergâhı olan Turyolu’nun seçilmesi, “planlama” yerine “mecburiyet ve boşluk” mantığının çalıştığını kanıtlıyor. Şehrin en işlek yürüyüş yolunun ortasına moloz dökmek, dünyanın hiçbir yerinde “planlı bir depolama” olarak kabul edilemez. Videolarda sadece belediye atıkları değil; eski koltuklar, yataklar ve evsel mobilyalar da görülüyor. Bu da gösteriyor ki, yetkililer orayı bir kez “boşluk” olarak değerlendirip atık dökmeye başlayınca, bölge kontrolsüz bir şekilde halkın da her türlü eski eşyasını bıraktığı bir “vahşi depolama” alanına dönüşmüş
Subscribe to get the latest posts sent to your email.